readforenglish copy

Öncelikle geçtiğimiz günlerde yayınlanan ‘Elements’ serisinin son parçası için tebriklerimizle başlıyoruz, gerçekten çok keyifli bir çalışma olmuş biz dinlemeye doyamadık.

Biraz geçmişe dönelim. bize müzikle olan tanışmanızdan bahseder misiniz ? Google’ın olmadığı bir dünyada müziğe ulaşma yöntemleriniz nelerdi ?

mm_gallery_2aPolonya’da yaşarken babam albüm biriktirirdi, bir de bir grupta davul çalıyordu. Sayesinde onunla yaşarken oldukça geniş ve farklı müzik tarzlarına maruz kaldım. Led Zeppelin ve Pink Floyd gibi herkesin bildiği rock’n roll gruplarında tutun da, doğu avrupanın karanlık gruplarına ya da The Residents gibi avangart deneysel gruplara farklı müzik tarzları ve gruplar dinledim. Amerika’ya taşındığımızda tam da CD’lerin raflarda yerini almaya başladığı dönemdi. Babamla ucuz CD’lerin satıldığı dükkanlara gider gözümüze çarpan birşeyler var mı diye bakardık. Bir de annemle babam ‘ 1 Dolara 11 CD’ alın tarzında söylemleriyle meşhur olan Columbia House ve BMG gibi programlara katılıyorlardı. Neyse sonrasında 90larda popüler olmaya başlayan alternatif müziği dinlemeye başladım. Bu alternatif müzik ismi bana komik gelmişti çünkü zaten grunge’dan tutun punk’a, Beastie Boys gibi gruplarınınkine benzer hip hop’a zaten alternatif diyorduk. Sonrasında yavaş yavaş hip hop’a daha da aşık oldum. Ayrıca Daft Punk ve Chemical Brothers albümleri alır, rave partilerine giderdim. O zamanlar Colorada rave partileri sağlam hip hop showlarından daha yaygındı.

Enstrüman çalmak ve müzik yapma konusuna gelirsek, 9-10 yaşlarındayken bir kaç yıl piyano dersleri almıştım ama gerçekten de iyi bir klasik piyano virtüözü olmayı hiç istemedim. Zaten bir süre sonra sıkıldım. Ortaokuldayken bir yıla yakın gitar dersi almıştım, sonrasında da 14 yaşımdayken zaten arkadaşlarla grup kurma girişimlerime başlamıştım. Temel gitar ve piyano bilgim var ama müzik teorisine pek ilgim olmadı. Müzik yaparken teorik olarak doğru olduğunu bilip, güvenerek yapmaktansa, doğru sesleri bulana kadar uğraşmayı daha çok seviyorum. Bu bir nevi ‘cehalet mutluluktır’ yaklaşımı tabi ama benim işime yarıyor. 15 yaş civarı Cool Edit’le tanıştım, kurcalamaya başladım. Cool Edit seslerle oynamak için basit ama işe yarayan bir yazılım platformu. Babam da Polonya’daki kasetleri kaydetmek, düzenlemek için falan kullanırdı. Ama ben C.E’ ile beat aracı olarak kullanmaya başladım. Midi kanalları olmadığı için evde bulduğum CD’leri ve babamın kasetlerden aktardığı dosyaları kullanıp kes yapıştır yöntemini kullandım. Multi-track göstergesi olduğunu bile farketmemişim, 1 sene boyunca tek parça üzerine kes yapıştır yöntemi kullanıp hepsini bir araya getirmeye çalışarak çalıştım. Önce sessiz bir ortam yaratıyordum, tek tek sesleri yapıştırıp sonra kopyalayıp birbirinin üstünde kalanları loop üretmek için yapıştırıp mixliyordum. Kuantizasyon ve grid de yoktu. Bir davul loop’unu seçip, öne çıkarıp kendikendime ‘ hımmm şimdi bu 2,547 saniye, bunu dörde bölersem bir tane dörtlük nota eder, bu da sample’daki 1’de öne çıkarmak istediğim zamana eşdeğer olur!’…. evet kulağa garip geliyor ama deneyip yanılarak öğrenmek bence harika bir yöntem.

Sonunda annemle babam yeni yılda bana hediye olarak bir Acid Pro 2.0 aldılar. Sayesinde sample’ları birleştirmek benim için çok kolaylaştı. 2 yıl kadar önce de ilk MPC 2000xl ‘ mı aldım ve onunla birlikte çeşitli DAW’lar da kullanarak müzik yapmaya başladım. Ama tabi bunlar Google’da ‘ nasıl beat yapılır?’ sorusunu araştıramadığınz, bizim alanda fazla prodüktörün olmadığı ve sample’ların, dijital müziğin nasıl yapılacağını kimsenin bilmediği zamanlardaydı. Hatırlıyorum da çocukken sevdiğim hip hop parçalarındaki beat’leri nasıl yaptıklarını çok merak ederdim. Ama tabi hiç bir fikrim yoktu. Yavaş yavaş sample’ları araştırıp, incelemeyi, kesmeyi, seslerle oynamayı,değiştirmeyi, kendi içinde farklı bir şey yaratmak için birleştirmeyi öğrendim. Artık buna tamamen bağımlıyım!

