Ne kadar da patt diye oturdu hayatımıza. Tatlı tatlı esiri etti. Eklentileri, kolay upload’ları, turuncu beyaz arayüzü, bulut tanesinden yapma iç gıdıklayan sanki ilk orada benimsenmiş sesleri, belki de apaçık o sinüs dalgası tam kafamızdaki seyir gibi. Kocaman fontlarla anlaşır bir düzende bizlere gelen Soundcloud‘u, en anlaşılır Türkçe ile bir hatırlayalım.

Soundcloud, kullanıcılarına kendi ürettikleri sesleri yükleme, kayıt, paylaşma gibi imkanlar sağlıyor. Berlin – Almanya çıkışlı bir online ses dağıtım platformu. Hem ses, müzik işlerine yeni başlayanlar için, hem de bu işe senelerini vermiş profesyonel ablalar, abiler için kök olmakla beraber giderek daha da iyi bilinen bir sosyal medya aracı haline geldi. Şimdilerde de müzik yelpazesini genişletmek isteyen web kullanıcılarının da popülerite ile doğrudan ilişkili, vazgeçilmez bir müzik keşif aracı oluyor.

Soundcloud farklı Url lerle yapılacak yüklemelere de izinli. Myspace yaptı mı? Yok. Ayrıca üyelerin çevresi, dinler kitlesi için facebook ve twetter eşlenebilirlikleri erken farkedilen bir kazanımdı.

Soundcloud widget ve uygulamalar kullanarak müzikleri dağıtır. Kullanıcıları widgeti kendi web sitelerine ya da bloglarına yerleştirebilirler. Sonrasında Soundcloud otomatik olarak yüklenen her parçayı paylaşır. Soundcloud‘un akıllı telefonlara ve diğer uygulamalara müzik ve ses dosyası yüklemesini ve indirmesini sağlayan bir Uygulaması vardır. Uygulamalar Iphone, Ipad ve Android platformlarda kullanılabilir ve Symbian uygulamalarının da yolda olduğu düşünülmektedir. Bu API çeşitli uygulamalara entegre edilmiştir. Aralarında en önemlisi de Presonus Studio One  DAW’ın pro sürümüdür. SongKick ve Foursquare’ı da içeren diğer çeşitli web servisleri bu API’ye entegredir.

[soundcloud url=”http://api.soundcloud.com/users/26109189″ params=”color=e2ff00&auto_play=false&show_artwork=true” width=” 100%” height=”250″ iframe=”true” /]

Artık çoğu prodüktör, kimi işletmeci, unknown artist, bir kısım müzisyen gibi kimseler, hep bu sularda yüzer, döner döner aynı dükkana da gelir. Sevdiler, sevdik. Yetenek avcıları, leş akbabaları gibi açıp “tek tık, tamam bu olmuş, bu.ı-ııh olmamış” kolay aldık yani.

Alex LjungSoundcloud aslında Stockholm, İsveç’te çıktı ortalara. Ağustos 2007 de  İsveçli ses tasarımcısı Alex Ljung ve İsveçli artist Eric Wahlforss tarafından Almanya’da kuruldu. İlk başta müzisyenlerin birbirleriyle olan paylaşımları amaçlanıyordu ama gel gelelim bu dönemlerde parçalarını dağıtma aracı olarak kullanılan bir yayın aracı haline geldi. Çalışmaya başladıktan henüz bir kaç ay sonra Myspace hegemonyasına kafa tutmaya başladı. 2009’da yapılan bir röportajda kuruculardan Ljung şöyle örneklendirdi bu konuyu ;

Fotoğraflarımız için ”Flickr”, videolarımız için ”Vimeo’ gibi alttabanlar varken, böyle bir platformun müzik konusundaki açıklığından bahseder ve  işin anlaşılır olduğu kadar gerekli olan boyutuna da açıklık getirir.

Soundcloud, Nisan 2009 da Doughty Hanson Technology Ventures’dan 2.5 milyon euro fon alır ve saymaya başlarız. Aşağı yukarı 1 sene sonra aylardan Mayıs zamanları 1 milyon abonesi olduğunu açıklar. Ocak 2011 e geldiğimiz de Union Square Ventures ve Index Ventures de bulunan fonlarının 10 milyon euro ya yükselttiğini doğrular. 15 haziran 20011 de abone sayısının 5 milyonu bulması ve 6 ay sonra bu rakamı 2 ye katlaması hak edilir, görünse de bambaşka ve kendi inşa ettiği bu sanayide en tepede yer alır. Aralık 2012 de yeni Soundcloud düzeni halka açıldı. Yeni bir çok özellik yanında sitede gezinirken seçilen parçanın hala çalmaya devam ediyor olması çok samimi tebessümler de yarattı. Hem engellemeden yorumları okuyabilme özelliği de bir milat oldu bence.

Bu kadar saf ve iyiniyetli olmayan bi Betport gelmiştir, mesela günümüzde ellerimize. O da daha fazla elektronik ve sanatçılar için kesin bir satın alma yoludur. Setlerinden kesintilerini, taptaze ep lerini, patlama yapacağına inandıkları parçalarının kısa bölümlerini orada yayınlayıp satın aldırırlar, ki bu da şu zamanda önüne geçilmesi pek zor olan korsan dağıtımını ilk satışta kazanç geri dönüşümlü tutmaya yaramıştır.

Konumuz olan Soundcloud‘a gelirsek, 2011 Avrupa Tech Tour yemeği varmış mesela. Orda ‘Schroders Yenilik Ödülü’nü kazanmıştır.

Kullanıcılarına açtığı grup oluşturabilme ve ya gruplara dahil olabilme becerisiyle de aynı amaçla bir araya gelebilecek ve bir şeyler paylaşabilecek akılları ortak bir platformda toplar.

Soundcloud‘un şu anki takribi üye sayısı 20 milyon civarlarında ve her ay 1.5 milyon kişiyi daha bünyesine bağlıyor.