Q

uentin Tarantino‘nun sekizinci filmi olması sebebiyle “The Hateful Eight” adını verdiği filmi, Türkiye’de 8 Ocak’ta beyaz perde yerini aldı. Filmin müzikleri başarılı besteci Ennio Morricone tarafından yapıldı. Ayrıca “The Hateful Eight”, Tarantino’nun orijinal soundtrack albüme sahip olan ilk filmi oldu.

Geçmiş filmlerinde var olan albümlerden şarkılar seçerek film müziklerini hazırlayan Quentin Tarantino, son filminde farklı bir yol izledi. İtalyan besteci Ennio Morricone, The Hateful Eight için orijinal soundtrack albümü besteledi. Tarantino’nun The Hateful Eight için çalıştığı ismin Ennio Morricone olması ise filmin müzikleri için heyecan yaratırken bir o kadar da şaşırttı.

Tarantino, Ennio Morricone’nun bestelerini geçmiş filmlerinde de kullanmıştı. Hatta Morricone, Django Unchained için bir şarkı da bestelemişti. Fakat sonrasında bir daha asla Tarantino ile çalışmayacağını söylemişti. [1] Tahminlerime göre Morricone kahveyi sütlü, Tarantino ise sade seviyor ve gerginliğin çıkış noktası sütlü – sade ayrımından kaynaklandı. Filminin ruhunu taşımayan kimseye güvenemeyeceğini söyleyen Tarantino ise Morricone’yu ikna etmeyi başararak, bugüne dek en sevdiği besteci ile anlaşmış oldu. [2]

Filmin gerilimini seyirciye tüm duygusuyla veren Morricone’nun haricinde The White Stripes’tan “Apple Blossom”, David Hess’ten “Now You’re All Alone” ve Roy Orbison’dan “There Won’t Be Many Coming Home” filmde yer alıyor. Filmin sürprizi ise Jennifer Jason Leigh, namıdiğer Daisy Domergue, tarafından seslendiren “Jim Jones at Botany Bay” adlı Avustralya halk şarkısı. Bu şarkıyla ilgili şaşırtıcı bir detay da var. Daha önce hiç gitar çalmayan Liegh, film için gitar dersleri almış ve bunun üstüne Tarantino kendisine antika bir gitar hediye etmiş. Yüce gönüllü Tarantino dediğinizi duyar gibiyim.

Benim favorim ise Daisy ile Binbaşı’nın şiddet dolu tanışmasından sonra karda tüm sakinliğiyle yol alan at arabasına eşlik eden The White Stripes şarkısı “Apple Blossom”. Dinlemek için;

Tarantino, geçmiş filmlerine selam göndermeyi de ihmal etmeyerek “Red Apple” tütününü ustaca sahnelere yerleştirmiş. Bana kalırsa “Red Apple” tütününden vazgeçemeyen Tarantino’yu ilk sırada hep Pulp Fiction ile anacağız ancak The Hateful Eight de yönetmenin filmografisinde üst sıralarda değerlendirilmeye aday.

Filmin senaryosunun internete düşmesinden sonra filmi çekmek istemeyen Tarantino’nun, Samuel Jackson tarafından ikna edilmesi ise biz Tarantino severler için bir dönüm noktası. Tarantino’nun emeğinin her sahnede hissedildiği film, Morricone’nun müzikleriyle bütünleşerek kesinlikle izlenmesi gereken filmler arasına girmeyi başarıyor.

Albümün tamamı sizi şöyle alalım;

Kaynakça:

  1. http://www.hollywoodreporter.com/news/italian-composer-morricone-slams-tarantino-428954
  2. http://www.wired.com/2015/12/ennio-morricone-hateful-eight-soundtrack/