İzlanda‘nın uluslararası anlamda kendi kültürünü tanıttığı ve hatırlayacağımız üzere 2008 yılında Türkiye’de de düzenlenen Culturescapes, 9 Ekim – 29 Kasım tarihleri arasında İsviçre’de başladı.

150’den fazla etkinliğin düzenlendiği bu festivalde; konserler, konferanslar, sanat galerileri ve sayısız film gösterileriyle kendimizi naçizane de olsa İzlanda’da hissetmemizi sağlıyor.

Son birkaç yıldır 20 binin üzerinde konuklarını ağırlayan bu festivalde; Sòley, GusGus, Anna Thorvaldsdottir, Daníel Bjarnason ve Erna Ómarsdottir gibi müzisyenler de yer alacak.

Peki bu festivalin başlıca amaçları neler?

Doğadan esinlenerek ilham almak ve algıyı açmak:

İzlanda’nın doğasını şüphesiz gitmemiş dahi olsak incelediğimiz fotoğraflardan, videolardan aşinayızdır. Gitmemiş bile olsak, hem bizlere sayısız imge sunuyor hem de İzlanda’nın kendine özgü mimarisi ile sanat ile ülke arasında yıkılmayacak bir köprü kuruyor.

Yaşadıkları mâli kriz ve direniş kültürleri:

Uluslararası haberlerde 2007 yıllarında aşina olduğumuz İzlanda’nın yaşadığı mâli krizini nasıl atlattığını çoğu insan merak ediyordur muhtemelen. Yaşanılan dönemde ülke, kendi doğal güzelliklerini ya da ülke ekonomisinin %70’ini oluşturan balıkçılıkla sanatı birleştirerek aştıklarını söylesek yanlış olmaz sanırım. Çeşitli açık hava konserleri, sanat galerileri; yabancı turistlerin ilgisini çekmiş ve sanat ile beraber hem kültürel hem de endüstri açısından büyümüştü.

Sosyal ilişkilerde ülkenin küçük olmasının faydaları:

İzlanda nüfusu hakkında az çok çevremizde küçük espiriler yapmışızdır. Zira 300 bin gibi küçük bir nüfustan bahsediyoruz. Yine müzikten yola çıkarak, İzlanda’daki birçok şeyin birbirine bağlı olması da nüfusu ile doğru orantılı. Reykjavìk’in küçük bir yer olması ve insanların hemen hemen birbirlerini uzaktan veya yakından tanımaları bu ülkede çok olağan bir şey. Dolayısıyla müzik anlamında gruplar veya sanatçılar birbirlerini tanıdıkları gibi, hem yakınlaşmaları ve beraber bir şeyler üretmeleri de kolay oluyor. Böylelikle İzlanda, müzik anlamında birçok grubun ve türün yer aldığı küçük ama sanat ve müzik anlamında büyük bir ülke haline dönüşüyor.

(Dünya’nın Sonu) Ve Bu Dünya’nın Geleceği:

İzlanda; ilkel, futuristik, çağdaş ve mistik bir ülke. İzlanda tarihine baktığımızda bunu da rahatlıkla görebiliriz. Zira sanatlarını korumalarıyla beraber müzik anlamında son derece zengin bir temayı temsil ediyor. Sanıyorum bu festival tekrar Türkiye’de düzenlense biz müzik severler ve “İzlanda” severler için eşsiz bir şölen olur.

Culturescapes’in programına buradan bakabilirsiniz. Bizler de yazımızı Sòley’in şarkısıyla sonlandıralım: