G

eçmişini günümüze uyarlayan, etrafında yakaladığı her sesten ilham alan İsrailli Dudu Tassa & the Kuwaitis, bu yaz Radiohead‘in Amerika turnesinde ön grup olarak ismini fazlasıyla duyurdu. Üç jenerasyona yayılan müzikal mirası tek bir projedede bir araya getiren Dudu Tassa, Zorlu PSM’de bugün başlayacak MIX Festival‘deki performansı öncesinde röportaj konuğumuz oldu.

Büyükbabanın geleneğini devam ettirdiğini söyleyebilir miyiz? Müzik genetik bir kod mu sence?

Aslına bakarsan büyükbabamın müziğini genç yaşlarımda pek dinlemedim. Bir noktadan sonra dinlediğimde tamamen büyülendim ve çalmaya başladım. Birden aradığım müziği bulduğumu hissettim. Sonunda bu projenin başarılı olmasından ve insanların onu sevmesinden dolayı çok mutluyum.

Büyükbabanın şarkılarını çok farklı seslerle harmanladın. Tepkiler nasıldı?

Harika geri dönüşler aldığımı söyleyebilirim. Bu albüm İsrail’de diğer tüm albümlerimden daha çok ilgi gördü. Avrupa’da birçok konser için davet edildik ve Radiohead’in Amerika turnesinin ön grubu olduk.

Konserin için çok heyecanlıyız. Türkiye hakkında neler biliyorsun? Müzik ve kültürümüz hakkında bir şeyler söyleyebilir misin? Daha önce hiç Türkiye’ye gelme şansın olmuş muydu?

Öncelikle Türkiye’de bir konser vereceğim için çok heyecanlıyım. Türkiye’ye daha önce gelmedim ama İstanbul’un harika bir şehir olduğunu çokça duydum. Ayrıca Türkiye’nin müzik kültürünün çok gelişmiş olduğunu da biliyorum. Yaptığım müzik ve kullandığım enstrümanlarda aslında ülkenizden fazlaca izler var.

dudu tassa

Yıllar içinde müzikal ve lirik olarak neler değişti Dudu Tassa projesinde?

Müzik yapmaya başladığımda aslında yörüngemde rock and roll vardı. Yıllar geçtikçe Arap kökenlerimle daha çok bağlantı kurmaya ve Arap müzikleri dinlemeye başladım. Bu etkileşimde şarkılarımda Arabik müzik aletlerini ve Arapça kelimeleri kullanmama vesile oldu diyebilirim.

Müziğini nasıl tanımlarsın?

Açıkçası bunu tanımlamak benim için biraz zor. Ben geçmişten, bugünden ve çevresinden oldukça etkilenen bir müzisyenim ve müziğimi tüm bunların toplamından oluşturuyorum. Bu Kuveyt projesinde büyükbabamın ve kardeşimin dahil olması duygusal anlamda da benim için ayrı bir önem taşıyor.

Gündelik hayatında hangi tarzda müzikler ve hangi grupları dinliyorsun?

Aslında oldukça farklı olarak ben çevreden gelen müzikle besleniyorum. Mesela dinlediğim en son isim Beck.

Filmlerde oynamaya devam edecek misin yoksa sadece bir hobi mi?

Benim için daha çok hobi. Bir projede rol almak hikayeyle bağlantı kurabilmek adına benim için oldukça önemli. Aynı zamanda oyunculuk, her seferinde özel bir deneyim benim için.

Konser günü bizi ne bekliyor?

Projenin her bir üyesi gerçekten harika birer müzisyen ve sahnede kendi müziğimizi çalıyoruz. Ayrıca konuk şarkıcı olarak İsrail Arap kökenli Nasirin Kaddari bize katıldı. Gerçekten harika bir şarkıcı. Eğlenceli bir performans sergiliyoruz. Umarım herkesin hoşuna gider.