I

T GIRL! Peki ya it girl kavramı ne ola ki diye soruların havada uçuştuğu sırada moda dergileri, moda blogları yorumlar yapıp, bize değerlendirmeler sundu. Okuyup öğrendiklerimizin ya da bize gösterilenlerin tarifi oradaydı ama sokakta neredeydi?

İşler İstanbul şehrinde değişiyor. Gördüklerimiz, dergilerin kapaklarında maruz kaldığımız görseller, öğretilen ve kalıba sokulan kadının her türlü halinin en değişik varyasyonlarını görüyoruz İstanbul’da. Etkileşimin en üst düzeyde olan şehirlerde durum haliyle daha da zenginleşiyor. Maskülen, feminen, minimalist, maksimalist, 80’ler, 90’lar, androjen kodlarıyla oynayan tartışmasız “o” diye gösterilen “budur” diye içimizden geçirdiklerimiz kişisel it girl kavramına uyuyor.

Gösterilen olmakla görsel zevki tatmin etmenin arasında ince bir çizgi bulunuyor. Hızlı şehrin kodlarında bunu es geçmemiz muhtemel, hatta zahmetsiz şıklık diye abartılan her şeye gözlerimizi açarak bakmamız da ihtimal dahilinde. Kaotik bir tavır içinde hayatlarımızı sürdürürken, zamanları, mekanları, görünüm kodlarını, duruşu, tavrı, hatta duygularımızı bile hızlı yaşamamız gerekiyor. Risk almak da buna dahil. Kadınların belli bir kalıba sokulup, hoyratça “kadın böyle olmalı!” sözleri her yerde yankılanıyor. IT GIRL! olmanında kendine özgü kodları var imiş… Bu kadarı en azından moda ile alakalıydı, peki ya müzikte işler nasıl gelişiyor? Müzikte gösterilen olmanın bir başka işe yarayan kodu hakkında daha önce yazdığım Çapı Büyüyen Pop Kültürü İzlenimleri adlı yazıda mevcut. Şimdi işin içine tavır da giriyor, ya da müziği nasıl kullandığın, sınırların.

Lady Gaga – G.U.Y. – An ARTPOP Film

Lady Gaga, her zaman gösterilen olmayı çok iyi bildi ve bunu kullandı. Yakınlarının artık onu tanıyamıyoruz demesine kulak asmamış olmalı ki, yıllardır hissettiği gibi davranmaktan, öyle gösterilmekten vazgeçmedi. It girl kavramının içini müzikle dolduracağımız bu yazıda belirtmeliyim ki Gaga, it girl kavramının cesaret kodunu yazıyor. Sadece stilinde değil, çektiği kısa filmler, Tony Benett ile Jazz müzik türündeki çalışmaları, Til It Happens To You adlı video klibi ve şarkısı ile farklı tarzları, anlatıları, olayları cesurca göstermekten asla geri kalmadı. Kaotik kafasındaki her şeyin o kadar planlı olduğunu görürken “IT GIRL!” diye çığlık atsak yeridir.

“I am so fab, check out, I’m blonde, I’m skinny, 
I’m rich, and I’m a little bit of a bitch. “
Donatella şarkı sözünden.

1900’lü yıllarda Elinor Glyn, kadının erotizmini yazdı, Erotic-Avantgarde karakter kodlarını bir kadında buluşturarak bize şuan ki “it girl” kavramının resmini çizdi. Bunu o yıllarda yapabilmek epeyce zordu ama bu çizilen, cesur cinsellik portresi yerine gizli saklı bir erotizmi içinde barındırarak imajı görünür kıldı. Şahsi fikrim eğer pornografik bir tarzda bunu yapsaydı aklımızda bu kadar yer edinmez, “it girl” kavramını tartışırken ismini söylemezdik, erotizm kadına gizemli ve deneysel bir duruş katmasaydı tükenip gitmeye mahkum olurdu.

