19693_504642312915367_468419569_nBon Mod öncesi nelerle uğraşıyordun?

Zaten 4-5 yaşından beri müzikle uğraşıyorum ondan önce konservatuarda okuyordum. Aynı zamanda Marmara Üni.de müzik bölümündeydim, çello ve piyano çalıyordum. Okuldayken de hep müzik içindeydim, festivallerde rehberlik yapıyordum. Elektronik müzik festivallerinde çalıştım genelde çünkü elektronik  müziği çok seviyordum sadece yapım aşamasında yoktum. Aynı zamanda akustik müzikle de uğraşıyordum.  Bir takım albüm kayıtlarında çello çalıyordum, piyano ve çello dersi veriyordum. Okul bitince bir süre müzikten uzak kalmak istedim bu sürede organizasyonlarda, Redbull pazarlama departmanında çalıştım. Sonra birgün ben de müzik yapmaya karar verdim. O zamana kadar akustik müzikle uğraştığım için teknik konulara hakim değildim fakat öğrenirim dedim. Tam o sırda da Doruk’la tanıştım ve Bon Mod’u kurduk

Bon Mod’u kurma fikri nasıl gelişti?

Ben mezun oldum.  O sırada Doruk başka bir gruptaydı, back vokal ve klavye için birilerini arıyorlardı. Ben gruba girip back vokallik yapayım dedim zaten piyano çaldığım için klavyeyi de biliyordum. Ama Doruk ile tanışınca çok ortak fikrimiz olduğunu fark ettik, ikimizde büyük şirketlerden bağımsız olmak istiyorduk. Ticari kısımdan önce sanati ve kendi istediğimizi ön plana çıkarmak istiyorduk. Bunlar üzerine Bon Mod’u kurduk.İstediğimiz müziği yapmaya çalıştık. Biraz elektro, biraz indiedance,biraz pop hepsinden biraz biraz olan bir şey yapmak istedik.

Doruk benim İstanbul’da tanıdığım en iyi prodüktörlerden birisi,  Londra’da okumuş ve yaşamış, daha önce minimal müzik yapıp albüm çıkarmış, birçok kişiyle birlikte çalışmış. Bon Mod’un öncesinde zaten hep bir müzik geçmişim vardı bi nevi hazırlıktı bu 15 yılım. Daha birçok projem vardı ama en güzeli olana kadar yayınlamak istemedim.

Kendi başına yoluna devam etmenin avantajları ve dezavantajları neler oldu?

Avantajları ve dezavantajları tamamen bakış açısıyla ilgili. Yanında birisi varken ondan güç alıyorsun, yardım alıyorsun, destek alıyorsun. Ama yanındakinin köstek olduğu zamanlar da oluyor. Ya da seni yavaşlatıyor, istediğin şeyi yapmana engel oluyor. Hayattaki her işte olduğu gibi fedakarlık yapmak zorunda kalıyorsun.Arkadaşlarınla oluncada da her zaman fedakarlıkla yürütüyorsun o işi.O zaman sorun yok ama işte fedakarlık  yapmak farklı. Bilemiyorum sanırsam bu açıdan bakarsak avantajları biraz daha fazla.

Peki grupta birbirinizi bağlamış mı oldunuz?

Bağlamak değil fakat söz yazarken  sadece kendim yazıyorum, diğer türlüyken onun da onaylaması gerekiyor. Mesela bir melodi buluyorsun ve  ondan devam etmek istemiyorsun ama grup arkadaşın hayır devam edelim diyor ve ordaki ikinci fikir senin yolunun değişmesine neden oluyor. Böyle dezavantajları var. Bon Mod’u çok seviyordum ama kendi başıma işler yapmam gerekiyordu, öyle  hissediyorum. Benim de anlatmak istediğim bir şey var tek başıma. O yüzden böyle yürümek istiyorum şimdilik.

295554_507609785951953_1225732946_nSolo albümü çıkarmayı düşünüyor musun?

