C

uma günü Sofar Sounds Istanbul ve Shazam Türkiye’nin Direktörü Eda Demir ile bir araya geldik. Sohbetimiz tabii ki müzik üzerineydi. Eda Demir kendi müzik zevklerinden, 2015’ten ve Sofar’dan bahsetti.

Eda_Demir

Eda Demir’i Tanıyalım:

– Sabah ilk dinlediğiniz parça neydi?

Sabahları müzik dinlemiyorum çoğu zaman.

– Bu hafta kesinlikle bu grubu dinlemem lazım dediğiniz bir isim var mıdır?

Ezgi Aktan. Sofar Sounds Istanbul’un yeni keşfi.

– Bugünün soundtrack’i ne olsun?

Coldplay‘in yeni albümünden “Adventure of a Lifetime” olsun. Hayranım Coldplay’e.

– Karakterinize en yakın müzik türü nedir?

Eskiden Brit-Pop’tu, şimdi elektronik altyapılı rock. Fakat bir yandan da türkçe sözlü hafif batı müziği. Fado’yu da unutmamam gerek tabii.

– Bir tiyatro metni yazmayı göze aldınız, yardım etmesi için yanınıza almak istediğiniz sanatçı kim olurdu?

Ferhan Şensoy. Ben onu yanıma almam da o beni yanına alır aslında.

– Dünyanın herhangi bir şehrinde konser verebilseydiniz hangi şehri seçerdiniz?

Chicago. Chicago’da 4 sene yaşadım ve müzikle olan bağı, kültür – sanata olan yaklaşımı muhteşem.

Sofar Sounds Istanbul

– Sofar Sounds Istanbul bu sene Salon’da konser serisine başladı. Bu olay nasıl gelişti? Sonuçları sizin için memnun edici oldu mu?

Kısıtlı sayıda insana ulaşabilmemiz büyük bir sıkıntıydı. Istanbul dünyaya göre çok farklı çünkü talep çok fazla oluyor. Evin salonu maksimum 40 kişi alırken, başvuru sayısı 3200 civarında dolaşıyordu. Durum böyle olunca yaratmak istediğimiz bu güzel olay, insanları üzmeye başladı ve çok fazla sitem mesajı almaya başladık. Biz bu yola insanları mutlu etmek için girmiştik. Bu nedenle bir çözüm bulmamız şarttı fakat yarattığımız bu ev samimiyetini de bozmak istemiyorduk.

Aslında ilk projemiz , New York ve Londra’da yapılmış olan Sofar + Festivali‘ni gerçekleştirmekti ancak bunu gerçekleştirmek için zamanımız ve maddi imkanımız yoktu. Çözüm sıkıntısı yaşarken imdadımıza Salon yetişti. Tekliflerini kabul ettik çünkü Türkiye’de müziği merkeze koyan bir kurum olduklarını biliyoruz, bu da Salon’a yakın hissetmemiz için gerekli tek sebepti. Adının Salon olması da cuk oturdu tabii.

– Yurt dışında Salon gibi büyük bir mekanda konser yapılmıyor, sizce bu Sofar Türkiye’nin karakterini etkiledi mi?

Aslında sadece Türkiye salon konseptine sağdık kalıyor. Dünyada genelinde Sofar, stüdyolarda kafelerde, sergi alanlarında, bulabilirlerse evde yapıyor. Onlar, konserleri biraz da beklenmedik yerlerde yapmanın peşindeler. Biz Sofar’a sağdık devam ediyoruz, sadece yan bir konsept başlattık. Başta birçok negatif yorum geldi, fakat katılımı görünce doğru yolda ilerlediğimizi anladık. Salon gibi bir mekanda biletlerimizin tükenmesi de doğru kararın büyük bir kanıtıydı.

– Istanbul’da Sofar’ın katılım sayısı şaşırtıcı derecede yüksek, Sofar’ın merkezi bu konuda herhangi bir geri dönüşte bulundu mu?

Global ekip çok şaşırıyor bu hale. Çok emek veriyoruz, her detayın üstüne düşüyoruz. Çekim sırasında açılardan, ışığa kadar her şeye dikkat ediyoruz. En etkileyici, en sıcak şekilde nasıl çıkarabiliriz diye düşünüyoruz. Sofar Global de bu emeğimizin karşılığını mail ve Skype üzerinden sürekli tebrik ederek ve hayretler içinde kaldıklarını belirterek veriyor. Başarımızın sırrını merak ediyorlar tabii.

– Sofar Sounds Istanbul’da yer alacak sanatçıları nasıl belirliyorsunuz?