[soundcloud url=”http://api.soundcloud.com/playlists/4616332″ params=”” width=” 100%” height=”450″ iframe=”true” /]

Günümüze dönecek olursak başta bahsettiğimiz Elements serisi tamamlandı, yeni projelerden bahseder misiniz ?

Şu anda 3 yıldır üzerinde çalıştığım bir sample- free EP’yi bitirmeye çalışıyorum. Aslında bir kısa film olmasını istemiştim. Geliştirme’yi yazmıştım, storyboarding’de çekim için kareler üzerinde çalışıyordum. Ama yeterli bütçeyi bulamadım, o yüzden yarım kaldı. Şimdi Elements’ i bitirdikten sonra, dağıttığım parçaları toparlamaya başladım ve bu EP’yi , parçaların görsel bölümleri hiç olmasa da, bir şekilde toparlayacağım. Tanımlamaya çalışırsam, analog snyth çıkışlı sert davulların ve sample’lada kullanılan estetiklerin de bulunduğu , ılık retro hissiyatlı bir proje…

Michal Menert - Rave Mag

MICHAL MENERT’TEN 4. ELEMENT

Pretty Lights Music’ten Break Science ile çıkarttığınız Electro Touch EP’si çok güçlü bir çalışmaydı benzer ortak çalışmalar planlıyor musunz ?

PLM’den bir kaç arkadaşla çalıştığımız bazı parçalar var, bazıları da remix. Paul Basic’le Half Color isminde bir projemiz var. Çok yakında çıkacak. PLM dışında, Eligh ( of Living Legends), Mux Mool ve NitGrit’le de çalışıyoruz. Hepsinden öte, orgun ön planda olduğu, dinleyince canlı müzik tadı veren bazı parçalarımı yorumlayacağımız bir grup kuruyorum. Grup ortamında yeni şeyler üretebilmek de önemli, grup yaratıcılığı sıklıkla özlediğim bir şey.

Avrupa turnesi ile buralara gelmeyi planlıyor musunuz ? Belki sizi de burada görebiliriz?

Evet! Ben de bir süredir bir Avrupa turnesi düşünüyorum. İstanbul turist olarak ya da turne için gitmek istediğim yerler listesinde en üstlerde. GasLamp Killer’ın Barış Manço parçalarından sample’lar kullanmasından sonra ben de son 4-5 yıldır Türk Psycho- Rock gruplarının albümlerini biriktiriyorum. Şehrin müzik marketlerinde kayıp altın değerinde albümleri arayıp bulmayı çok arzuluyorum. Türkiye’de çalmaya istekli ve hazırım!

Türkiyedeki müzisyenlerle ilgili olmanız, müziğinizde buralardan da melodiler/enstrumanlar dinleyebileceğimizin bir habercisi mi ?

Kesinlikle… Doğu ezgilerinin sample’larıyla oldukça uğraştım, Erkin Koray ve Mavi Işıklar gibi. Doğu enstrümanlarını çalışmayı ve nasıl çalındıklarını öğrenmeyi istiyorum. Gelecekte pek çok farklı entrümanı kullanabiliyor ve sample’larda aradığım pek çok farklı sesi kendim yaratabiliyor olacağım. Eskiden bir sürü sample- free müzik yaptım ve bu yolda devam etmek istiyorum. Hem sample-based hem sample-free müzk yapmak istiyorum. Her ikisinin de farklı avantajları var ve prodüksiyonda ikisini de seviyorum.

mm_gallery_6Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkürler. Yeni çalışmalarınızı heyecanla bekliyor olacağız, son olarak burada ki dinleyicilere söylemek isteyeceğiniz birşeyler var mı ?

Müziğimi bulduğunuz için teşekkür ederim. Türkiye’de beni dinleyen seven hayranlarım olduğunu bilmek inanılmaz bir duygu, hoş zaten hayranlarım olması fikri bile aklımı başımdan alıyor. Umarım kader beni yakında muhteşem ülkenize getirir ve bazılarınızla arkadaş olabiliriz. Müziği ve aşkı paylaşmaya devam! Ayrıca bana da arada Türkiye’yi tanıtacak albümler, parçalar ve yemek tarifleri de gönderin.

 

Röportaj: Arzu Demir      Editör: Kıvanç Pamukçu

readforenglish copy