Albüm Puanı: 7/10

Yayınlanma Tarihi: 24.07.2014
Label: Amorphous Music

Önce Çıkan Şarkılar:

1. Noise
2. You and Me
3. Loco Ono

Bass müziğin mainstream isimlerinden Lorin Ashton, aka Bassnectar, daha önceleri karşımıza çıktığı hibrit yapımlarının devamı niteleğinde olan onuncu stüdyo albümü, ‘Noise vs Beauty‘ ile tekrar karşımızda!

Temelde Bassnectar projesinin ana hedefi, sub – janrları birbirine entegre edip sert basslar üzerine inşa etmek olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Zira bu albümde de bu tanıma uyan bir felsefede yapılmış. Her ne kadar güzel gibi görünse de daha detaylı baktığımızda aslında var olan sıkıntıların kokuları hemen burnunuza geliyor. Bassnectar’ın en büyük sıkıntısı kafasının fazlaca karışık olması ve popülerlik – underground’luk arasında gidip gelen mantalitesinin sürekli albüm çalışmalarında çorbalaşıp düzenden uzak olması.

‘Noise vs Beauty’ albümü, Seth Drake destekli, yaylı aranjmanlarıyla dikkat çeken “F.U.N” ile başlıyor. Ardından gelen trap janrına bolca göz kırpan Rye Rye vokalli ‘Now’ ile devam ediyor. Arkasından gelen ve Bassnectar karakteristiğini en iyi yansıtan ‘Loco Ono‘ ile albüme geç de olsa adapte olmaya başlıyorsunuz. Arkasından başlangıcıyla U2’nun ‘Where the Streets Have No Name‘ şarkısını anımsatan W. Darling vokalli ve albümün en iyi çalışmalarından biri ‘You and Me‘ ile adaptasyon süreciniz tamamlanıyor. Sonrasında gelen ‘Lost in the Crowd’ trap – dubstep – grime bileşenli haliyle klişeleşmiş Bassnectar sound’u ile bizleri tanıştırıyor. Albümdeki deneysel çalışmalardan biri olan ‘Ephemeral’, aslında güzel planlanmış fakat uygulamada eksik kalmış bir şarkı olarak addetmek yanlış olmaz. Devamında ‘Hold On‘ ile sıkıcı bir şarkı karşılıyor sizi fakat süresinin kısa olmasıyla çabuk kurtuluyorsunuz. Ardıdan Donnis vokalli acid house/rave – trap – hip hop karışımı içeren ‘Noise‘ ile devam ediyor albüm. ‘The Future‘ ile kaldığınız yerden devam ederken çabuk alışıyorsunuz zira tipik bir Bassnectar şarkısı olarak göze çarpıyor. ‘Open Up‘ ile ‘Underworld‘ etkili sert melodisiyle diğer şarkılardan ayrılan bir yapısı var. Amp Live destekli, BEGINNERS vokalli ‘Mystery Song‘ ile ilginç bir drumstep çalışması sizi selamlıyor. ‘Don’t Hate the 808‘ ile standartlaşmış Bassnectar sound’una özlemeden geri dönüş yapıyorsunuz. ‘Gnar‘ı, drum’n bass türünün en başarılı isimlerinden The Upbeats tarafından destekli drum’n bass/drumstep kırması yer yer acid – hip hop tatlı bir çalışma olarak tanımlamanız mümkün. Albümün son düzlüğünde yine bir deneysel çalışma olan ‘Flash Back‘ ile devam ediyor. Final ise eski bir Bassnectar çalışması olan ‘So Butterfly‘in yeni düzenlemesiyle yapılıyor.

Albümün karmaşıklığı ve düzensizliği sizi yorabilir. Daldan dala atlayan janr geçişleri sıkılıp albümü bir kenara bırakmanıza neden olabilir. Tüm bunlara rağmen Bassnectar’ın övgüyü hak ettiği nokta ise korkusuzca farklı sound’ları hibrit edip denemesidir. Formüle bağlı çalışmaktan zerre haz etmediğini röportajlarında da bolca dile getiren Ashton, üretme konusunda hiçbir sıkıntı yaşamaması ayrıca üstünde durulması gereken bir nokta.

Toparlama faslına girersek çok büyük beklentiyle dinlememeniz gereken bir çalışma olmuş Bassnectar’ın ‘Noise vs Beauty’ isimli albümü. Önceki çalışmalarını da refere eden bir hali de mevcut. Her şeye rağmen albüm geçer notu hak edecek bir noktada duruyor. Bu da Bassnectar’ın özgünlüğünden kaynaklıdır.