Perşembe akşamı The Away Days konser turuna KadıköySahne‘de devam etti. “Biz” grubundan sonra sahne alan The Away Days, ses sistemine rağmen başarılı bir konser çıkarttı.

Saat 22.00’de sahneye çıkan “Biz” başarılı ve tatmin edici bir konser çıkardı. Çok kalabalık olmayan bir kitle karşısında gösterdikleri performans cezbediciydi. Dinleyenler yavaş yavaş bilinç dünyasından kopuyor, vücutlarını rahat bırakıyorlardı.

23.20’de The Away Days‘in sahneye çıkması ile ben dahil olmak üzere dinleyicilerin hepsi kendini shoegaze, dream-pop tınıları ile tamamen kaybetti. Oğuzcan Özen‘in dalgın olarak tanımlayabileceğim olağanüstü sesi, Haktan İlhan‘ın astronomik soloları, Sezer Koç‘un sağlam bas ritimleri ve Anıl Atik‘in sürükleyici temposu her zaman olduğu gibi o akşam da beni derinden etkiledi.

Bir çok gruba nazaran The Away Days sahnede çok rahat görünüyor, hatta kendi hayal dünyalarında sürüklenip gidiyormuşçasına. Haktan İlhan, sololarını atarken kayboluyor resmen, çıkardığı her notanın vücudunda yayılışını, en önden izleyen bir dinleyici olarak gözlemleyebildim. Kendisinin müthiş bir zevk aldığı için dinleyicinin de Haktan İlhan’ı görüp eğlenememesi imkansız.

Ses problemleri yaşamalarına rağmen grubun diğer üyeleri de Haktan İlhan kadar kaptırmıştı kendini. Hakikaten The Away Days, yaptığı müzikten dolayı gurur duyuyor ve çok zevk alıyor. Dinlediğiniz grubun öyle hissettiğini görmek konser deneyiminize renk katıyor.

the-away-days

Yaklaşık 1.30 saat süren konserin ardından The Away Days hayran kitlesini daha da genişletti. “Calm Your Eyes”, “Paris”, “Your Colour”, “Sleep Well” gibi şarkılarıyla öne çıkan grup, her zaman olduğu gibi konserlerini “Best Rebellious” ile kapattı. En sevdiğim şarkıları olmasından dolayı konserin son şarkısı olarak Best Rebellious’u seçmeleri onları daha da çok sevmeme neden oluyor.

Konser öncesinde KadıköySahne önünde karşılaştığım bir grup Alman, konser sonrasında The Away Days‘i önerdiğim için çok teşekkür etti. Istanbul gezilerinin en güzel anılarından biri olarak saklayacaklarını, The Away Days’i ise bugünden itibaren sık takip edeceklerini söyledi. Farklı tavırları ve sempatik duygularla baharatlandırdıkları şarkıları, onları derinden etkilemiş olmalı.

Böylece The Away Days‘in bir konserini daha geride bırakmış olduk. Fırsat olsa her gün gidip görmek istediğim grubun konser bitimleri bu aralar beni en çok üzen şeylerden biri oluyor. Fakat konser sonrası güzel bir sohbet için vakit hala vardı cebimde.

The Away Days‘in bateristi Anıl Atik ile KadıköySahne konserleri sonrasında biraz sohbet ettik. Bir kaç soru sorma isteğimi mutlulukla karşıladı.

Öncelikle tebrik ederim, çok başarılı bir konserdi!

En önde her şarkıyı söylüyordunuz, size baktım sürekli bir kere bana bakmadınız ya!

The Away Days bir çok Türk grubunun aksine, reklamını ve önceliğini yurt dışına vermiş durumda. Bunu tercih etmenizin nedeni nedir?”

Kurulduğumuzdan beri tamamen yurt dışı odaklı çalışmaya çalıştık, yurt dışında bilinmek, oranın sahnesini özümsemek, orada daha çok çalışmak istediğimizden dolayı böyle bir tercihte bulunduk aslında. Ayrıca esinlendiğimiz, dinlediğimiz gruplar da daha çok yurt dışından çıkıyor.

The Away Days ismi gerçekten hiç bir yere aitlik hissetmediğinizden dolayı mı geliyor?”

Bunun tam olarak bir cevabı yok, ama bir yandan dediğine paralel bir biçimde düşünüyoruz. Başka bir evrende, uzayda hissediyoruz kendimizi.

Calm Your Eyes’ın videosu çok dikkat çekti, bu fikir nasıl oluştu?”

Bu fikir tamamen Oğuzcan’ın hayal dünyasından, yaratıcılığından kaynaklandı. Ben fikir olarak pek içinde var olmadım açıkçası.

Videolarınızda Elif Kalkan yönetmenliği altında çalışıyorsunuz, her videonuzda Elif Hanım’ı tercih etmenizin nedeni nedir?”

Çok başarılı buluyoruz kendisini, kafamıza yakın bulduğumuz için. Düşüncelerimize, fikirlerimize çok yakın duruyor ve çok çabuk adapte olabiliyoruz kendisiyle.

Gelecekte hangi festivalde çalmak istersiniz?”

Glastonbury ve Reading’de çalmak isteriz. Saat 13.00’de bile çıksak olur.

Klasik röportaj sorularının ardından, tek kelimelik bir çalışmaya geçtik Anıl Atik ile. Bir kelime belirttiğimde aklına gelen ilk cevabı not aldım.

Tutku- Hayat

İstanbul- Gri

İngiltere- Çiçek Kokusu

LGBT- İnsan

Başarı- O ne ya?

Dinlenmek- Anne

İçki- Şiir

Rave Mag- Can (Oğuzcan Özen)

Gelecek- Varolmayan bir şey aslında.

The Away Days’e bana zaman ayırdıkları için tekrardan çok teşekkür ediyorum. 30 Ekim, garajistanbul konserlerinde görüşmek üzere.