N

ihil Piraye oluşumlarını “free rock” olarak tanımlıyor. 2011 çıkışlı çokça gelecek vadeden bir müzik grubu. Şarkıları kimi zaman öykübilim tadında kesitler sunuyor. Şarkıları İzlanda kadar rahatlatıcı, Danimarka kadar alabildiğine yeşil! Bazen de  öyle dispotik bir yerlere de sürükleyip, götürüyorlar ki sizi: “ne oluyoruz!” diyorsunuz. Demeye devam!

Yeri gelmiş iken; 7 tekliden oluşan “Değildir” serisinin ilk parçası “Evde Kimse Yok” yakın zamanda yayınlandı. Çokça da beğendik, oldukça da sevdik. Tüm müzik platformlarında bulabileceğiniz üzere, dinlediğinizde de anlayacağınız gibi; böylesini tüm müzik platformlarda bulanacak türden de değiller. Onların da dedikleri gibi, kendi janr ile özdeşleşen pek nadir oluşumlar var Türkiye’de. İşte bu noktada Nihil Piraye tüm dengeleri tepetaklak eder bir cinste.

Evet, ilk albümleri “Sanduka” sonrası çizgilerini pek bozduklarını söylememek pek bir zor. Çıtayı daha üste taşıdıklarını da her yeni performanslarında görebiliyorsunuz. Özellikle Berk’in vokali bana Mads Langer’ın kullandığı vokal tekniklerini anımsatıyor. Daha sert olsa da, yine de birkaç tık öteye taşıyor gibi! Sahi, neden öyle?

Vokalde Berk Sivrikaya, akustik ve elektronik vurmalılarda Yağız Nevzat İpek, tuşlularda Zafer Sernikli, gitarda Alp Alptekin, davulda Ozan Çirkinoğlu, basta Emre Dereli ve üflemeli tuşlularda Erentuğ Turan yer alıyor. İtiraf da etmeliyim; son zamanlarda ülkemizde müzikal açıdan farklı sesler duymak oldukça iyi bir his! Bu öyle bir şey ki; batı müziği sentezi yapabilen yerli gruplarımızın var olması, gerçekten de umut ve heyecan verici bir olay.

Hiç masal dinlemediyseniz, kimi zaman çokça üzgün, kimi zaman eğlenmek isterseniz ve en önemlisi de geçmişi özleyip duruyor iseniz ve hala Nihil Piraye dinlemediyseniz; bana ardı sıra (;) kullandırmayı tercih ediyorsanız; onları bir dinleyin!

Ve isterseniz de bir de onları onlardan dinleyelim!

Merhabalar, öncelikle nasılsınız?

Berk: Selam. Keyfimiz yerinde. Heyecanlı ve sakiniz.

Yağız: İki şarkının daha kaydını bitirdik sayılır, sakinliğimiz yorgunluğumuzdan, heyecanımız bu şarkıları paylaşmaya oldukça az zaman kalmış olmasından.

Pekiyi, kimsiniz?

B: Şu an Berk (ben) ve Yağız’ız (o). Gün içinde bu değişebilir tabii. 7 ila 10 kişiye kadar çıkabiliyoruz zaman zaman. Adı Nihil Piraye olabiliyor. Bi serbest rock grubu olabiliyoruz.

Y: 10’dan bile fazlayız aslında bu grubu var eden aile olarak. Yeni insanlar da ekleniyor bu süreçte aileye. Birlikte zaman geçirmeyi, paylaşmayı, müzik ve hayat hakkında konuşmayı seviyoruz. Ürettiğimiz müzik hayatlarımızı, hayatlarımız ürettiğimiz müziği besliyor. Sahnede 7 kişi görüyorsunuz ama dinleyiciler arasında da bir kısmımız mevcut. Konserlerde etrafa dikkatlice bakınca da bu fark ediliyor zaten.

Yedi tekli ne durumda? İlkini tükettik, sindirdik de sanki. İkincisi ne zaman gelecek dersiniz?

B: İkincisi Eylül’de gelecek. Sonrası daha hızlı. Aralık sonuna kadar yediyi tamamlıyoruz.

Sizi dinlerken başımı aldım Brington’a gittim. Sonra bir baktım Bratislava’dayım. Öyle ki bak kaç gün oldu, ancak bir araya gelebildik! Bu şarkılara yüklenen ruhu anlatır mısınız biraz?

B: Kesin olarak şunu yükledik, bunu almalısınız diyemem. Ne istiyorsanız onu yüklemedik, ama ne istiyor iseniz onu alabilirsiniz. Dinleyiciye dair bir iddiamız, vermek istediğimiz kesin bir mesaj yok. “Okuduğumuzu anlayalım” tadında şarkılar değil bunlar. Nereye çekerseniz oraya gelebilecek kadar yavşak, pislik sesler çıkardık.

Y: Aslında sözler de mutlak durumlardan ziyade bir hissiyatı anlatma peşinde. Bu 7’li biraz da ayin kıvamında şarkılardan oluşuyor. Hayal kırıklığı, kapana kısılmışlık, kabullenme veya özgürleşmenin nasıl hissettirdiğini -nedenlerimiz farklı olsa da- benzer şekilde deneyimliyoruz. Ayinin temelinde de bu var, insanları mutlaklar değil, muğlak ama derin bir ortak frekansta bir araya getirmek gibi. Bu yüzden bu 7 teklinin evinizde ya da dışarıda kulaklıklarınızda dinleyeceğiniz halleri ile konserlere gelip bizimle o anda deneyimleyeceğiniz halleri farklılıklar gösteriyor. Konserlerde dinleyici de sadece orada bulunarak ve bizimle aynı deneyimi paylaşarak müziği etkileyebiliyor. Ortak bir salınım yakalandığında çok acayip oluyor, feedback’te olduğu gibi sürekli birbirini besleyen bir döngü ortaya çıkıyor, sonrasında ne olduğunu çok hatırlamıyoruz genelde, acayip bir birlikte varoluş anı.

Çok merak ediyordum, sorayım da kurtulayım. Neden Nihil Piraye?

B: Çünkü Nihil Piraye güneş sistemimizin en büyük on sekizinci gezegeni.

Evde hala kimse yoksa geliyoruz biz!

B: Ekmek alın gelirken.

Y: Birazdan stüdyoya geçeceğiz, oraya da uğrayabilirsiniz.