3874_418631744880112_1412920537_n“Müzik tarzınızı nasıl tanımlarsınız?” sorusuna; “Boom bap boom bap bap bap boom, diye sesler çıkartıyoruz, tabii bunlara YEAH! ekliyoruz ve Uh Huh. İçinde davullar da olabiliyor.” diye cevap verdiklerine bakmayın. Londralı bu gençler, daha önce duydukları hiçbir sound’ı bilinçli olarak kullanmayacaklarına kendilerine söz vermiş olan, adını ileride çok daha fazla duyacağımız parlak isimler.

Müzik için çıkış noktalarına, “seyircilerimize hoparlörden ulaşmak ve onlara sarılmak istiyoruz” düşüncesiyle yola çıkan bir grup, üstelik de bu yola müziğin kutsal ana vatanı Britanya topraklarından çıkmışsa, hayal kırıklığına uğrama ihtimaliniz pek yoktur. İşte Franz Ferdinand’ın Alex Kapranos’u da bu ışığı görmüş olacak ki, tesadüfen tanıştığı bu gençlerin elinden tutmuş ve ünlü Fransız plak şirketi Kitsune etiketiyle geçtiğimiz Mayıs ayında yayınlanan ‘Here We Are’ albümünün yapımcılığını üstlenmiş.

Popun farklı bir halini (ki buna ‘new indie disco based pop’ da diyebilirmişiz) yaptıklarını söyleyen grup, giyim tarzlarını da “Rock’n Roll’un İngiliz adamlarla buluşması” olarak tanımlıyor. Gardıroplarının güzelliğine söyleyecek lafımız yok da, bizim bildiğimiz “pop” kelimesi bu adamlar için oldukça hafif kaçıyor.

Albüm çıkarmadan once Mart ayında yayınladıkları şarkıları ‘Reptile’, direct olarak gözleri ve de kulakları- gruba çevirse de, aslında karşımıza ilk çıkışları ‘True Romance’ şarkısıyla oldu. Bizler tabii bu güzel şarkının kıymetini sonradan bildik, çünkü arka arkaya böyle iyi işler yapan adamlar beklentimizi yükseltti! Bu şarkıları ardından yayınladıkları albümde birden fazla şarkı göze batınca da bizi hayal kırıklığına uğratmadılar; ‘Let’s go all the way’, ‘Love you more’ ve ‘True Romance’, grubun özgünlüğünün adeta kanıtıydı!