babylon-soundgarden-istanbul-2013-park-orman

Bir önceki yazımda yazın geneline yayılacak Vodafone Istanbul Calling’den bahsetmiştim. Şimdi ise aslında bize yazın habercisi görevini geçen sene devralmış, bu sene de devam edecek olan Babylon Soundgarden’dan söz edeceğim. Tabii ki bu festivale geçmeden Vodafone Istanbul Calling Festival programına eklenen iki müthiş ismi söylemeden geçmemek lazım: Bunlardan birincisi 26 Haziran’daki Bloc Party, diğeri ise 6 Ağustos’taki the xx konserleri. Her iki konseri de ajandalarınıza eklemekte fayda var! Zaten şöyle bir yaz genelindeki konser programına baktığımızda insanların tatile çıkacak zaman bulmakta zorlanacağını söylemek mümkün.

Yukarıda da söylediğim gibi yazın habercisi görevini geçen sene İstanbullular için Parkorman’da yerine getiren ve butik bir festival olma özelliği taşıyanBabylon Soundgarden‘ın bu seneki konukları; Kings of Convenience, DeVotchKa, Molotov Jukebox, Beardyman, İlhan Erşahin, BaBa ZuLa ve Sattas olacak. Geçen seneki line-up’da olduğu gibi bu sene de birçok farklı tarzda müziğe ev sahipliği yapmayı planlayan Soundgarden’ı biraz daha yakından bakalım!

kings-of-convenience-4e633fe211178

Kings of Convenience ile başlarsak… Kendileri geçtiğimiz yıl üç gün üst üstte Babylon’u tıklım tıklım doldurarak kendi çaplarında bir rekor denemesi yapmışlardı. Kışın soğuğunda dinledik, bir de yazın şortlarımızı giyerek dinlesek fena mı olur diye düşünürken onlar bizden önce davrandı ve festival programında yerlerini aldı Norveçli indie folk-pop ikilisi. 2001 yılında Coldplay’in prodüktörü Kel Nelson’u ayartmayı başaran ikili böylece ilk albümleri ‘Quiet is the New Loud’ ile müzik piyasasına hızlı bir giriş yapmayı başardı. Bundan tam üç yıl sonra grup, ilk bakışta daha dingin olarak adlandırabileceğimiz ama aslında içten patlamalı olan (bkz. I’d Rather Dance With You ) albümleri ‘Riot on an Empty Street’ i yayınladı. Daha sonra uzun bir sessizliğe bürünen grubun neden bu yolu tercih ettiğini 2009 çıkardıkları son albümleri olan ‘Declaration of Dependence’ı cevap kabul ederek kaldığımız yerden devam ettik. Basitçe bir matematik hesabı yaparsan grubun bir sonraki albümü 7 yıl sonra yayınlanacak. Bence bu kadar beklemeden Babylon Soundgarden’da yerinizi alıp güneye yapacağınız huzur dolu tatilinizin provasını yapabilirsiniz.

2000 yılında çıkardıkları ilk albümleri ‘SuperMoledrama’ ile müzik dünyasına katılan DeVotchKa, bol enstrüman destekli gypsy-punk ve indie folk müziklerini duyurmak için Dita von Teese ile burlesque şovlar düzenleyip beraber turneye çıkmaları yeterli gibi gözükse de grup 2004′de ’How It Ends’ albümü ile İngiltere müzik listelerine girmeyi başararak asıl çıkışını gerçekleştirdi. Daha sonra 2006 senesinde; Siouxsie & the Banshees, Frank Sinatra ve Velvet Underground cover’larının yer aldığı “Curse Your Little Heart” EP’lerini yayınlayan grup, üstüne bir de arkadaş ortamlarının vazgeçilmezlerinden biri olan, 2007 yılında 4 dalda Oscar’a aday olup 2′sini cebine koymayı başarmış ‘Little Miss Sunshine’ (Küçük Gün Işığım) filminin soundtrack şarkılarına da bulaşınca kimsesizler sınıfından zirveye doğru sağlam bir yükselişe geçmeyi başardı. Geçen yıl çıkardıkları 10. albümleri ‘Ruby Sparks’ ı da yanlarına alarak İstanbul’a gelecek olan grup geçen yıl Kuruçeşme Arena’daki Beirut konserini özleyenler için merhem olma özelliği de taşıyor.

