L

o-Fi (low fidelity.): Düşük doğruluk, çok önceleri bir müzik kayıt tarzı olarak doğmuş olsa da özellikle 90’larda bağımsız yeraltı müzik gruplarının popülerleşmesi sayesinde bir müzik türü haline dönüşmüştür. İşte 29 Mart Perşembe gecesi Kadıköy Sahne, kayıtlarını kendi ev imkanlarında ya da eski, ucuz ekipmanların kullanıldığı stüdyolarda gerçekleştiren, bunun özgürlüğünü ve  heyecanını müziklerine yansıtan 5 gruba ev sahipliği yapacak. Gecede Bulgaristan-Sofya’dan “Doesn’t Frogs” grubunun ve Yunanistan-Atina’dan “One Man Drop” grubunun yanı sıra lo-fi video audio kolaj projesi “Gözel Radio”, Garage Rock’ın yurdumuzdaki önemli temsilcisi “Reptilians From Andromeda” grubu ve electro/noise pop grubu “KILL SOME MEN” de sahne alacak.

Lo-Fi Rocks! etkinliğinde sahne alacak “Doesn’t Frogs” grubundan Martin Bakardzhiev ve “One Man Drop”  grubundan Nikos Giannoulis ile “Reptilians From Andromeda” grubundan Tolga Özbey ve Aybike Çelik Özbey bizim için görüştü.

Doesn’t Frogs

DOESNT FROGS jpeg

“Doesn’t Frogs” projesinin ardındaki fikir nedir?

Doesn’t Frogs geceleri aramızda yaptığımız ev kayıtlarından başladı. Bir çok form ve tarzdan geçerek canlı çalan ve albümler kaydeden bir gruba dönüştü.  Başlangıçta insanların bizim kayıtlarımızı dinlemek isteyeceklerini tahmin etmemiştik. Seyirciden pozitif reaksiyonlar aldıkça çalmaya devam ettik.

Sound’unuzu nasıl tanımlarsınız?

Karanlık ama aynı zamanda sevimli. Çok farklı şeyler dinlediğimiz için müziğimizin içinde çok değişik etkiler görebilirsiniz. Kabaca Post-punk, rock ve noise diyebiliriz. Fakat akılda kalıcı ve dans ettiren bir müzik. Basit melodiler ve az devamlılık çünkü biraz da pop olsun istedik.

DIY olmak çoğunlukla problemlere çözüm üretmeyi gerektiriyor ve çoğunlukla da bu finansal problemler oluyor. Bunun sanatınızı etkilediğini düşünüyor musunuz?

Bulgaristan’da müzik yapıyorsanız DIY size sunulan tek seçenektir. Bu yüzden çok da kişisel tercih diyemeyiz. Ülkenin getirdiklerinin az olmasının yanında çok büyük bir yeraltı sahnesi de yok ve haklısınız sanatımızla geçinemiyoruz 🙂

Sofya’da art-rock sahnesi nasıl? gitmek isteyen biri için Bulgaristan’da tavsiye edebileceğiniz grup ve mekanlar neler?

Popüler müzik sahnesinin karşında çok iyi alternatif gruplar var ilgilenenler bu adrese bakabilirler. Bulgaristan’a tatile gelenler: “Dağlara gidin!!!”

Müzik haricinde başka sanat dallarına ilginiz var mı?

Ben görsel sanatlar ve bilgisayar oyunu yapımı ile ilgiliyim. Gitaristimiz Krum, profesyonel bir animasyoncu. Davulcumuz Serge “code” sanatıyla uğraşıyor.

Günümüzde herkes müzik üretebiliyor? Ucuz bir bilgisayar ile evde kendi müziğinizi kaydedebiliyorsunuz böylece internette çok sayıda lo-fi kayıt dolaşıyor, Lo-fi’ın gün geçtikçe bir zorunluluk yerine bir gerçekliğe dönüştüğünü düşünüyor musunuz?

Bizim durumumuzda lo-fi sadece şartların getirdiği bir zorunluluk. Paramız olmadığı için daha iyi ekipmanlar ya da pahalı stüdyo ve prodüktörlerin olması zaten imkansız. Elimizdeki sınırlı ekipmanın yarattığı ses dahilinde müzik yapıyoruz. Mix ve mastering haricinde bilgisayarları az kullanmaya gayret ediyoruz. Şu an çok sanatçı lo-fi yapıyor ve bu yaygın bir duruma ulaştı.Dahası eğer bir garage rock grubuysanız lofi sizin için çiğ sound açısından zaten iyi bir seçim ama dans müziğinde parlatılmış kayıtlar hala revaçta hala hi-fi direniyor diyebiliriz.

Hangi yemekleri tercih edersiniz?

Balkan, Ege, yakın doğu mutfağı. Ben Türk mutfağının büyük hayranıyım. İstanbul’a varınca iyi bir yemek yemeyi planlıyoruz.

Müzik ve edebiyatta esin kaynaklarınız neler?

Çok farklı şeyler dinliyoruz aslında. Müziğimizin eklektik olduğunu farkedebilirsiniz.

