Stephan Micus’tan Ruhun Dili

Yeni yerler görmek ve yeni şeyleri keşfe çıkmak, bir bireyin ihtiyacı değil; bana, tam anlamıyla isteği olarak gözüküyor. Bu istekler hayatınızın hangi zamanında size uğrar bilemezsiniz. Ama işte o istekleri gerçekleştirmiş bir müzisyeni dinlemenin yaşattığıysa, oturduğun yerden dünyayı dolaşmak gibi. Ben, böyle bir geziye uzun zaman tuhaf bir inatla adını öğrenmemekte direnerek dinlediğim; öğredikten sonra da peşini bırakmadığım Stephan Micus’la başladım. 16 yaşında Doğu’ya çıktığı seyahati ve sonrasında, tanıştığı farklı enstrümanlarını kullanarak ve etkilendiği kültürleri birleştirerek kendi müzik dilini yaratan bir bilgeden bahsediyorum. Eğer bu yazı öncesinde Micus’u dinlemediyseniz, bilge sözcüğü belki de biraz iddialı gelebilir ama dinlediğinizde hak vereceğinizi düşünüyorum. Yani olası ‘Ne diyosun? Müzik bilgeliği öyle kolay şey mi?’ sorusuna karşı vereceğim cevap: ‘Sadece müzik bilgeliğinden bahsetmiyorum ki.’ olurdu.

Yere göğe sığdıramamak dedikleri böyle bir şey olsa gerek… Stephan Micus’un diskografisinde, ECM’den 20 albümü bulunmakta. Haliyle, ‘Hangi birinden başlamak gerek?’ diye düşünülüyor. Açıkçası, 1992 yılında çıkardığı albüm ile aynı adı taşıyan ‘To the Evening Child’ ile serüvene başladım ben, aslında sürüklendim desem daha doğru galiba. ‘Athos’tan ‘On the Way Back’ ve ‘The Garden of Mirrors’ dan ‘Passing Clouds’ ile ‘Violeta’ devam olarak gelebilir. ‘Desert Poems’ den ‘Adela’yı, ‘Life’tan ‘The Temple’ı; ‘On The Wing’ten ‘Gazelle’i ve son olarak bu sene Mart ayında çıkardığı ‘Panagia’dan ‘You Are a Shining Spring’i dinleyin derim. Bu akşam Salon İKSV’de konser verecek olan Stephan Micus’ın bu özel konserini kaçırmayın derim.

Etkinlik | Biletix

Stephan Micus: