2

012 yılında İstanbul’da kurulmuş olan Emergency Broadcast Band‘ı konuk edeceğim keşif sahnesi sert ve alışması zor tınılarla yankılanıyor. İlk dikkatimi çeken işleri Diren Gezi Parkı dedikleri video klibi oldu ki grubun bu olayı sanatlarında işlemeleri dikkati hak ediyor. Protest müziğin ülkemiz dahil birçok ülkede tehlike arz ettiğinin düşüncesi çok açık. Sound ve vokal tekniği ile bazı şeyleri anlamamız değil de kafamıza sokmamıza çalışır bir halleri var. Şu sıralar müzikte maalesef ki süregelen sığlığın ve yapış yapış aşk sözleri ve günlük hayattan çıkma jargondan kendini ayrı tutuyor. Öyle sıyrılmakta inanın ki şans eseri olacak bir şey değil.

Genel hatlarıyla ilk başta dinlenmesi zor bir topluluk Emergency Broadcast Band.

2012 yılında kurulmasına rağmen grup içinde bu denli kısa zamanda oyuncu değişikliğine gidilmesi tutarlılık sorunu gibi görünse de grubu dinlediğiniz de müziği sorgulayan, tartışan ve daha iyisi için yol ayrılıklarına eyvallah diyen yapıyı hissedeceksiniz.

Umut verici olması yanı sıra grup tanıtımının yetersiz olması büyük handikap. Handikap demişken grup elemanlarının vokalden daha arka planda kalması sahne performansının devinimi, grup olmanın vermesi gerektiği birlik havası açısından sahne görselliğini zayıf bırakıyor,zora düşüyor. Elbette, vokal karizması diye bir şey olduğundan haberdarım…

Evvelden beri yurt dışında icra edilen bu müzik ve vokal tekniği bizim için ilk başta hala risk. Üzülerek belirtmeliyim ki o riski almak için cesur olmak gerekiyor. Emergency Broadcast Band özlediğimiz sorgulama hırsını, karmaşanın içinden beslenen sanat için hardcore olmaya davet ediyor. Son olarak dil seçimlerinden bahsetmeden geçemeyeceğim;İngilizcenin mekanik tınısı şarkı matematiğine iyi yedirilmiş.

Emerengcy Broadcast Band il ilgili ne var ne yok derseniz;

Facebook | Bandcamp | YouTube