Tabii düşünüyorum. Şu anda başka isimlere de vokal yapıyorum aslında. Yakında Orhan albüm çıkaracak, orada vokallerim var. Birçok isimle birlikte çalışıyorum; söz yazıyorum,vokallerini yapıyorum. Kendi albümü ise 4-5 aya içinde çıkaracağım. Ama öncesinde bir EP yayınlayacağım. İngilizce de olacak ama Türkçe ağırlıkta. Tam olarak Bon Modsoundu olmayacak, biraz daha farklı. Aslında kız albümü yapmak istiyorum, daha duygusal olacak. Kış albümü tadında. Farklı tarzları da içinde barındıracak mesela bir şarkı new disco, bir şarkı chillstep olacak. Sözleri ve müzikleri ben yapıyorum, bu albümün alt yapısını tamamen değiştirebileceğim anlamına geliyor. Şimdi hazırladığım 7 şarkım var, devam ediyorum.

Bon Mod dışında başka projeler gerçekleştirmeyi düşünüyor musun?

Sürekli birlikte çalıştığım insanlar var fakat bir gruba dahil olur muyum bilmiyorum. Bunun dışında bir tane jazz grubu kurmak istiyorum. Ayda bir tane performans verebileceğim, küçük bir grup olsun istiyorum. Bu aralar akustik müzige geri dönme düşüncelerim var.  Artık mutfak tarafında da olmak istiyorum. Event düzenlemek ,projelerimin sadece sanatçı olarak değil backgrounda da yer almak istiyorum. Kültür-sanat aktivitelerinin içerinde olmak, yurtdışına event götürmek, yurtiçine event almak istiyorum. TheHall’de de bu tarz işler yaptım, devam etmek istiyorum.

DJ’lik yapmaya başladığından beri müzik zevkindeki değişmeler nasıl oldu?

DJ’lik  Bon Mod’da yaptığımdan bam başka bir şey, ben zaten dj değilim. Bir yerde Bon Mod dinlemeye ya da Aslı Köse’yi dinlemeye gelen insanların ne dinleyeceğini bilmelerini istiyorum. Dj’likte bu mümkün değil çünkü insanların moduna göre, mekana göre çalacaklarım değişiyor. Dj’likte müzik zevkim buna göre değişiyor, şekilleniyor. Kendi prodüksiyonlarımı çalmıyorum, başka insanların yaptığı müzikleri çaldığım için dinleyicilerin o andaki bulundukları yere uygun hoşlarına gidecek sıralamalarla çalıyorum. Dj’lik yaparken çaldıklarım mekanın atmosferine,gelen dinleyici kitlesine hitap edecek şekilde oluyor. Bon Mod’da dj seti hazırlarken elektro soundlar ağırlıktaydı ama şu anda daha disco sounda döndüm. Zaten dj’liği eğlenmek eğlendirmek için yapıyorum. O anda insanlar neyle eğleneceklerse onu çalıyorum kısaca. Şimdi FG Radio’da çalmaya başladım, her ay bir saatlik set veriyorum. Onun dışında tamamen bağımsız kendim için yaptığım setler de soundcloud’da mevcut.

İstanbul’da ve şehirdışında birçok yerde çalıyorsun. Peki unutamadığın bir anın oldu mu?

Hepsi aklımda hepsi özel ama Bon Mod olarak düşünürsem Paris’teki konseri hiç unutamam. Kendi başıma dj’lik yaptığımda da çok güzel anılarım oldu ama en enteresen anım şuydu; bu yaz 12 saat boyunca aralıksız çaldım, inanılmazdı. Sabahtan akşama kadar farklı mekanlara yetişip çalmıştım. Ama önümdeki sabit  50-60 kişi hep benimle beraberdi. Bir kere de İzmir’de gece 3te kapanan bir yerde saat 4e kadar devam edip çalmıştım. Hiç kimse mekandan ayrılmadı, en sonunda ‘artık ben kapatıyorum’ deyip  alkışlarla uğurlanmıştım, bu anımı da çok seviyorum.

Son olarak bu çok yönlü müzik dostu arkadaş ile dans etmek isterseniz; 5 mart eskişehir / 8 mart İzmir / 15 mart Ankara / 20 mart Küçük Otto / 29 mart Babylon adreslerine uğramanız yeterli!