Bugün dinlediğimiz ve sevdiğimiz müzikleri birilerine mutlaka borçluyuz. Müzik, tarih yolunda, günümüze kadar gelen, yuvarlak bir top gibi. Döne döne, yoldaki her şeyi, iyisini, kötüsünü ala ala gelişen ve değişen bir mucize. Dün bu yol üzerinde katkısını sağlamış olan en güzel insanlardan biri, Pete Seeger müzik topundan ayrıldı, 94 yaşında vefat etti.

1919 doğumlu Seeger, Harvard Üniversitesi’nde burslu politika okurken müzik ile ilgilenmeye başlayınca bursunu kaybetmiş. O sırada müzik hayatına gitar familyasına ait, Hawaii müzikleri ile ilişkilendirilen ukulele enstrumanı ile başlamış. Ardından banjo çalmakta uzmanlaşıp kendine Longneck/Seeger adlı, bildiğimiz banjodan biraz daha uzun bir banjo yapmış. Enstrümanlarla hayatı boyunca içli dışlı olan Seeger, Trinidad asıllı çelikten yapılan Steel Pan enstrumanını da Amerikan folk müziğine entegre etmeye çalışmış.

Pete Seeger deyince akla ilk gelen ‘solcu, komünist ve aktivist’ duruşu. Hayatı boyunca folk müzik yapan ve yaptığı müziklere siyasal görüşünü, yani özgürlüğe, demokrasiye olan inancını dile getirmiş. Hayatının bir döneminde hatta Amerika’da, solcu görüşleri dolayısıyla kara kitaplara yazılmış ve o dönem boyunca müzik yapamamış. Joan Baez ve Bob Dylan gibi isimlerle özgürlük müzikleri yapmış, bu isimlerden yaşça büyük olduğu için de onların müziğinde ciddi bir etkisi olmuş. Rivayetlere göre Bob Dylan folk müzikten rock müziğine geçiş yaptığında, meşhur Newfolk konserinde Pete Seeger şarkının sözlerini duyamıyorum, gitar sesi çok yüksek diye isyan etmiş, Bob Dylan’a da bozulmuş. İlk ‘The Almanic Singers’ sonra da ‘The Weavers’ adlı iki tane çok önemli folk grubu kurmuş.

Sesi çok kuvvetli olmasa da sözleri çok kuvvetli olan Pete Seeger’ın müziği en az 70 yıldır dinleniyor ve tekrarlanıyor, daha çok uzun bir süre yaşamaya da devam edecektir.