molotov-jukebox-2

Yaz geliyor dediysek ritmik kafa hareketleriyle dans etmeyi kast etmedik tabi ki. Tam bu noktada imdadımıza Molotov Jukebox yetişiyor. Kendileri hoplatıp zıplatma ve klasik dans ritmlerinden kaçarak uzaklaştırma konusunda en iyilerden biri. Gypsy’den latin soul’a oradan swing’e sonra da calypso’dan disco’ya kadar bilumum bütün enerjik sound’ları üretebilen bir grup. Geçen yıl sahnede olan Parov Stelar ve Caravan Palace’ın eğlendirme sorumluluğu tek başına üzerine alan Molotov Jukebox’ın solistliğini ise en son geçtiğimiz pazar Game of Thrones’da Bran Stark’a hizmet ederken gördüğümüz Natalia Tena üstleniyor. Kısacası üzerimde biraz birikmişliğim var, dans etsek de atsak diyenler için kaçırılmaması gereken bir performans!

Babylon Soundgarden’ın bir diğer konuğu ise Darren Foreman olacak. Bilinen adıyla Beardyman. Olağan üstü beatbox yeteneği ve akıl almaz sound’ları üretmeyi başardığı loop’larıyla yaptığı canlı şovlar sayesinde ün kazanmayı başarmış ve üstüne BBC tarafından ‘King of Sound and Ruler of Beats’ etiketi yapıştırılmış birinden söz ediyorsak dinlemekte fayda var. Birçok sesin kaynağı olan insanın, bunların neredeyse tamamına yakınını beatbox yaparak üreten bir bedende toplanması tek başına özel bir konser olmaya yeterli olacak bir neden. Fazla söze de gerek yok, dinlenmeli!

0729699001354197432

Gelelim festivalde yer alacak yerli gruplara! Bunların en başında İlhan Erşahin, jazz, etnik ve dance sound’larıyla oluşturduğu solo projesi İlhan Erşahin’s Istanbul Sessions ile Babylon Soundgarden’da yerini alacak isimler arasında. Yurt dışında bir çok jazz festivalinde (Londra Jazz, Enjoy Jazz, Skopje Jazz) sahne almış bir isim olmasının yanında geçen yıl çıkardığı son albümü ‘Night Rider’ ile dinleyicilerin açık havada Nublu nasıl olur sorusuna yanıt bulmasını sağlayacak gibi gözüküyor.

Yaz geliyor dedik, açık hava dedik, Parkorman dedik e o zaman davula, zurnaya, saza yer vermeden olmaz diye düşünmüş olacak ki Babylon ekibiBabaZuLa da festival kadrosunda yerini almış. Özellikle son 5 yıldır yaptıkları müzik ile büyük bir çıkış yakalayan grup sadece Türkiye’de değil Avrupa’nın ve dünyanın birçok yerinde konser verme fırsatı buldu. Her çeşit müziği içinde barındıran BabaZuLa’nın özgünlüğü ve Türk müziğine olan sadakati zaten taktiri hak ediyor. Festival havasına girmek için yapılacak en iyi tercihlerden biri!

Programda yer alan bir diğer yerli grup ise Sattas. Kendileri Türkiye’nin ilk root reggae grubu olma özelliği taşımasıyla beraber inanılmaz bir sahne enerjisine sahipler. Tabii bunda başı grubun solisti olan Orçun Sünear çekmekte. Size garanti edebilirim ki Sattas, festival sonrası akılda kalan performanslarda yerini çoktan ayırtmış durumda.

Babylon Soundgarden, adından da anlaşıldığı gibi bir çok farklı sound’u ve bu sound’ları üreten kalburüstü grupları bir araya toplamayı başarmış keyifli bir festival olarak göze çarpıyor. Yaza iyi bir başlangıç yapma düşüncesinde olanlar için gidilmesi gereken bir festival. Benden söylemesi!