K

lasik müzik sahnesinde unutulmayacak izler bırakan ve kişisel tarihimize her geçen yıl değerli bir anlar İKSV’nin düzenlediği 45. İstanbul Müzik Festivali, zorluklarla geçen bir yılın ardından bizi yeniden müziğin ve disiplinler arası sanatın kucağına bırakıyor.

600’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’un 15 farklı mekanında ağırlayacak olan festival bu yıl “Sıradışı” temasıyla bizleri kucakladı. “Sıradışı” temasının altını dolduran programa bakınca festivalin müzikal değerinin yanı sıra disiplinlenler arası içeriklerin ve mekansal gelişenin ön plana çıktığını görmek mümkün. Üstelik yaşanılan zorlu günlerin içerisinde festival ekibinin büyük bir özveri ile yarattığı bu programın değeri, müzikseverler için elmas niteliğinde. 

sait

Mekan-İçerik Deneyimi

İstanbul Müzik Festivali, bu yıl konser içerikleriyle “konuşan” farklı mekân seçimleriyle de dikkat çekiyor. Festival bu yıl, 8 tanesi ilk defa kullanılacak 15 farklı mekâna yayılacak.

Festivalin artık klasikleşmiş mekânları Aya İrini Müzesi, Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, İş Sanat Konser Salonu, Süreyya Operası, Zorlu PSM Drama Sahnesi ve Avusturya Kültür Ofisi’ne bu yıl Aya Yorgi Rum Ortodoks Kilisesi, bomontiada, Galata Mevlihanesi Bahçesi, Kapalıçarşı, Küd Dıpo Surp Asdvadzadzin Ermeni Kilisesi, Panayia Rum Ortodoks Kilisesi, Sait Halim Paşa Yalısı ve Sakıp Sabancı Müzesi Fıstıklı Teras gibi yeni mekânlar eklenecek.

İstanbul gibi önemli ve farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir şehirde kah Yeniköy’de bir Rum Kilisesi’ndeki akustik, kah Kapalıçarşı’da sesler arası gösteri izlemenin keyfi kah 2010 yılında tekrar ibadete açılan Aya Yorgi Rum Ortodoks Kilisesi’nde bir akşamüstü kah 19. YY mimarisinin zarif örneklerinden biri olan Sait Halim Paşa Yalısı’nda bir gece kah 1760’ta inşa edilen ve halen faal durumda olan Kürd Dıpo Surp Asdvadzadzin Ermeni Kilisesi’nin atmosferinde bambaşka bir dinleyici deneyimi… Her biri “Sıradışı” olmayı sonuna kadar hak ediyor.

pdf06_kalhor

Festivale ilk kez ev sahipliği yapacak Kapalıçarşı “Sonsuz Aşk” başlıklı konserde, arp sanatçısı Şirin Pancaroğlu ile okuyucu ve besteci Bora Uymaz tarafından kurulan Şimdi Ensemble, eskiden yeniye ilahi örneklerine sahne olacak Projenin konuk sanatçısı Fransız Michel Godard orta çağdan bir dini müzik çalgısı olan serpent ve tuba ile topluluğa dahil olacak. Yanı sıra Osmanlı İmparatorluğu ve İran arasında yüzyıllar sürmüş kültür diyaloğuna bir övgü niteliğinde olan “Gülistan”, geleneksel makam ve usul özelliklerine bağlı kalarak bu mirasa çağdaş bir yorum getirecek. Kayhan Kalhor, Derya Türkan ve Sokratis Sinopoulos’un bestelerinden oluşan ve büyük bir süit formunda sunulurken eski fasıl geleneğine de vurgu yapan bu müzik, 2 Haziran akşamı ECA-Serel gösteri sponsorluğunda tarihi ve ruhani dokusuyla Galata Mevlevihanesi’nin bahçesinden semaya yükselecek.

Kısa kısa festival içeriğine değinmek gerekirse;

Açılış Konseri

45. İstanbul Müzik Festivali, 29 Mayıs akşamı Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek açılış töreni ve ardından sıradışı bir genç yeteneğin solist olarak yer alacağı açılış konseriyle başlayacak.  The Times’ın “Son on yıldır çıkmış en heyecan verici viyolonselcilerden biri” olarak nitelendirdiği Andrei Ioniță konserde Saint-Saëns 1.Viyolonsel Konçertosu’nu yorumlarken Festivalin Yerleşik Orkestrası Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Sascha Goetzel soliste eşlik edecekler.

bifo_final

Philip Glass Etkisi

İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak’ın da belirttiği gibi önceki yıllarda toplam 12 eserin festival ile sanat severlere kazandırılması sonrası bir büyük heyecan da Philip Glass’tan geliyor. Philip Glass’ın son eseri 11. Senfoni’nin Türkiye prömiyeri, 45. İstanbul Müzik Festivali’nde, Borusan Holding gösteri sponsorluğunda, 16 Haziran akşamı şef Sascha Goetzel yönetimindeki festivalin Yerleşik Orkestrası Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası tarafından Aya İrini Müzesi’nde seslendirilecek. Philip Glass’ın, İstanbul Müzik Festivali, Bruckner-Linz Orkestrası ve Queensland Senfoni Orkestrası tarafından verilen ortak siparişi üzerine bestelediği 11. Senfoni,dünya prömiyerini bestecinin 80. yaşını kutladığı 31 Ocak 2017 tarihinde Carnegie Hall’da yaptı. 11. Senfoni’nin ardından konserin ikinci yarısında bir başka Türkiye prömiyeri gerçekleştirilecek. Norveçli solist kardeşler, keman sanatçısı Mari Samuelsen ile çellist Hakon Samuelsen, şef Sasha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde, Türkiye’de ilk defa Philip Glass’ın Keman ve Viyolonsel İçin İkili Konçertosu’nu seslendirecek.

