418406_491618730867037_291137847_nBaşarısı bütün dünyayı sarmış insanların çocuklarının, kariyerleri için çok fazla seçeneği yoktur. Genellikle ebeveynlerinden farklı yollar izlerler,  çünkü onların gölgesinde kalmak istemezler. Tabii Jakob Dylan gibi yeteneğine güvenenlerden ve bu konuda kesinlikle haklı olanlardan bahsetmiyorsak.

The Wallflowers, 1989 yılında kurulmuş olmasına rağmen, alternatif rock’ın modasının asla geçmeyen bir akım olduğunu kanıtlar nitelikte, rock tarihine çoktan geçmiş olduğunu düşündüren şarkılara imza atmış bir grup. Onlar hakkındaki en şaşırtıcı bilgi ise vokalistlerinin Bob Dylan’ın oğlu Jakob Dylan olması değil, aynı adamın “Babamın müziğini severim, ama Tom Petty’nin bende daha çok anısı var” demesi!

Şüphesiz ki en ünlü şarkıları olan One Headlight ile Grammy Ödülleri’nde “En iyi rock performansı” ve “En iyi rock şarkısı” ödülünü kazanan grubumuz, dünya piyasasına hızla adım atmış oldu ve 2002’de çıkardıkları albümleri ‘Red Letter Days’ ile de başarıları perçinlendi.  2005’te çıkardıkları Rebel, Sweatheart’tan sonra uzun bir ara veren grup, neyse ki geçtiğimiz aylarda yeniden işlerinin başına döndüler ve müzik yazarlarının “The Wallflowers’ın yeniden doğduğu albüm” diye nitelendirdiği ‘Glad All Over’ı çıkardılar. Eleştirmenleri oldukça memnun eden ve Rolling Stones’un da 5 üzerinden 3 puan verdiği albümle, grup yine eski enerjisini yakalamış gibi görünüyor.