Kendimi bildim bileli, yeni sanatçıları keşfetmeyi sevdim. Türk sanatçılarını tanımak ve yardım etmek için her şeyi yaptım. Bu istek işe çevrilince çok güzel meyve veriyor. Başta biz keşfettik, 2-3 ay sonra sanatçılar bize başvurularda bulundu. Çok detaylı bir inceleme yapıyoruz. Belli bir müzik çerçevemiz var fakat bunu geniş bir perdede tutmaya çalışıyoruz. Belli bir müzikal beklentimiz de var tabii ki. Seçimler tabii ki biraz kişisel, bir ekip çalışması var. Fakat kaliteli olduğunu düşündüğümüz her sanatçıya açığız.

– Bir çok sanatçı Sofar  çatısı altında müzikseverle buluştu, peki sizi en çok etkileyen konser hangisiydi?

Utkan La Deniz. Tsu! Hedonutopia. Can Güngör. Muhteşem konserler verdiler. Gözümü kapattığımda orada olduğumu görebiliyorum.

– Sofar sayesinde bir çok yeni sanatçı kendini tanıtma şansı buluyor. Bu sizler için nasıl bir duygu?

Böyle bir şeye aracı olabiliyorsak ne mutlu bize. “Cool” davranıp böyle şeyler normal demeyeceğim, çok mutlu oluyorum gerçekten. Sanatçıların yolunun Sofar kanalıyla renklendiğini görünce duygulanıyorum.

– Sofar Sounds Istanbul’un 2016 projelerinden bahsedebilir misiniz biraz? Istanbul’daki müzikseverler farklı bir şeyler beklesin mi? 

Sofar’da konseptin dışına çıkmamak için kendimizi zorluyoruz. Ev konserleri büyüsünü bozmak istemiyoruz çünkü kökenimiz bu. Bu çizgiyi bozmayacağız.

– Sofar, Istanbul’da çok popüler. Peki Sofar’ı Türkiye’nin başka şehirlerine taşımayı düşünüyor musunuz?

Sofar Turne adlı bir proje altında İzmir, Bursa ve Eskişehir‘e gitmeyi planlıyoruz, mümkün olursa da Antalya ve Adana‘ya gidebilmek bizleri çok mutlu eder. Şartlar sağlanırsa yazın Sofar + Festivali‘ni de gerçekleştirmek istiyoruz. Bir çok müzisyeni bir günde sahneye çıkarmak şahane olur. 

Sofar Sounds Istanbul’un gelişmelerine buradan ulaşabilirsiniz.

2015

O halde size 2015 yılıyla ilgili sorular soralım;

– 2015’in en önemli olayı sizin için neydi?

Kaan Tangöze‘nin yeni albüm çıkarması. Magazinsel kısımlarını kenara bırakıyorum.

– Hangi festivallere katıldınız?

Austin, Texas’ta gerçekleştirilen SXSW‘a gitme şansını yakaladım bu sene.

-Sizin için 2015’in müzikal keşfi neydi?

Türkiye’den Ezgi Aktan ve Deniz Tekin, yurtdışından ise Oscar and the Wolf.

– Yılın en iyi albümü?

Çoğunluğa katılarak Foals‘un “What Went Down” albümünü söylemek zorundayım.

-Yılın en iyi grubu?

Ben daha overall bakıyorum , bu nedenle bir grubun başarısını bir seneye bağlamayı doğru bulmuyorum. “Yılın En İyileri” listeleri yapan biri değilim. Röyksopp albüm çıkarsaydı benim için yılı grubu onlar olurdu.

-Bu sene en çok üzüldüğünüz müzik haberi?

Sofar Sounds Global konserleri biletli yapmayı istiyor. Daha yapılmadı ama bu beni endişelendiriyor ve üzüyor.

Sosyal medyada çok aktifsiniz ve espritüelliğinizle ön plana çıkıyorsunuz, o halde:

– Karşılaştığınız en sinir bozucu tweet neydi?

Devlet büyüklerimizin pişkin tweetleri diyebiliriz.

2016

– 2016’dan beklentileriniz nedir?

  • İçinde müzik olmayan yeni bir proje gerçekleştirmek istiyorum. Müziksiz bir proje bana iyi gelecektir.
  • Sofar’ın keşif şansının hiç bitmemesini istiyorum.
  • Devlet terörünün bitmesini istiyorum.

– Seneye dinlemeyi en çok istediğiniz grup nedir?

Coldplay‘i dinlemeyi çok istiyorum. Dinlemek istediğim çoğu grubu dinledim bir tek Coldplay kaldı.

Tek Kelime

Istanbul – Gitmek istediğim yer. Burada yaşamak istemiyorum.

Portland – Taşınmak istediğim yer. Bu sene kendime, hayatımın bir bölümünde Portland’da yaşayacağıma söz verdim.

Ideal – Mutlu biri olmak. Hiç bir şeye zorunlu olmamak.

Kahve – Americano.

Hayal – Lara Di Lara’nın son şarkısı, hastasıyım.

Rave Mag – İyi içerik.

Eda Demir’e bize vakit ayırdığı için çok teşekkür ederim.