T

he Ginning ve The Finishing parçaları ile son birkaç yıldır ülkenin favorilerinden biri haline gelen Belçikalı jazz-house grubu Stavroz ile sohbet ettik. Önümüzdeki çalışmalarından, günlük hayatlarından ve “Size Tarlabaşı’ndan ev tutalım” lafına kadar birçok konuyu masaya taşıdık.

Dürüst olun, bizi muhteşem müziğiniz ile hipnotize mi etmeye çalışıyorsunuz?

Evet! Amacımıza da ulaşıyoruz gibi geliyor…

Bazı hayranlarınız Türkiye’ye çok sık uğradığınız için Stavroz’a İstanbul’dan ev tutalım diyor. 4+1 mi olsun?

Bu muhteşem bir plan! İstanbul’un birçok yönden zengin olması, kültürleri harmanlaması bizi çok etkiliyor. Bir eksiği varsa o da dört tane Gentli oğlandır!

Konser sonrası ideal içkiniz nedir?

Vodka’nın yanında hiç üzgün biri gördün mü?

The Ginning belki de başyapıtınız, fakat çalmaktan sıkıldığınız oluyor mu?

The Ginning’i çok çaldık lakin dinleyenlerin sevgisi parçaya her gün yeni bir şeyler katıyor. Bu da çalma isteğimizi gün geçtikçe arttırıyor.

Sürekli turnede olmak için kendinizi nasıl motive ediyorsunuz?

Çok yakın arkadaş olduğumuz için birbirimizi eğlendirmek pek zor olmuyor, hatta birbirimizi çıldırtıyoruz. Sıkıcı anlara yer bırakmıyoruz.

Boş zamanlarınızda FIFA oynamayı sevdiğinizi biliyorum, fakat FIFA dışında nasıl vakit eritiyorsunuz?

Koltuk sporu olan FIFA haricinde birkaçımız “gerçek” spor da yapıyor, hani insanı sağlıklı yapan türlerden. En ufak bir güneş ışığı olduğu günlerde bahçede mangal yapıp arkadaşlarımızla vakit geçirmek de vazgeçilmezlerimizdendir.

Yaz süresince yeni bir çalışma yayınlamayı planlıyor musunuz?

Berlin’li label “Laut&Luise” altında yeni bir EP çalışmamız var. Tahminimce Haziran başında ortaya atarız. Bu EP’den parçaları canlı setlerimizde çalmaya başladık bile. Ayrıca bir kısa filmin soundtrack’ini hazırlıyoruz. O da bu yaz çıkacak gibi gözüküyor.

Etnik tınıları house müzik ile harmanlamakla meşhursunuz. Peki en çok hangi kültürler sizi etki altına alıyor?

Batı Avrupa’da yaşadığımız için oranın kültürü çalışmalarımızda her zaman kendini belli etmeye devam edecektir. Sonuçta minimal/techno tınılarımızı büyüdüğümüz yere borçluyuz. Günlük hayatımızda en çok etkilendiğimiz kültür ise Arap kültürü. Orta Doğu’ya olan muhteşem ziyaretlerimiz üzerimizdeki etkiyi her zaman koruyor. Tabii, bu yeni kültür akımlarına karşı olduğumuzu söylemez. Yüreğimize dokunan her şeye açığız, nereden geldiği hiç önemli değil.

Kariyerinizde aldığınız en zor karar neydi?

Hemen başarıya koşmak yerine, sevdiklerini de yanını alarak basamakları tek tek, sindire sindire geçmek.

Son olarak, sahnede yaptığınız en saçma şey neydi?

Sahneden düşüp, kendimi incitmek…

TEK KELİME:

Gent – Yol çalışmaları.

İzmir – Renkli.

Yaz – Açık hava.

Caz – Zor.

Başarı – Mazlum