Y

eni albümleri “The Waiting Room”un turnesi kapsamında geçtiğimiz cuma akşamı Zorlu PSM’e konuk olan, İngiliz melankolisinin kült grubu Tindersticks, dinleyenlere kolay kolay unutulmayacak bir gece yaşattı.

Zorlu PSM cuma akşamı oldukça etkileyici isimlerle süslediği yaz dönemini Tindersticks ile açtı. Müzikseverler nezih bir konser öncesinde Zorlu PSM Genel Müdürü Murat Abbas’ın plak dinletisinde kan akışını hızlandırdı ve 21.00’de başlayan konser için kendini hazırladı.

Stuart_Staples_Zorlu_PSM

Tindersticks, bana kalırsa müzik piyasasının “gurme yemeği”. Herkesin yemeğe cüret edemediği, Michelin yıldızlı bir şefin imza tabağı bir bakıma. Sunacağı çok olan, fakat pek az kişinin gerçekten tadına varabildiği özel bir grup kendileri. Durum böyle olunca, Zorlu PSM’e varmadan önce katılım konusunda bazı endişelerim vardı lakin beklentilerimin çok üstünde bir katılım ve bu özel yemekten bir ısırık almaya hazır cesur bir insan topluluğu ile karşılaştım. Oldukça olgun bir dinleyici kitlesi ile dolan salon, boğuk sesli şefimiz Stuart Staples’ın gölgesinin sahneye düşmesi ile beraber bir alkış tufanı başlattı ve gecenin başlaması için düdüğü çalmış oldu.

Tindersticks, konseri Damien Rice ile de çalışan baterist Earl Harvin’in narin fakat kararlı fırça dokunuşları ile süslediği düşük tempolu şarkılar ile açmaya karar verdi. Konserin ilk çeyreği Earl Harvin’in caz ve soul’dan bir tutam sunduğu fırça dokunuşları ve Stuart Staples’ın boğuk sesinin vals yapması ile geçti diyebilirim. Oldukça sakin, naif ve duygusal olan bu bölüm minimal dokunuşların dinleyen üzerindeki masif etkisine örnek gösterilmesi gereken bir performanstı. Stuart Staples tabağa minik dokunuşlar ekleyerek bir şaheserin nasıl yaratıldığını gösterdi.

IMG_1328

Oldukça sakin ve yoğun geçen açılış döneminin ardından tempo, dinleyeni ters ayakta yakalayan “Johnny Guitar” cover’ı ile arttı. Orkestral düzenlemelerdeki olağanüstü başarısı ve tecrübesini Johnny Guitar’a aşılayan Tindersticks, sevenlerine muhteşem bir hediye sunmuş oldu. Bu cover’ın ardından mütevazi bir şekilde aperatif görevini üstlenen Neil Fraser ve David Boulter sahneye ağırlığını koymaya başladı. “Show Me Everything” gibi daha yüksek tempolu ve klavye altyapılı şarkılar ile devam eden Tindersticks, kişisel yeteneklerini harmanlayarak beş kişilik dev bir orkestra işlevi görmeye başladı. Geceye yeni albümlerinden parçalar ve klasikleşmiş yapıtlarının harmanıyla devam eden İngiliz topluluk oturmuş sound ve kaliteli müzik terimlerinin adeta sözlük anlamını gösteri haline getirdi ve böylece müzikseverleri evlerine yüzlerinde gülümsemeler ile yolcu etti.

Cesur bir cümle olsa da gecenin en azından benim için en keyifli anı açılış bölümünden sonra, Neil Fraser ve Earl Harvin’in duo olarak doğaçlama yapması oldu. Muhteşem bir klavye altyapısı sunan Neil Fraser, Earl Harvin’in bana kalırsa rüzgarın doğa üzerindeki etkisinin bir rekreasyonunu sergilemesini sağladı. Doğaçlama sonrasında grup şaşkınlık ve hayranlık arasında kaybolmuş bir salona bakıyordu.

Kısaca özetlemek gerekirse tecrübe ve yetenek dolu Michelin yıldızlı şefimiz Tindersticks, Zorlu PSM’de sevenlerine nezih bir akşam yaşattırdı. Second Chance Man gibi hafif bir başlangıç ile geceyi açan grup, Earl Harvin – Neil Fraser duo’sunun doğaçlaması ile imza tabağını sundu, Show Me Everything ile de çok ağır olmayan ve ağızda dağılan bir tatlı ile geceyi şık bir şekilde noktaladı.