İnsan inanmak istemiyor, ne kadar uzun yıllar geçse de gerçeği bir türlü idrak etmek istemiyor. Özellikle 90 kuşağı dediğimiz jenerasyonu oldukça etkileyen gruplardan biri olarak kabul edilir Oasis. Bana göre Oasis dinlemeyen 90 kuşağı olmaz, olmamalı yani der ve oyunumu büyük oynarım. Biliyorum biliyorum hepiniz hala Oasis albümlerini aynı şevkle dinliyor, Liam ve Noel’in elbet bir gün tekrar bir araya geleceği günü bekliyorsunuz, üzülmeyin yalnız değilsiniz. Yıl 2009 ben ve bir çok Oasis fanları ceketsiz Cansever gibi kaldı ortalarda ondan sonra hayatımız anlamsızlaştı,yaşama sevincimiz kalmadı. Aslında Oasis tam anlamıyla yok olmadı yoluna Noel’siz Beady Eye (Okunuşu Beatles’a benzediği için bu isimin seçildiği rivayet edilir.) adıyla devam etti. Noel de solo kariyerine devam etti ama nedense hiç bir şey Oasis’in yerini tutmadı. Ha Beady Eye yoluna devam etti ama bu onların bir Post-Oasis olduğu anlamına kesinlikle gelmiyor.

Noel Gallagher, solo kariyerine devam ederken, Liam Gallagher her zaman ki rockstar edasından ödün vermeden devam ediyordu. Tabiki de bu yazıda Noel Galagher ve Oasis’e çok yer vermek istemiyorum. Sadece Beady Eye nasıl şekillendi ona gelmek istiyorum. Akılda en çok kalan soru da neden yola aynı isimle değil de farklı bir isimle devam ettikleriydi. Açıkçası hiç bir zaman bu sorunun cevabı bilinmedi, sanıyorum en büyük nedeni, meşhur Oasis marşlarının Noel Gallagher’a ait olması ve Liam’ın Oasis’den apayrı bir tarz yakalamak istemesiydi. Bu arada Beady Eye’ın nasıl bir albüm çıkaracağı merak konusuydu ben de dair çoğu kişide büyük önyargılar vardı. Post-Oasis olacağı fikrine kapıldığımız için Noel’siz bir Oasis açıkçası düşünemiyorduk.

2010 yılının Aralık ayında ”Different Gear, Still Speeding” albümünden ilk single olan “Bring the Light”‘ı ücretsiz olarak yayınladı. İlk single olumlu eleştiriler alırken egosu on yüz bin baloncuk olan Liam Gallaher çıtayı daha da yükseltti ve Oasis’den daha iyi olduklarını söylemeye başladı. Ha daha iyiler miydi orasına maalesef tarafsız yaklaşamıyorum ama farklı oldukları kesindi. Aslında bu açıdan takdir ediyorum Liam, Oasis ekmeği yemek yerine deneysel bir tarz yakalamış ve gayet de başarılı olmuştur.

2011 başında grup ardı ardına single’larını çıkarmaya devam etti. En çok ses getiren ve ticari başarısı da tatmin ettiren single’ları ‘The Roller’ oldu. Bana göre de albümün en iyi single’ı oldu tartışılmazdı. Grup bu süreçte tanıtımlarına ve İngiltere turlarına devam etti. Her ne kadar eski ihtişamlı brit-pop günlerinde olmasa da kesinlikle kötü bir albüm değildi ”Different Gear, Still Speeding”.

2 yıl sonra ”BE”;

Bu süre zarfında Noel Gallagher yüksekten uçan kuşlarını daha da yükseğe uçururken Liam da Noel olmadan iyi müzik yapacaklarını kanıtlamak istercesine Oasis’den çok farklı bir albüm çalışmasında olduklarını belirtmişlerdi. Açıkçası ”BE” ‘nin  2013’ün en merak edilen albümlerinden biri olduğu su götürmez bir gerçekti. Dave Sitek prodüktörlüğünde yayınlanan Beady Eye’ın yeni bebeği ”BE”’den ilk single olan ”Flick of the Finger” ile TV ve radyolara  arzı endam etti. ”Different Gear, Still Speeding”e göre daha dinamik ve progressive bir yapıya sahip oluşu ilk single’dan itibaren fark ediliyordu. BE’de ilk dikkat çeken bir diğer durum ise klasik enstrümanların yanında deneysel enstrümanların kullanması idi.

”BE”, Columbia Records etiketli ile yayınlandı ve tarzını yavaş yavaş oturtmaya başlayan bir albüm olduğunu anlamak mümkün. Bir önceki albüm ile kıyaslayacak olursak daha dinamik, ayakları yere sağlam basan ve olduğunu söylemek mümkün. Yine karşılaştırmaya devam edersek önceki albümde vokalde lider olan Liam, bu albümde liderlikten pay vermeye karar vermiş. Demek istediğim şu önceki albümde silik kalan Gem Archer ve Andy Bell, bütün albüm boyunca karşımıza sıkça çıkıyor.Özellikle vokallerde Liam tek adamı oynamayı bırakıp üçlü bir şekilde devam ediyorlar. Ayrıca Kasabian’dan transfer olan Jay Mahler’ın haşin bas gitar rif’leri sayesinde brit-pop’a güzel bir selam çakıyorlar.

Beady Eye post-Oasis olmak istemiyor dedik, özellikle albümün 2. şarkısı Soul Love ve çekilen ilk video klip “Second Bite of the Apple” tamamen Oasis gölgesinden kurtulduklarının göstergesi niteliğinde şarkılar. Liam vokaline bakacak olursak git gide kendini John Lennon’a adadığını fark etmemek imkansız.

BE’ye dair birçok yorum yapabiliriz aslında. Her ne kadar sözlerindeki duygusuzluk fark edilse de grubun piyasa için şarkı yapmama samimiyeti dinleyiciyi etkiliyor. Ayrıca ilk albümde olduğu gibi bu albümde de beklenilen Oasis coşkusundan eser yok bu durum o tarz bir beklenti içinde olanları hayal kırıklığına uğratabilir. Yapılması gereken tek şey ise Beady Eye’ı artık kabullenmek.