Sonic Youth, Jesus And Mary Chain, New Order, A Place To Bury Strangers, Metz, Thee Oh Sees…. sevdiğimiz gruplardan bazıları. Bilimkurgu edebiyatı ve çizgi romanlar benim ilgi alanım. ama bazen klasikleri de okurum.

Konserlerinizde seyirciye ne gibi duygular yaşatığınızı düşünüyorsunuz?

Konserlerde hızlı ve gürültülü şarkılarımızı çalıyoruz. Rahatlamaları için pek imkan sunmuyoruz denilebilir. Kalabalığın dans etmesi ve eğlenmesi bizi mutlu ediyor. Eğer bu olmuyorsa genelde yanlış birşeyler yaptığımızı düşünüyoruz.

“Doesn’t Frogs” olarak gelecek planlarınız neler ? Albüm, turne, video?

Geleceğe bakmıyoruz, içimizde isteklilik olduğu sürece kendiliğinden devam edecek.


One Man Drop 

one man drop

“Doesn’t Frogs” projesinin ardındaki fikir nedir?

Grup en başta bir yan proje olarak başladı hepimizin aktif olarak müzik yaptıkları birer grubu vardı. Çok kısa bir süre sonra 3 şarkı kaydettik ve gerisi geldi.

Sound’unuzu nasl tanımlarsınız?

Tam olarak sound’umuzu tanımlamak kolay değil  ama birkeresinde bir arkadaşımız “fuzz-baroque neo-psychedelia” yaptığımızı söylemişti biz de onu sevdik ve onurla tarzımzıı bu şekilde belirtiyoruz.

DIY olmak çoğunlukla problemlere çözüm üretmeyi gerektiriyor ve çoğunlukla da bu finansal problemler oluyor. Bunun sanatınızı etkilediğini düşünüyor musunuz?

Hepimizin tam zamanlı işleri var. buna rağmen beraber müzik yapmak en büyük tutkumuz, bu yüzden de bulduğumuz bütün boş zamanı müzik üretmeye harcıyoruz. Bu bizim huzurlu olmamızı ve yaratıcı yönümüzü kullanmamızı sağlıyor. Bunu ne olursa olsun yapmak için de elimizden geleni yapıyoruz.

Günümüz Atina yerel yerelatı sahnesinden bahseder misin?

Yerel sahne hala canlı ve tekmeliyor. Elbette birçok farklı tarzda birçok iyi grup var. Şu an, 80’ların punk-rock ve indie-alternative hareketinin üzerine kurulu güçlü stoner, sludge, doom ve harika bir eloctronica patlaması yaşanıyor..  Ama  indie/experimental/punk  yeniden ürtimi de bir süredir tekrar canlandı.

Müzik haricinde başka sanat dallarına ilginiz var mı?

Tüm sanat dalları ile ilgiliyiz. Sanatçının kendini besleyen başka sanatlarla ilgilenmesi çok önemli birşey. Bu yüzden çevremizde yapılan hemen hemen müzik harici herşeyle ilgileniyoruz.

Günümüzde Lo-fi müziğin geldiği nokta hakkında ne düşünüyorsun? Abd’dE bir kaset furyası patladı, herkes kendi ev kayıtlarını basıyor?

İyi bir şarkıyı bir odada bir mikrofon koyup kaydedebilirsiniz. Sonrasında bunu prodüktör ile parlatmak büyük stüdyo imkanlarıyla popüler kültürün istediği forma sokmak da mümkün ama bir grup insanın biraraya gelip müzik üretmesi ve bunu kaydederek başkalarının dinlemesine sumnak “lo-fi” olarak ya da başka bir tarzda da olsa çok güzel.“Lo-fi”ın başka bir trend’e dönmesini istemiyorum ama elbette bunun önüne geçmek de mümkün değil.

Hangi yemekleri tercih edersiniz?

Yunan mutfağı keisnlikle favorimiz. Yine de her zaman kaynağı ne olursa olsun yemekten çok hoşlanırız. Pastane ürünleri ve tatlılar grup üyelerinin dayanamadığı ürünlerdir. Ne kadar Egzotik ise o kadar iyidir.

Etkilendiğiniz grup ve sanatçılar neler?

Grubun etkileşim kaynaklarını söylemek neredeyse imkansı ama kabaca Elvis, Black Sabbath ve  Sade’nin birleştiği bir yerlerdeyiz sanırım.

Konserlerde seyirciye ne vermek ve onlardan ne almak derdinizdesiniz?

Bir konserden sonra, seyirci ile tanışıp müzik üzerine konuşmak çok iyi. Özllikle müziğimizin onlara dokunduğunu verdiğimiz enerjinin yansımasını onlarda görürsek.

One Man Drop’un gelecek planları ne? Son sözler?

Daha henüz bir Ep yayınladık şimdi bu Ep’nin tanıtımı için konserler vermeye başladık. Yazdan önce yeni bir video paylaşmayı düşünüyoruz. Bol konser çok önemli herşeyden önemlisi “Lo-Fi Rocks” gecesi Istanbul’lu müzik sevenlere müziğimizi en iyi şekilde sunmak istiyoruz. Rock’la kalın!

Röportaj: Tolga Özbey ve Aybike Çelik Özbey