Belçika denince aklımıza çikolatadan sonra gelen ilk şey; Selah Sue. Tamam biraz abartmış olabilirim. Ama Selah Sue’yu en az bir kere dinlemiş olan soul ve reggae sevenlerin aklına ismini kazıması çok zor olmasa gerek. Kimileri onun için Amy Winehouse‘un halefi diyor, kimileri sesini Adele’e, Janis Joplin’e benzetiyor, ama kendisi bir kalıba sokulmak istemiyor. İşte onun müziğini en güzel yapan taraf da bu!

15 yaşında gitar çalmaya ve kendi şarkılarını yazmaya başlayan Belçikalının yeteneğinin erken yaşta insanların dikkatini çekmesiyle önünde bir sürü kapı açılır. 17 yaşında iken Belçikalı bir prodüktörün kendi şarkılarını söylemesi isteğini reddeden ve kendine ait şarkıları seslendirmek isteyen Selah Sue’nun kendinden emin duruşu, yaptığı müziğe de yansıyor. 2009 yılında ilk EP’si Black Part Love‘ı çıkaran güçlü vokal Sue, o yıl içinde caz festivallerine katılır ve düzenli olarak televizyonda insanların karşısına çıkmaya başlar.

Çok geçmeden, yaklaşık 1 sene kadar sonra Sziget gibi büyük festivallerde sahne alan sanatçı o yıl ikinci EP’si olan Raggamuffin‘i yayımlar. Reggae ağırlıklı, kıpır kıpır şarkı Selah Sue’nun yükselen kariyerinin mihenk taşı olma özelliğini taşır.

Sanatçı 2011 yılında kendi adını taşıyan ilk albümünü çıkarır. Reggae ağırlıklı şarkılarla başlayan albüm ortalarda duygusallaşıp yavaşlıyor, Summertime ile tekrar hareketlenmeye başlıyor. İçinde zayıf halka olan şarkılar olsa da genel olarak başarılı bir albüm denilebilir.

Peki bizi nasıl bir konser bekliyor??

Daha önce Türkiye’de iki kere dinleme şansına sahip olduğumuz sanatçının performansları insanları tatmin etmiş durumda. Ayrıca kenisini bir festival ortamında da (One Love) dinleyip, ortama nasıl uyum sağladığını gördükten sonra Rock’n Coke 13‘de onu dinlemeye gelenlerin konser sonrası oradan memnun ayrılacağını garanti edebiliriz.