 Yıllar sonra artık her şey biraz daha kolaylaştığında görünür olmanın daha cesur olmakla alakası olduğu yıllarda pop kültürüne ister istemez bir giriş yapmamız gerekti Andy Warhol‘un New York şehrindeki Factory adlı stüdyosuna kapattığı Edie Sedgwick “it girl” olarak tarihsel süreçte yerini aldı. Şimdilerde ise daha çok birçok kıyafeti, zamanın ruhuna değil de kendi nasıl isterse öyle giyer söylemine uygun şekilde kombine eden kızlarımız için söylenmeye başlandı. It girl kavramının sadece görünüş olmadığını tavrın da önem kazandığı bir kaç yazı dışında pek bir zengin bilgiye rastgelmediğimi üzüntüyle belirtmeliyim.

Die Antwoord – Cookie Thumper

İster ürkütücü gelsin ister, kafam kaldırmaz densin, sıradışı olmanın kodlarını elleriyle yazan Yolandi Visser, tavrının ne kadar sert, uyarıcı ve kışkırtıcı ki bunu kötü anlamda da kullanabiliriz olduğuna aldırmadan rap-rave tarzı müzik yapıyor, benimsenmesi baştan sona zor bir müziği sunuyor. Sıradışı ve onun tepeden inme durmayan hali it girl vakasın da aranan bir özellik.

It girl demenin o kocaman beyaz dişlerle yanlış olacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Hem etnik kökenleri nedeniyle şanslı olan Azealia Banks, Broke with Expensive Taste” albümüyle sadece şansa inanmadığını kanıtlıyor.  Müzik sanatında esmer tenle var olmanın nasıl zor olduğu dönemleri anımsamanız yeterli olur. Jazz müziği sanatında zencilerin sahnede sükse yaptığı sırada, beyazların yüzlerini boyararak sahneye çıkma meselesi sizi ikna etmeye yetecektir.

M.I.A Bad Girls şarkısıyla it girl denilen kavramı özetlemiyor olsa da klibin baştan sona gösterilen olmayı hak ettiğini düşünüyorum. Tavır konusunda şarkıda sözünü esirgemeyen M.I.A, sert ve keskin tavrıyla it girl olarak gösterilen olmanın içini dolduruyor.

 

Beyonce dünya markalarını takip etmekle kalmadı, kendini takibe aldırmayı da çok iyi bildi. Klip net bir tavrı ve anlatıyı benimsiyor. Her zaman istisnasız gösterilen oldu, ilişkisi dahi buna eklendi. Gölgede kalmayan alfa kadını diye adlandırmak kesinlikle yanlış olmayacaktır.

Karşımızda acid queen var. Hala DJ kabinin de fiziksel özellikleri nedeniyle olduğunu düşünenler olsa da ilk kayıtlarından bu yana underground tınıdan uzaklaşmadı. Hatta bunun bile bir illüzyon olduğu tartışılsa da, DJ kabinindeki hakimiyeti, kendine özgü tınıları müzikte “it girl” kavramını açıklıyor bize. Nina aranan bir isim ve bunu kesinlikle hem görsel hem de müzikle başarıyla harmanlayan bir sanatçı.

 

Yakın bir zamanda çirkin ırkçı söylemlere maruz kalması çok üzücü, ırkçılığı bir tek hoşgörü ile aşabiliriz. Hoşgörü zeka ister. Konumuza dönersek “it girl” olmak nedir, ne değildir için özet bir görünüm istiyorsanız FKA TWINGS bunu karşılıyor.  Karşımızda yine öyle çokta alışamadığımız türden bir portre var. Düşsel tınıları, zorlayan down tempo halleri ile FKA bu yazıda olmayı çoktan hak edenlerden.

“It girl” kavramının kısa tarihçesi ve müzik sanatındaki yerini sorgulasakta bu yazının yeterli gelmeyeceği ve herkesin kendisi için bir “it girl” yarattığı aşikar. Ama gösterilen olmanın, hele ki müzik sanatında “it girl” olmanın yolu müzikal tavırdan geçiyor, başka türlüsü mümkün değil. Yine bir çok yazımda da değindiğim gibi erotizmin kalıcı ve peşinden sürükleyen hali başrolde. Pornografinin akıl almaz yükselişinin “it girl” kavramına sıçrama meselesini ayırt etmek oldukça önemli. Ruhun dans ettiği müzik sanatında görsellik sadece bir sunma şekli müziği nasıl sunduğun, hangi tınılarla kimliğini yarattığın, neler anlattığın, kendinden ne kattığın oldukça önemli.