Disiplinlerarası Şölen

Renklerin Sesi: Kandinsky & Chagall” başlıklı konser, festival dinleyicilerini müziği görmeye ve resmi duymaya davet edecek. Çizgilerin harekete geçtiği, notaların renklere büründüğü düşsel konser, 31 Mayıs’ta İş Sanat Konser Salonu’nda TSKB sponsorluğunda gerçekleştirilecek. BBC Music dergisinin dünyanın en büyük 20 piyanisti arasında gösterdiği Mikhail Rudy, Kandinsky’nin 1928’de renk, ışık, geometrik şekil ve plastik malzemelerden oluşan bir kompozisyonla sahneye koyduğu Mussorgsky’nin Bir Sergiden Tablolar’ını yeni bir video uygulamasıyla tekrar hayata geçirecek. Konserin ikinci yarısında Rudy bu kez Renklerin Sesi projesiyle Garnier Operası’nın Chagall tarafından yapılmış tavan resmi eskizlerinden oluşan bir animasyon eşliğinde görsel ve işitsel bir şölen sunmaya devam edecek. 

haz05_genel

Vivaldi’nin Müziklerine Adanmış Bir Deneyim

Günümüzün en özgün ve başarılı müzik topluluklarından Soqquadro Italiano, Venedik’ten Roma’ya, Napoli’den Milano’ya uzanan görseller eşliğinde Vivaldi’nin müziklerine adanan yeni projeleri La Stravaganza, Bell Holding ve Organik Holding gösteri eş sponsorluğunda 5 Haziran akşamı Zorlu PSM Drama Sahnesi‘nde olacak. La Stravaganza, projesi tüm sahne öğelerini bir büyük orkestraymışçasına birlikte ele alarak müzik ve görüntü arasında yeni ilişkiler kuracak. Vokal repertuarının genişliği ile dikkat çeken Vincenzo Capezzuto‘nun solisti olduğu konserde Soqquadro Italiano’nun yanı sıra konuk topluluk Prato Şehri Oda Orkestrası da sahnede olacak.

Klasik ve Caz Bütünleşmesi

Mozart’tan Ellington’a” başlıklı konserde, müzikal sınırları keşfetme aşkıyla bir araya gelen genç virtüöz müzisyenlerden oluşan Geneva Camerata (GECA) ve şefi David Greilsammer, yenilikçi ve maceraperest piyanist Yaron Herman‘la güçlerini birleştirecek. Baroktan klasik döneme, çağdaş müzikten caza uzanan müzikleriyle, “Mozart’tan Ellington’a” 12 Haziran’da Aya İrini Müzesi’nde olacak.

Festivale olan gurur vesilemiz Fazıl Say geçtiğimiz günlerde aldığı prestijli Beethoven Ödülü’nü iki ayrı konserle taçlandıracak. 21. yüzyılın en önemli sanatçıları arasında gösterilen Fazıl Say, 15 Haziran akşamı Debussy’nin ve Ulvi Cemal Erkin’in prelüdleri, Chopin’in noktürnleri ile Ahmed Adnan Saygun‘un sonatini yorumlayacağı programla Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda festival takipçileriyle buluşacak.

Say, daha sonra 21 Haziran’da yine Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda Viyana Oda Orkestrası eşliğinde festivalin kapanışını yapacak.

Festivaldeki Ücretsiz Konserlerler

Bu yıl ilk kez festival mekânları arasına katılacak bomontiada’da 17 Haziran akşamı Burak Özdemir ile topluluğu Musica Sequenza, Barok müziğin günümüzün müzik formlarını ve tınılarını kucakladığı sıradışı projeleri Sampling Baroque: Exposing Handel ve Bach The Silent Cantata’yı Türkiye’de ilk kez seslendirecekler. “Yeni pop: Barok!” sloganı ile yola çıkarak klasik müziği çevreleyen duvarları kırmayı hedef almış Almanya merkezli topluluk, erken dönem müziğinden elektro-akustiğe uzanan performanslarıyla günümüzün önde gelen klasik müzik festivallerinin yanı sıra genç neslin nabzının attığı mekânların da düzenli konukları arasında.

Trio Immersio / Foto credit: Julia Wesely

Hafta Sonu Klasikleri serisi ise bu sene 4 Haziran’da Avusturya Kültür Ofisi’nde ve 10 Haziran’da bomontiada’da düzenlenecek. İstanbulluları cumartesi ve pazar sabahlarına aileleri ve dostlarıyla birlikte müzikle başlamaya davet eden bu ücretsiz konserler, rahat ortamları ile olduğu kadar hafif repertuvarlarıyla da her yaştan ve her türden müzikseverin beğenisini toplayacak.

Konserlerden önce birçok sanatçının konuşma yapacağı, ücretsiz etkinlikleri içeren, farklı mekanların içerisine yerleştirilen eklektik sanat icraları ile 45. İstanbul Müzik Festivali oldukça “Sıradışı” ve iddialı geliyor. Bize de düşen ruhen, bedenen iyi gelecek bu görsel işitsel festivalin tadını çıkarmak. Festival bu yıl 9 Mayıs – 21 Haziran tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak. Her biri tutkuyla icra edilecek performansları şimdiden takvimlere kaydetmekte fayda var.