Yıl: 2010

Albüm: “Plastic Beach”

Dinlenebilecek en iyi versiyonu: BBC Radio 1 – Live Lounge performansı.

Teknik Varlıkları: Yoğun synthesizer, drum machine ve perküsyon kullanımı ile albümün enerjisini yükselten parçalardan biri olan “On Melancholy Hill”, Damon Albarn ve Jamie Hewlett tarafından yazılmış. Şarkı, Damon Albarn’ın kişisel kullanımı için kurduğu Stüdyo 13‘te kaydedilmiş. 2D‘nin yumuşak vokalleriyle şarkı pamuk şeker kıvamında. Şarkıda sözü geçen denizaltından fırlamışçasına, grup üyelerinin denizci kıyafetleriyle yaptıkları canlı performanlar ise olaya yakınlaşma sebepleri arasında. Tüm bunların üstüne, beni her dinlediğimde türlü duygu değişikliklerine sokan akustik performansları ise ksilofon ve vokalin öne çıktığı armonik bir ninniye dönüşüyor. Şarkının sürükleyici animasyon klibi, bir savaş alanında geçen hikayesiyle yoğun bir serüven sunuyor. Denizaltı ile yolculuk yapan grup üyelerinin yanında, albümün yapımında yer alan isimler de görülüyor. Klibin sonunda ise albüme adını veren “Plastic Beach” ortaya çıkıyor.

Hikaye:

Up on melancholy hill
There’s a plastic tree
Are you here with me?
Just looking out on the day of another dream
Well, you can’t get what you want but you can get me
So let’s set out to sea, love
‘Cause you are my medicine
When you’re close to me

Damon Albarn, 2010 yılında Gorillaz‘ın Amerika turnesi esnasında, tüketici kimliklerimizden doğan pesimizm ve bu pesimist bakış açısının içindeki güzelliğin, onu melankoliye iten güç olduğunu söylemiş. Tüketim ve toplumdan soyutlanma konularına değinen şarkının sözlerinde geçen “plastik ağaçlar”, Radiohead‘in de aynı konuları işlediği “Fake Plastic Trees” çağrışımı yapıyor. Britanya’nın bir diğer velinimeti The Beatles‘ı da anımsatan kelime öbekleri ile şarkı, birçok dinleyicinin dikkatini çekmeyi başarıyor. Akustik versiyonu ile yürekleri burkan, dinleyiciyi duygusal buhranlara sürükleyen şarkının Triple J ve Live Lounge performansları uyumadan önce dinlemek için birebir.

gorillaz

Dök içini: Sözlerindeki naiflik ile beni kendine bağlayan şarkılardan biri olan “On Melancholy Hill”in Damon Albarn‘ın gitarıyla eşlik ettiği BBC 1 Radio‘da Live Lounge‘daki akustik versiyonunu dinledikten sonra şarkının bambaşka bir yüzüyle tanışmıştım. Dönem dönem melankoli bağımlılığına düştüğümde aktivatör görevi gören bu şarkıyla kendimi tüm dış etmenlere kapatıyordum. Tam üç dakika on üç saniye -ve dört kere yeniden dinledikten sonra- boyunca sadece müziğin hissettirdiği duygulara odaklanıyordum.

Geçtiğimiz yıl kadim dostlarımın da katılımıyla gerçekleştirdiğimiz bir yayında, “Sizin için bir şarkı yazılmış olsa bunun hangi şarkı olmasını istersiniz?” dememle gelen cevaplardan biri olan “On Melancholy Hill” -sanırım kendi verdiğim cevap bu idi- şarkıyla olan bağlılığımın “öylesine” olmadığının kanıtı gibiydi. Şarkıyı bu denli sevmemin, dinlerken üzülmemin sebeplerinden biri ise Damon Albarn‘ın şarkıyı söylerken kullandığı mimikler ve ses tonu. Zaten bu şarkıyı yazıp besteleyerek yaptım yapacağımı demeden, her performansında duygularını şarkıya yüksek dozda bırakarak beni kendine hayran bırakan Damon Albarn, “Eğer işler istediğin gibi gitmezse, ben senin için burada olacağım.” diyerek kaçabileceğimiz güvenli bir bölge yaratıyor.

“Melankoli Tepesi” diye adlandırabileceğimiz bu güvenli bölge, benim de yalnız kalmak istediğimde sığındığım bir yere dönüşüyor. Plastik bir kumsalda, plastik bir ağacın altına kaçmak isteyenler için;