LegoweltLegoland değil, Lego dünyası…

Bildiğiniz üzere 23 Şubat Cumartesi akşamı Babylon sahnesi, Den Haag sakini Danny Wolfers, yani LEGOWELT’ i bir kez daha Türkiye seyircisi ile buluşturacak. Etkinlik öncesi Sayın Legowelt kimdir? ne çalar? ne dinletir? şeklinde özet bir inceleme yazısını siz sayın RaveMag takipçileri ile paylaşayım istedim.

Danny Wolfers, Club kültürünün kuzey ana vatanı Hollanda’da Lahey kentinde yaşayan ve 90’ların ikinci yarısı, şu an popüler olan fakat o zamanlar underground sayılabilecek elektronik müzik ortamında üretimine başlamış. Aktif olmaya devam eden Wolfers, hala underground tutumu ile üretimlerine devam etmektedir. Profesyonellik zamanı 20. Yılına yaklaşırken ürettiği müziği acid, house, Chicago house, Detroit techno, minimal techno, disco, italo, electroclash, 70’ler ve 80’ler Avrupası soğuk soundlarının, karanlık harmanlanması gibi düşünebiliriz. 12 yaşında sahip olduğu synthesiser ile elindeki plaklara benzer kayıtlar yapmaya çalışan Wolfers özetle zamanın house ve tekno müziklerini üretmeye başlar. 96’ da ilk kasetini , 98’de ilk plak ve CD çalışmalarını piyasaya sürer. Çıkarttığı ilk CD olan “Reports from the Back Seat Pimp” 2003 yılında hemşerisi olan Bunker Records’dan plak olarak tekrar yayınlanmıştır. Ayrıca hemen belirtelim, aynı sene ülkemizde ilk olarak zamanın “Cool” isimli mekanında sahne almıştır. 2004 yılında ise zamanın başarılı mekanı “Auf”da daha çok ses getiren bir performans gerçekleştirmiştir. Bu konuda Taylan Sinan Yılmaz’a ne kadar teşekkür etsek azdır. Danny Wolfers prodüksiyonlarına halen Lahey’ de (den Haag) bulunan evinde kendine has, çoğunlukla eski model synthesiserlar , eski drum machineler vb. eski hardwareden oluşan mini koleksiyonunu zamane teknolojisini az kullanarak devam etmektedir.

Legowelt ismi ile 20’ den fazla kayıt ve albümü olan Wolfers,  Psychic Stewardess, The, R-Zone, Raheem Hershel, Salamandos, Gladio ve dahası da olan isimlerle değişik türlerde müzik prodüksiyonları yapar. “Legowelt” projesi 32 kanallı canlı elektronik enstrüman ile yapılırken, “Polarius” sadece bir drum machine ve küçük bir sample aleti ile yaptığı üretimleri kapsar. Sahip olduğu çalgı aletlerinin çeşitliliği ve birbirinden farklı müzik stillerinden etkilenmesi proje isimlerinin farklı olmasına sebeptir. Eski türlerden modern müziğe kadar geniş bir yelpazeden bahsediyoruz. “Elephanten Boots” isimli bir filmin soundtrack’ ini yapmıştır. John Carpenter sever, piyasa müziğini sevmez, kop kop çalmaz, bakkaldan uzak durur, müziği dans etmek için yapmaz, dans eden zaten club zihniyeti ile dans etmez, kısacası müziğini yapar ve keşfedilmemiş olanı sunar.