İlk önce bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Smitech Wesson kimdir?

Ben 24 yaşındayım. 2009’dan beri elektronik müzik dinliyorum ve 2010’dan beri de müzik yapmaya başladım. Popülerlik kaygısı taşımadan sevdiğim ve inandığım müziği yapmaya çalışıyorum.

Elektronik müziğe ilginiz nasıl üretime döndü? Bize bu süreç hakkında bilgi verir misiniz?

Bu süreç biraz farklı gelişti. 2009 yılında tesadüfen gittiğim bir yerde dinlediğim ve etkilendiğim elektronik müziği araştırmaya karar verdim ve gitgide merakım arttı. Sonradan benim de kesinlikle müzik yapmam gerek dedim. 2010 yılında bir yıllık dinleyicilikten sonra kendi müziği üretmeye başladım.

Elektronik müzik oldukça dallanan bir yapıya sahip. Siz kendi müziğiniz için hangi sıfatları kullanmak istersiniz?

Evet dediğiniz gibi çok fazla dallara ayrılabiliyor elektronik müzik. Pek isimlendiremiyorum soundumu; biraz rave, biraz techno, biraz hypnotic, biraz electro ama genel olarak electro house diyebiliriz.

Bildiğimiz kadarıyla 25 Şubat’ta Fransız Plak Şirketi Boxon Records’dan EP’niz yayınlacak. Öncelikli olarak Boxon Records hakkında ne söylemek istersiniz. Beraber çalışmaya nasıl başladınız?

Evet EP 25 Şubat’ta çıkacak. Boxon Records ile tanışmam 2011 yılında Tom Deluxx’un Run albümünden sonra oldu. Bu albüm çok ilgimi çekmişti. Daha sonra Boxon Records Türkiye’de bir gece düzenledi. O gecede gördüğüm müzisyenler ve atmosfer beni çok etkiledi. Sonrasında Boxon Records’a  mail attım ve eski albümlerimi dinlettim. Onlarda albümlerimi çok beğendiklerini ve benimle çalışmak istediklerini söylediler. Ben de ‘Zöhre’ yi yaptım (çıkacak olan EP’nin ismi).

Albümü istanbul da mı kaydettiniz? Boxon Records’un size bir katkısı oldu mu?

Şöyle ki EP 7 parçadan oluşuyor, 2 original, 5 remixes var içinde. Ben önce ‘Zöhre’ parçasını İstanbul’da stüdyomda yaptım. Daha sonra bu parçayı onlara yolladım. Tüm soundları içeren (techno,electro, house rave) bir albüm nasıl yaparız diye konuştuk. Sonra kendi dallarında başarılı 5 remixer ile görüştük. Onlar remixlerine başladıklarında ben de stüdyomda Rebellious’a başladım. Hepsi hazır olunca da masteringler Boxon Records tarafindan yaptırıldı.

Çıkacak olan EP’niz ‘Zöhre’ hakkında ne söylemek istersiniz. Nasıl bir albüm bekliyor dinleyicileri?

Öncelikle Zöhre, annemin ismi. ‘Zöhre’ albümünün en önemli özelliği, farklı genrelere ait soundların bir arada bulunması. Vegamoore Remix’i techno, The Reflex grubuyla da bilinen Dalcan Remix’i house, Hantise Remix’i hard electro, Geometry prograssive house, Palladium, acid techno, Rebellius ve Zöhre electro house. Tabi böyle bir çeşitlilik yaratmak uzun bir zamanımızı aldı. Bu albüm için 11 ay kadar çalıştık.

13793_10151258733779775_1542692363_n25 Şubat’ta yayınlanacak EP’niz için 2 Mart’da Machine’de Boxon Records Night düzenlecek ve bu gecede Boxon Records sahibi Julien Minet ( D.C.F.T.D) size eşlik edecek. Bu büyük bir gurur olmalı. Bu gece hakkında ne söylemek istersiniz?

Julien Minet, bir çok büyük müzisyen ile çalışmış değerli birisi. Make The Girl Dance, The Toxic Avenger bunlara örnek verilebilir. Albümümün Türkiye tanıtımı için benimle sahne alacak olması beni heyecanlandırıyor. Machine Club enerjisine en çok inandığım yer. Julien’in de türklerin bu müziği ne kadar sevdiğini göreceğine inanıyorum.

Biliyorsunuz ki Türkiye’de elektronik müzik maalesef istenilen düzeyde değil. Bu hem performans hem de dinleyici bakımından değerlendirilebilir. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Neler yapılabilir bu kalıplaşmış algının kırılması için?

Evet maalesef istenilen düzeyde değil. Bence bunda en büyük neden insanlara düzgün anlatılamaması. Daha iyi reklam yapılarak ve daha çok destek alarak yapılacak olan etkinlikler ile insanların bu müziğe olan katılımını arttıracağını düşünüyorum. Herkes Pit Bull’u biliyor ama kimse Justice’i bilmiyor. Çünkü kimseye Justice dinlettirilmiyor, anlatılmıyor. İstanbul’da binlerce kulüp var ama gerçek müzik yapan yerler çok az. Müzik dinleyen insanların bir çoğu ne dinlediklerini bilmiyorlar bile. Bilinçsiz bir dinleyici kitlesi var. Oysa bir rock grubunu dinleyen herkes ne dinlediğini, kimi dinlediğini biliyor. Çok büyük isimlerde geldi Türkiye’ye ama dinleyen kişi sayısı maalesef çok azdı. Bunların ortak nedeni, müziği pazarlayanların sadece maddiyatla ilgilenmesinden kaynaklanıyor. Bence elektro müzik doğru tanıtılırsa, Türkiye’den de bu anlamda büyük müzisyenler çıkacaktır. Buna inanıyorum ben.

Flyer’ınızı kim tasarladı ve geceyi kim tarafından organize edildi?

Flyeri Osman Productions’dan Ari Alpert, gecenin de organize edilmesi sağlayan Boxon Records, Machine Club ve Osman Productions ortak düzenlendiler.

Çok çeşitli soundları bir arada bulunduran bir tarzınız olsa da en belirgini ‘Electro-House’ olarak adlandırılabilir. Bu çerçevede Smitech Wesson’un etkilendiği isimler var mı?

Evet, Boys Noize  misal. İlk bu müzikle tanıştığım zaman ‘I Love Techno 2008’ setini 100 kere falan dinlemişimdir. Ayrıca Proxy ve Gigi Barocco’da sevdiğim müzisyenler arasında.

Peki gelecek dönemde ilgili planlarınız neler? Booking edilmiş başka etkinlikleriniz var mı?

Şu an bütün gücümüzü Zöhre EP’ye harcadığımız için etkinlik planlaması yapmadık.

Son olarak RaveMag okuyucuları için ne söylemek istersiniz?

Alternatif müzikleri her zaman kovalamalarını öneriyorum!

Smitech Wesson’un RaveMag okuyucalarına özel yapdığı podcast, Isınmak için birebir!