H

enüz üç yaşındayken Police Academy filminin efsane karakteri Michael Winslow’u taklit etmeye başlayan, on yaşında okul orkestrası için senfoni besteleyen ve on beşine geldiğinde ise ömürlük tutkusu olacak drum and bass’a gönül veren birini hayal edin. Ya da etmeyin biz sizi Darren Foreman ile tanıştıralım.

Darren Foreman için multi-vokalist, müzisyen ve komedyen sıfatlarını kullanabilirsiniz. Belki bu üç sıfat onu gözünüzde büyütmek için yeterli değil ama Foreman, Beardyman pelerinini sırtına geçirdiğinde radarına girdiği insanları etkilememesi mümkün değil. 2006 ve 2007 yılında tarihte ilk defa üst üste iki kez UK Beatbox şampiyonu olan Beardyman için tek kişilik dev orkestra desek kimse gelip ama tuşlular eksik kalmış, vurmalılar da yok demez. Çünkü Londra doğumlu Beardyman’in ağzıyla çıkaramacağı ses yok. Hip-hop, pop, funk, drum’n bass ve rock klasiklerini beatbox yeteneğiyle birleştirerek yaratıcılık sınırlarını zorlayan mash-up’ler ortaya çıkaran Beardyman, 2 Aralık Cumartesi gecesi Zorlu PSM Studiodaki performansı öncesinde röportaj konuğumuz oldu.

Garip bir çocukluk geçirdim diyorsun. Peki en garip hikayen nedir o yaşlarda?

Bir gün eve geldim ve babamı kendi öldürdüğü bir hayvanı yerken buldum. Hayat boyu etkisi sürecek bir travma oldu benim için. Zaten bu olaydan kısa bir süre sonra işlediği suçlar yüzünden hapse girdi. O zaman suçların yansıttığı kötülüğü ve suç işlenmemesi gerektiğini anladım. Suç işleyen insanlar kötüdür ve cezalandırılmalıdır.

Zihninden geçenleri anlık kararlarla uygulayan ve bunlarla bir kompozisyon oluşturan biri için albüm kaydetmek nasıl bir his? Başlangıç ve son belirleyip bir şarkı oluşturmak senin için daha zor olmalı nitekim diskografinde de iki albüm var.

Kariyerimin büyük bir bölümünde doğaçlama çalışmalara odaklandım çünkü beni bu heyecanlandırıyor. Fakat tabii ki yaratmanın tek yöntemi bu değil; şu aralar uzun süredir kaçındığım standart müzik yapım metotlarını keşfetmeye merak saldım. Detaylarına çok özen gösterdiğim bir albüm üzerinde çalışıyorum. Doğaçlama müzik yapmanın varoluş sebebim olduğu dönemi geride bıraktım; normal yollarla, insanlar için müzik yapan bir insan olmak istiyorum. Yavaşça, özenle, hislerimi katarak ve tüm dikkatimle…

Çıkardığın tüm sesler, beyninden geçenlere birer cevap gibi. Hatta belki de susturmak gibi. Uzun bir süre susup dinlemek zorunda kaldığın bir anın var mı? Ne hissetmiştin?

Şu aralar yaptığım şey tam olarak da bu: düşüncelerimi ve kalbimi dinlemek, çok içten şeyler yazmak. Bu, bir sanatçı olarak benim için büyük bir değişiklik. 5 yaşımdan beri benim için büyük anlamlar ifade eden şeyler yazıyorum, fakat karakterime ve Beardyman’a uygun olmadığı için insanlardan saklıyordum. Günün sonunda bu kocaman bir saçmalık! Ruhumu açığa çıkarmadan ve yaptığım işlere büyük emek vermeden ölmek istemiyorum. Albüm için takipte kalın, önümüzdeki sene çıkacak. Singlelar ve performans videoları da yolda.

Beardyman (5)

Doğal yeteneğinin yanında teknoloji destekli müzik yapıyorsun. Teknoloji ve müziğe dair en uç hayalin nedir?

Mükemmel arayüz ve mükemmel canlı prodüksiyon sistemi hayal ediyorum. Ableton gibi ama daha modern; bir Loop Station gibi ama daha çok özelliği olan; Reason gibi ama canlı prodüksiyona uygun; Maschine gibi ama canlı looping ana özelliği olan; gitar gibi çalınabilecek bir prodüksiyon sistemi. Açık konuşmak gerekirse Ableton bu ihtiyaçları büyük ölçüde karşılıyor, benim canlı prodüksiyon sistemim Beardytron5000 de harika bir şey. Beardytron5000 çok sezgisel, bir enstrüman gibi çalabilirsiniz, kendisi bir prodüksiyon enstrümanı ama biraz da savaş jeti gibi.

Dünya üzerinde dans pistine çevirip performans istediğin bir yer var mı? Varsa nasıl bir şey beklerdi izleyicileri?

Eski bir nükleer sığınağı bir kıyamet partisi alanına dönüşmek isterdim. Bunu yapan bazı insanlar tanıyorum. Çok havalı.

Doğaçlamanın senin için anlamı nedir?

Özgürlük. Kanatlar. Seks. Aşk. Samimiyet. Keyif. Haz. Sürpriz. Acı. Izdırap. Çile. Kafa karışıklığı. Arınma. Son olarak… Barış. Bir de… Cehennem!

Tek kişilik grup olup pek çok müzik yeteneğine sahip olmak, ürettiğin şeyi bir yandan sınırsızlaştırırken diğer yandan insanlarla olan ilişkini köreltiyor mu? Kendi dünyanda yaşıyor gibisin? Bu senin için yeterli oluyor mu?

Aslında geçen yılı birçok ortak projeyle geçirdim. İki freestyle MC, çellist de dahil olmak üzere bir grup, bir davulcu ve diğer katılımcılarla bir soundsystem projesi yapıyorduk. Çok güzeldi ama organize etmek gerçekten çok zordu. O yüzden şu an tekil, içe dönük yanıma ve içimdeki dipsiz karmaşaya geri dönüyorum.

Dijital dünyaya karşı net bir duruşun var. Tüm bunların yanında YouTube’da milyonlarca izlenen videoların var. 2017’de böyle keskin bir çizgiyi nasıl çizebiliyorsun? Anladığım kadarıyla için ticari ve zihinsel sömürü olması seni sinirlendiriyor. Değil mi?

Twitter ve Facebook kullanıyorum. Instagram pek kullanmıyorum, sanırım kullanmam gerekiyor. Sosyal medyayı olabildiğince az kullanmaya çalışıyorum. İnternetin birleştirici bir ortam olması övgüye değer bir hedefti; fakat şu an olabilecek en kötü senaryoyu yaşıyoruz. Az sayıda, korkunç derecede güçlü sosyal mecra, kendilerini vazgeçilmez hale getiriyor ve reklam üzerinden finanse ediliyor. Artık neyin reklam, neyin arkadaşınızdan gelen bir mesaj olduğunu ayırt bile edemiyorsunuz. Facebook için çok güzel ama sizin için çok kötü bir haber – sosyal medyaya bağımlı kalmazsanız arkadaşlarınızla iletişiminiz kopuyor. Araştırmalar Facebook’un ruh sağlığınız üzerinde olumsuz bir etkisi olduğunu gösteriyor. İçerik üretenler için de kötü bir haber vereceğim; YouTube, Twitter ve Facebook’un algoritmik öneri mekanizmaları üzerinde oynanabiliyor, fakat hain hedefler ve büyük robot grupları dışında genelde bu durum gerçekleşmiyor. Ben alaycı veya iyiliğe inanmıyor değilim, dünya çok çok kötü bir yere gidiyor.

Şapkasından drum’n bass, dubstep, breakbeat, trance, tekno ve renki tavşanlar çıkarmayı seven Beardyman’in 2 Aralık Cumartesi gecesi Zorlu PSM Studiodaki düzen bozan şovunu deneyimlemekte fayda var.