Biz ülke olarak İskandinavları pek seviyoruz. Müziklerine, filmlerine doyamıyoruz. Belki de içlerinde en huzurlu olan ülke Danimarka’dan Agnes Obel, 5 Aralık Perşembe ve 6 Aralık Cuma günleri Salon İKSV‘de.

Agnes’ın çocukluğu oldukça sıra dışı bir çevre ve aileyle geçti. Babasının eski eşya ve enstrüman toplama takıntısı, annesinin de çok iyi bir müzisyen olması Agnes’ın farklı bir çocukluk geçirmesine neden oldu. Annesi, piyanoda sürekli Chopin ve Bartok çaldığı için Agnes’ın neyin etkisi altında olduğunu görebiliyoruz. Çok erken yaşta piyano derslerine başladı ve müzikal karakterini piyano dersi için eve gelen öğretmeninden aldı. “Sevmediğin hiçbir şeyi çalma” uyarısı Agnes’ın rahat ve seçici bir tutumla müzikte ilerlemesine neden oldu. Genç yaşında, jazz tınılarını Avrupa folk şarkılarıyla harmanlayan müzisyen Jan Johansson‘un da etkisi altında kalan Agnes, 1987 yılında bir grupta bas gitar çalmaya başladı.

Lisede çömlekçilik ve müzik eğitimi alıyorken, 17 yaşında stüdyo sahibi bir adamla tanıştı ve ses tekniklerini öğrenmek için anında okulu bıraktı. Berlin’e bir ziyareti sırasında Kopenhag’ın boğucu ve küçük olduğunu, müzik yapması için elverişli olmadığına karar verip, oraya yerleşmeye karar verdi. MySpace sayfasına koyduğu “Just So” şarkısı Almanya’da Deutche Telekom reklamlarında çalmaya başlayınca gereken tüm ilgi ve beğeniyi toplayıp albüm çalışmalarına başladı.

2010 yılında Philharmonics albümünü kendi yazdığı sözler ve kendi çaldığı piyano ile hazır hale getirdi. Basit melodi ve seslerden hoşlandığını belirten müzisyen, orkestra tercih etmediğini belirtiyor. İlk albümü Philharmonics ile Belçika’da satış rakamları nedeniyle ilk ödülünü daha sonra da Danimarka’dan diğer ödüllerini almaya başladı. Sonrası tahmin edeceğiniz gibi birbirinden harika eleştiriler…

Bu arada Agnes Obel’in bir adet Elliot Smith coverı var hem de Between the Bars. Garip Dannish aksanıyla getirdiği yorum ve kattığı hava çok güzel.

2013 yılında ise ikinci albümü Aventine‘i yayınladı. İsim olarak Roma’yı çevreleyen tepelerin adını yani, Aventine’i seçme sebebi sadece kulağa güzel gelmesi. Önce besteleri hazırladı ve daha sonra enstrümantal parçalara söz yazmakta zorlandığını belirtti. Bu nedenle albümün büyük kısmını enstrümantal parçalar oluşturuyor. Albüm en ince detayına kadar Agnes’ın eseri. Tek kelimeyle harika diyebiliriz. Tek göz odada tüm kaydı tamamladı. Her şeye yakın durarak, her şey elinin altındayken tamamlamak çok rahat ettiği bir ayrıcalık oldu. 4 Ekim’de İngiltere’de müzik piyasasından insanlara ve gazetecilere Ludovico Einaudi‘nin vereceği konser öncesi sahne aldı ve beğeniler beklenenin de üstünde çıktı. Aldığı her yorum olumlu. İngilizler öve öve bitiremiyorsa zaten bir şey vardır.

Bu İskandinav sesi kaçırmayın. Sahneden yetenek fışkıracak, naif rüzgarlar esecek. Hiç şüphe yok. Stresten ve kafanızdaki düşüncelerden arınmak istiyorsanız çok iyi bir konser olacaktır sizin için. Agnes Obel’in dingin sesinde kaybolmakta özgürsünüz.

Etkinlik | Biletix

Agnes Obel:

Soundcloud | Facebook | Twitter | YouTube