Günün o kadar kıskandık ki paylaşasımız geldi haberi için doğru sayfadasınız.

Alternative rock yapan amerikalılar olmasaydınız ve daha da önemlisi lead singer’ınızın tipini görmemiş olsaydık vallahi ingiliz sanıcaktık [-bir kere adınız neden neighbourhood da neighborhood değil?!-] kontenjanındaki tek elemanlar olarak içeride kendi aralarında batak çeviren Californialı 5’lisi The Neighbourhood, yaz başından beri devam etmekte olan turnesinin çeşitli konserlerinde yanına Las Vegas 4’lüsü Imagine Dragons’u katık etmeye karar vermiş.

Nesini kıskanayım ayol onlar nereye ben oraya’lık imkanım var, sen bize tarihlerden haber ver diyorsanız buyrun o kutlu konser tarihleri:

Screen Shot 2013-07-24 at 21.53.35

Screen Shot 2013-07-24 at 21.54.00 Screen Shot 2013-07-24 at 21.54.09

[Voice note’ları göndermenizi rica edeceğim kontakt bilgilerim için de ayrıca iletişebiliriz.]

Nesini kıskanayım ayol kimden bahsettiğini bile anlamadım, ikisini topladım bir bildiğim sevdiğim grup etmedi benim gözümde diyenleri ise takip eden satırlarda mutlu bir yolculuk bekliyor:

2011’in Ağustos’unda kurulmuş olup asıl çokça hak edilmiş patlamasını 2013’e geldiğimizde kayıtsız kalmanın imkansız olduğu [ve esasen bir sene önce kaydedilip yayınlanmış olan-] Sweater Weather’la yapan The Neighbourhood, 2 EP’nin ardından gelen debut albüm I Love You’yu bugün 23 Nisan neşe doluyor alternative ruhlu insan diyerek 23 Nisan 2013’te yayınlamıştı.

Eleştirmenlerin albüme verdikleri tepkiler hayli yanar dönerli olsa da biz kendisini çok sevdik, sizin de sevmenizi isteriz; maksat güzellikleri paylaşarak çoğaltmak. Öyleyse buyrun sohbete;

Sweater Weather’ın ah siyahına beyazına bulaşan tek renk ben olayım temalı klibi için;

Female Robbery’nin “yani mesela ben fransızca küfredilse bile hoşlanıyorum yani anlıyo musun şarkı gibi dil ya ehueh”lı klibi için;

Imagine Dragons da daha debut’su soluklanamadan kendini patlayıverirken bulan bir diğer isim. Albümden önce 4, albümden sonra 3 EP yayınlayıp araya bir de live album sokuşturarak verdiği ‘bir albümden maksimum verim nasıl alınır’ dersiyle yetinmeden bunu bir de albümü daha senesi dolmadan 2. baskı re-release’ine vermek suretiyle cilalayan bir grup var ortada. Bunları da amerikalı alternative rock çocukları olarak bilmesek case study’ler üzerinden CEO’culuk oynayan küçük pazarlama dehaları zannedecektik.  [Üstelik Night Visions isimli bu albümün eleştirileri de çok öyle pasparlak değil, ama siz onlara bakmayın, bize bakın. Eleştirmenlerden bıdıbıdı yemeyin, surf tabii ki yiyn.]

Imagine Dragons’u dikkate değer yapan bir diğer ayrıntı da sayın rte kişisini haklı çıkarırcasına gezi direnişini aylar öncesinden haber alıp hükümete uyarıyı fişekleyen kişiler olma ihtimalleri.

İşte Halk TV’nin halka Edi Pakbayram gazlamaları arasında gözden kaçırmış olduğu ‘aaa cuk oturdu’ kodlu şarkıları Radioactive;

Bizler kimyasal değil ama ilaçlı sulardan acele değil ama çabuk çabuk şekilde kaçar iken RADIOACTIVE! RADIOACTIVE! diye alarmlanan, “it’s a revolution I suppose” desteğini gömen, davuluna, kick’lerine kurban Radioactive’i beğendiyseniz [beğendiniz, beğendiniiiiz..] kendilerinin ilk single’ı olmasından kelli “merhaba, ses veriyoruz? bakın güzel geliyoruz” diye kodladığımız It’s Time‘larıyla devam edebilirsiniz;

Yazıyı burada bitirirken artık sizin de hayatınıza 2 güzel grup girmiş olmasının keyfini ve bu ikilinin canlı birlikteliğinden onbinlerce kilometre uzakta kalmanın acısını aynı anda yaşıyor olduğunuzu düşünerek sadist kırılmalar yaşıyor ve huzurlarınızdan ayrılıyorum. Live video’lardan mash up yaparak odamın konforunda ikili konser keyfi yaşayacağım.