C

az ve çağdaş müzik üzerine yaptığı çalışmalarıyla New York Times tarafından “keskin zekâya sahip, şaşırtıcı bir trompetçi” olarak nitelenen Jonathan Finlayson, New York yaratıcı müzik sahnesinin en etkin isimlerinden. “Sicilian Defence” adını verdiği son albümüyle caz camiasından tam not alan Finlayson, albüme adını veren ekibi Sicilian Defense ile 25 Ocak Perşembe günü Borusan Müzik Evi’nde vereceği konser öncesi sorularımızı yanıtladı.

Haydi en baştan başlayalım! Trompete çok küçük yaşlarda başladın, süreç nasıl gelişti?

Trompete 10 yaşımda 5. sınıfa giderken başladım. Bir enstrüman çalmam gerekiyordu ve trompete ilgi duyarak seçtim. Aslında ilk zamanlarda müzik yapmaktan pek hoşlanmadım ve kabullenemedim. Zorunlu müzik derslerimi aldığım 5. sınıfın ikinci döneminde trompeti neredeyse elime almadım diyebilirim. Daha sonra pratik yapmaya devam ettikçe oldukça ilgi duymaya başladım.

Peki ilk konserini hatırlıyor musun, nasıl geçmişti?

İlk konserime doğaçlama yapmak için çağırılmıştım. 13 yaşlarımda Oakland California’da Alice Sanat Merkezi’nde 1 haftalık bir caz kampına katıldım. Robert Porter’ın başında olduğu ve benimle aynı yaştaki çocuklardan oluşan grubum ile Now’s the Time ve Night in Tunisia şarkılarını çaldık. Çalma sırası bana geldiğinde ne yapacağımı bilmeme hissini çok iyi hatırlıyorum. Fakat aynı zamanda şekil ve hareket ile de kendini ifaden hisle de karşı karşıyayız. Sanırım doğaçlama müziğe olan hayranlığım tam olarak bu zaman diliminde doğdu.

Robert Porter ile ne zaman tanıştın? Ondan bir şeyler öğrenmek nasıl bir histi?

Robert Porter ile Alice Sanat Merkezi’nde 13 yaşımdayken tanıştım. Müzikal olarak ne yaptığımı bilmediğim bir dönemde onun etkisi altına girmek benim için mükemmel bir rastlantıydı. O yaz trompetimi kiralama şirketine geri göndermeme kararı aldığım ilk yazdı. Müziğin genç yaşta beni etkileme biçimini farkettiğine ve tomurcuklanan merakımı derhal toplamaya başladığına inanıyorum. Bana verdiği değerli bilgilerden dolayı sonsuza kadar ona minnettar kalacağım.

Jonathan-Finlayson

O zamanlarda hedeflerin nelerdi?

Gençken açıkçası çok fazla hedefim olduğunu söyleyemem. Bir müzisyen olarak sürekli pratik yapıp daha iyi olmayı çabaladım. Aslında New York’a ulaşmanın da kapsamlı bir hedef olduğundan bahsedebiliriz belki, ama bu bana göre hedeften öte müziğim için mantıklı bir adım olarak geldi.

Favori caz müzisyenleriniz kimler?

Çok fazla isim sayabilirim bu soruya. Ama o zamanlarda Woody Shaw, Freddie Hubbard, Miles Davis, McCoy Tyner, John Coltrane, Lee Morgan ve Jazz Messengers gibi isimler favorilerimdi. Ayrıca Robert Porter’ın da küratörlüğünü yaptığı sağlam bir vinil koleksiyonum vardı.

Eğitimini çok başarılı bir şekilde tamamlayarak mezun olduğunu ve eş zamanlı olarak New York’ta bazı caz barlarda sahne aldığını biliyoruz. Muhtelemen senin için bir dönüm noktası olan Steve Coleman ile tanışman da sanırım tam olarak bu zamana denk geliyor. Ondan bir şeyler öğrenmek ve onunla çalmak nasıl bir his?

 1999 yılında Steve Coleman ile tanışmak kuşkusuz hayatımın en önemli anlarından biriydi. Steve ile hala çalışıyorum ve ondan sürekli bir şeyler öğrenmeye devam ediyorum. Steve ile tanıştığım zamanlarda Robert Porter’ı kaybetmiştik. Akıl hocaları arasında geçiş yapıyormuşum gibi bir dönem olmuştu benim için.

2013 yılında Moment & The Message’ı ardından 2016’da Moving Steel’i Sicilian Defence adını verdiğin grubunla yayınladınız. Sicilian Defense’i bize biraz tanıtabilir misin?

Sicilian Defense üyeleri son derece harika müzisyenlerden oluşuyor. Borusan’da gerçekleşecek konserimizde gitarda Miles Okazaki, akustik basta John Hebert, davulda Craig Weinrib ve piyanoda Andy Milne’ı dinleyeceksiniz. Her biri enstrümanında muazzam işler yapıyor.

New York caz sahnesinde aktif rolü olan bir aktör olarak gelecek planlarında neler var?

NY caz dünyasının bir parçası olmak ve buna devam etmek benim için çok değerli. Teorik ve müzikal açıdan bir çok harika müzisyenin yakınında olmak son 18 yıldır hayatımın önemli bir parçası oldu. Önümüzdeki sene Sicilian Defense ile beraber 6 kişilik bir ekip ile yepyeni bir projem var. Bu yeni müziği dünya ile paylaşmak için sabırsızlanıyorum!