Çok cool bir adamdan bahsedeceğiz şimdi. Elalem auto-tune’larla, plate reverb’lerle uğraşadursun, kendisi çift sesin en üretken karakterlerinden. Bir de hepsi vokale dayalı. Yani şöyle beatbox dedikleri bir davul kanununu benimseyip, üzerinde live oynamalarla, çok değil 2 adet prosesörle aux’lara yani ses çıkışlarına direkt olarak atar ve kulaklarımıza sunar. Ses özelliklerini tanıyarak, altyapısıyla, akustiğiyle, zorlu deep sound’larıyla, zamanlamalarıyla, vuruşları, ezgileri, harmonisi ve dub-rap arası vokaliyle uzun zamandır bizlerle aslında. Merak ettik kim bu?

Benjamin Stanford namı değer bizlere ulaşan adıyla Dub Fx. Dub olgusuna soft bir step kazandırıp, anahtarını bir yerde unutmuş edasıyla her zaman sokaklarda, o basic ama derli ekipmanlarıyla karşımızda Dub Fx.

1983 yılında Melbourne’de Avustealya topraklarında doğmuş. Yaratıcılık adına reggea, dub, dubstep, beatboxing ve hip hop genre’leriyle adını kazıdığı hafızalarımızda drum and bass, hardcore, old school, kazanova, ghettoo, underground label’larıyla da gözler önünde. İlk live performansını Manchester’da gösterir ve büyük beğeni toplar bununla beraber azimle, istekle kendisinin de fikri haliyle çalışmaktan geçen bu keyif dolu yolculuğunda en üst noktalara, rework’lere, cover’lara, remix’lere ve daha bir çok anlama, yorumlama öğretileriyle, en uçarı vaziyetlerden en hassas bölgelere kadar artık içimizde. Kız arkadaşı ve tanıtımda da yardımı olan, Flower Fairy ile birlikte ülke ülke göçebe kafada dolaşıp albümlerini tanıtırlar en basit nero uzantılarıyla.

7 Eylül Cumartesi, Party Arena’da Portecho’dan hemen sonra Dearhead’a çeyrek kalaya kadar Rock’n Coke Festivali’nde bu ilginç adam karşımızda olacak.