D

erin bir nefes alıp çimlere yalın ayakla basmak nasıl hiç sahip olmadığın topraklara aidiyet hissi uyandırıyorsa, üç arkadaşın iç içe geçmiş hayalleriyle ortaya çıkan müziğini dinlemek de aynı izleri bırakıyor kalbinizde. Farfara, doğup büyümüş ama hep çocuk kalmayı başarmış sayılı gruplardan.

Yol uzun, kim bilir hikayeleri belki daha da uzun. Farfara’nın aynı halının üstüne basarak müzik yaptıklarını kimse inkar edemez. Ankara’da aynı mahallenin havasını soluyan üç çocukluk arkadaşıyla (Etkin Çetin, Tolga Böyük ve Eralp Güven) başlayan çizgiler önce “Come Along” EP’si, ardından sonbaharda düşen “Garden” albümüyle kağıda karalandı. Ruhlarını serbest bıraktıkları bahçede şekillenen müzikleri shoegaze ve ambient rock ile kaynaşıp ruhani gitar efektleriyle derin bir nefes alıyor. Synth, davul ve bass’lar ile insana bürünen Farfara, tamamiyle içgüdüsel bir dışavurum.

Ankara, İstanbul ve Berlin olmak üzere tıpkı üç insan gibi üç şehre de ayrılan grup, 7 şarkılık karalamaları için 23 Nisan’da (bu akşam) yerli sahnemizin pek çok ‘kıymetlisine’ sahnesini açan Salon İKSV’ye konuk oluyor. Grubun yakın zamanda bizlere armağan ettiği bir video klibi de var. Yönetmen Engin Erden’in Farfara’nın samanyolunda yüzülen notalarına tutunarak ulaştığı topraklardan çıkan klip, filtresiz duyguların en sade yansımalarını avucuna alıyor.

Durmak dinlemek lazım. Nerede olduğunu ve kimden geldiğini düşünmeden.