K

albimde her zaman protest ya da en azından politik ve sosyal olaylara duyarlı olan grup ve müzisyenlere özel yer vardır. Yılın yeni gruplarından Atlanta, Georgia çıkışlı Algiers da bunlardan biri. Adlarını da layığıyla taşıyarak verdikleri ilk mesaj kolonizmden kaynaklanan genel mücadele hali.

Grup ilk albümlerini geçtiğimiz haziranda Matador Records etiketiyle yayınlamış olsa da, kuruluşları 2007’ye dayanıyor. Zaman içinde Ryan Mahan (bass) ve Lee Tesche (gitar) Londra’ya, Franklin James Fisher (vokal) ise New York’a taşınıyor ve grup, müziğini şekillendirmeye online devam ediyor. Fisher’a göre farklı yerlerde olup ortak bir müzik yapmak kendi müziklerinin çeşitliliğinin nedeni.

Grubun tanımıyla Algiers’in turu “post-gospel”. Ancak kendi adlarını taşıyan ilk albümleri birçok farklı türü ve rengi içinde barındırıyor. Bu renkliliğin elementleri post-punk’tan enstrümantal ve art rock’a, endüstriyel gospel’den 60’ların protest soul’una, jazz’dan no wave’ve değişiklik gösteriyor. Müzik çeşitliliğinin yanı sıra, Fisher’ın güçlü sesinin şarkılara afro-folk tarzında eşlik etmesi de bu renkliliğe başka bir derinlik katıyor.

Müziğin öneminin yani sıra Algiers şarkılarının sözleri de bir o kadar anlamlı ve önemli. Politik, sosyal ve ekonomik olaylara ağırlık verdikleri şarkı sözlerinin ana temasıysa Amerika’da hala kendini açıkça gösteren ırkçılık.

Albümün açılış şarkısı olan “Remains”, el çırpışları, sade davul ritmi ve gospel korosuyla sakin bir başlangıç yaparken albümün karanlığıyla ilgili de ilk ipucunu veriyor.

Öne çıkan şarkılardan bir diğeri olan “Blood”, sürekli tekrarlanan All of my blood’s in vain ile Amerikan tarihinin ırkçılıkla ilgili sistematik baskısı ve süregelen etkisinden bahsederken iyi yönde bir değişiklik olmadığının altını çiziyor.

Old Girl” ile başlayan daha canlı ama hala karanlık müzik, albümün belki de en farklı şarkısı olan “Irony.Utility.Pretext.” ile devam ediyor. Synth’lerden dolayı bana New Order müziğini anımsatan şarkının teması da sömürgeciliğin sömürge sonrasında da devam eden etkisi. You fought for centuries for change/ And they gave you more of the same sözleri yine Algiers’ın herhangi bir değişim ile ilgili pesimist ama realistligini ortaya koyuyor.

Albümdeki bir diğer önemli parçaysa “Black Eunuch”. Alkışlar ve koroyla canlı bir başlangıç yapan şarkı Fisherman’ın güçlü soul vokaliyle daha da güçleniyor.

Algiers, anti-gospel bağlamında gospel yapan bir grup desem yanlış olmaz sanırım. Albüm geneli, şarkı sözlerinin ve müziğin etkisiyle de gayet karanlık. Ama bir müzik  grubunun, insanların gündelik hayatlarında özellikle ayrımcılık ve ırkçılık yüzünden çektiği zorlukları ve emperyalizm ile kapitalizmin bu durumdaki sorumluluğunu ele alıp dillendirmesi gayet önemli. Grup üyelerinin dünyaya bakış açısı ve değerleriyle alakalı olarak reklam ve çok tanınmak gibi bir derdi olmadığı için pek röportaj yapma taraftarı da değiller. Son olarak eklemekte fayda var ki grup, bu önemli konularda iyi yönde değişimle ilgili kötümser olsa da değişimi imkansız olarak görmüyor. Zaten değişim yönünde atılan ve atılacak olan her adımda az da olsa umut olmak zorunda.