“Merhaba!” diyerek konsere başlayan Moriarty, sıcak kanlı tavırları ve pozitif enerjileri ile seyircilerin güzel bir başlangıç yapmasını sağladı. Sahnede her zamanki teatral davranışlarını sergileyen grubun enerjisi bütün performansları boyunca devam etti. Konserin XXF: Very Very French kapsamında olmasından dolayı sanırım, salondaki Fransızların sayısı oldukça fazlaydı. Ülkemizde çok popüler olmayan grubun yine de hatırı sayılacak derecede, bir çok şarkısını ezbere bilen Türk hayranı olması oldukça şaşırtıcı. Gördüğü bütün yabancılara kendi dilini öğretme sevdalısı bir millet olarak, grubun açılıştan sonra, ilk şarkının hemen ardından “Nasılsınız? Bizim adımız Moriarty.” demesi hepimizin yüzünde gülücükler neden oldu.

Gruplarda genelde frontman’ın önde oluşuna ve dikkat çekmesine rağmen Moriarty‘de bütün grup üyeleri birbirleriyle uyum içindeydi. Grup, sempatik davranışları, yetenekleri (kendi aralarında sürekli enstrümanları değiş tokuş ettiler.) ve Rosemary‘nin güzel sesi sayesinde seyircilere yaklaşık 1 buçuk saatlik keyifli bir zaman geçirtti. Kısaca güzel şarkılarını, etkileyici sahne performansları ile başarılı bir şekilde harmanlayan Moriarty, konser boyunca insanların sıkılmasına müsaade etmedi. Aksine yorgunluklarını bile unutturdu diyebiliriz. Belki yakın zamanda tekrar geliriz diyen grubu yeniden görebilmeyi umuyoruz!