1990’larda Brand New Heavies’e solist olarak başvuran Jason Kay‘in bu girişimi başarısız kalınca  Jamiroquai grubunun dünyaya gelmesine neden olur. Toby Smith (klavye), Stuart Zender (bas), Wallis Buchanan (didgeridoo)  Nick Van Gelder (davul) ve şarkıcı Jason “Jay” Kay’in bir araya gelmesi ile grup Londra’da 1992 yılında kurulur. Müzik doğaçlaması Jam ve Iroquais  kabilesinden alınan Iroquai’in  birleştirerek ortaya çıkan  Jamiroquai ismi, telaffuzu birçoğu için zor olsa da efsane bir grubun ta kendisi olacaktır. Ayrıca bu isim Jay Kay için sadece bir isim değil aynı zamanda onun yaşam felsefesidir. O zamanlar  Jason Kay‘in  yaratıcılıkta olan  potansiyeli sadece müzik ile sınırlanmaz. Genç solist ticaret işinde de başarılıdır ve kariyerinde bir yerlere varabilmek için sadece müziği ile piyasaya çıkmanın yetersiz kalacağını anlar. Kendine yakıştırdığı şapkası ile sahneye çıktığında o efsanevi Jay Kay silueti ‘Buffalo Man‘ grubun markası haline gelecektir.

İlk single ‘When You Gonna Learn‘ kuruluş yılı olan 1992’de piyasaya sürülür. Bu single ile Jamiroquai gelişmekte olan acid-jazz hareketinin öncüsü olmayı başarır. Funk,70’s soul ve disco müziğinin kombinasyonu 1993’lerde mutlak bir yeniliktir. Öfkeli bir bas çalan wah-wah ritim gitarı yanında yankılanan klavye sesleri funk müziğini anımsatır. Jay Kay’in şarkı söyleme stili Roy Ayers ve Sly Stone’u akla getirse de, benzersiz tarzı ile hafızalara kazınır.

‘When You Gonna Learn ‘ underground dans pistlerini  süratle fetheder. Bu başarıya giden yolun temposu o kadar hızlıdır ki Sony müzik şirketi bu olayı görmemezlikten gelemez. Hemen Jamiroquai grubu ile 8 albümlük bir sözleşme imzalanır. Debut albüm ‘Emergency On Planet Earth‘1993 yılında yayınlanır. Bu albüm  aslında bir yardım çağrısıdır. Grup ekolojiye olan bağlılığını ‘Dünyayı kurtarın’ mesajı ile ilk albümde verir. İngiliz hit listelerinde ‘Too Young To Die’ parçası birinci sıraya tırmanarak ilk platin müzik ödülünü de yanında getirir.

Jamiroquai -Too Young to Die

Bir yıl sonra ikinci albüm ‘Return Of The Space Cowboy‘ yayınlanır. Bu albümde Jamiroquai uyuşturucu, şehir içi kamusal alanların umutsuzluğu ve bu konulardan gelişen kişisel hayal kırıklığını anlatır. Sorunlara albümünde yer veren grup, böylece kentsel müzik sahnesinin vaftiz babası ilan edilir. ( ‘Return Of The Space Cowboy’ şarkısı Londra radyo istasyonu Kiss FM ‘de hala tüm zamanların en çok çalınan parçasıdır.)

Jamiroquai – Space Cowboy

Üçüncü albüm ‘Travelling Without Moving’ ile 1997 yılında  Jamiroquai nihayet uluslararası müzik piyasasına da  ilk adımını atar. Söz yazarlığını geliştirmiş olan yetenekli  Jay Kay, albümde yer alan ‘High Times’, ‘Alright’, ‘Cosmic Girl’ ve ‘Virtual Insanity’ parçaları ile bir kez daha kendisini kanıtlayarak Jamiroquai ismini de küresel bir fenomen haline getirir. Sadece ‘Virtual Insanity’ müzik videosu Jamiroquai’a 4 ödül  getirir. Toplamda  ‘Return Of The Space Cowboy’  gruba beş MTV , bir Grammy ve bir Ivor Novello Ödülü kazandırır. Amerika’da bir milyondan fazla albüm satarak Jamiroquai USA Today Gazetesinin ilk sayfasında yer alır.

Jamiroquai – Cosmic Girl

1998 yılında zamanın en iyi  acid-jazz basçılarından sayılan Stuart Zender grubu terk eder (Zender’in peşi sıra bir çok grup üyesi de aynı kararı alacak ve daha sonra sürekli değişen grup üyeleri arasında orijinallerden sadece Jay Kay kalacaktır).1999’da piyasaya sürülen  ‘Synkronized’ grubun en güçlü albümü sayılır. Albümde özellikle ‘Canned Heat’ ile İngiltere hit listelerinde en başta yer alan “Deeper Underground” parçaları göze çarpar. Deeper Underground şarkısı aynı zamanda Godzilla Film- müzikleri arasında yer alır.

Jamiroquai – Deeper Underground

Jamiroquai kariyerinin en çok satan ikinci albümü olarak geçen ‘A Funk Odyssey’ 2001 yılında hayranları ile buluşur. Jay Kay bu albüm ismini seçerken bir Stanley Kubrick yapımı olan  ‘A Space Odyssey’ filminden esinlenir. ‘Little L’ parçası bir çok ülkede müzik hit listelerine girmeyi başarır.Ardından gelen  albüm 2005 yılında “Dynamite” olur.İyi eleştiriler alan ‘Dynamite’ albümünden single ‘Feels Just Like It Should’ Grammy adayı gösterilir. Bu albümde grup ilk defa  rock havasında low  fi-sound kullanır.

Jamiroquai – Feels Just Like It Should

2006 yılında sıra  ‘High Times The Singles 1992-2006’ albümüne gelir. Albümde en çok dinlenilen şarkılar arasında ‘Runaway’ ile ‘Radio’ dans parçaları, Jamiroquai hayranları arasında özel bir yer bulur. Cebinde bir çok parça saklayan Jay Kay bir sonraki albümde yeni bir evreye ayak basmaya hazır olduğunu belirtir.

Jamiroquai – Runaway

Yayınlanan son albüm olan ‘Rock Dust Light Star’ 2010 yılında hayranların karşısına yine tipik bir Jamiroquai sound’u olarak çıkar ve  dinleyicisini  mutlu eder. Uzun bir  aradan sonra yeniden dans pistlerinde hayranlarını coşturacak olan Jason Key sabırsızlıkla beklenmektedir.

Jamiroquai, 8 Eylül Pazar günü Teoman Performans’ından sonra 22.45’de Rock’n Coke sahnesinde yerini alacak.