“No fear, I’ll be your eyes
I’ll be a lifeline…”

Birleşik Krallık bir sol anahtarı şeklinde haritada yerini alsaydı bu kimseye garip gelmezdi. O adanın, müziğin kalbinin ana damarı olduğu bir gerçek. Chvrches; İskoçya’dan bir Synthpop grubu. Adadan çıkma her başarılı müzisyen ve grup gibi, Chvches de unutulmazlar arasında yerini alacak gibi görünüyor. Electropop olarak da bilinen bu müzik türü büyük bir rekabet ortamına sahip. Aradan sıyrılabilmek oldukça zor. Gelişen teknolojiyle beraber, synthesizer’ı baskın enstrüman olarak kullanan çok fazla grup ve müzisyenle karşı karşıyayız. Fakat Lauren Mayberry’nin sesi, Iain Cook ve Martin Doherty’nin gitar ve synthesizer kullanımındaki ustalığı Chvrches’ı ayrı bir yere taşıyor. İlk albümleri Virgin Records ve Goodbye Records etkitekiyle raflarda yerini aldı.
Chvrches, -“churches” diye de okuyabilirsiniz- bir buçuk yılı aşkın bir süre önce şarkılarını yayınlamaya başladı. Oldukça canlı ve değişken ritimleriyle de dikkatleri üzerine çekiyordu. İlk olarak Mart ayında Recover EP’sini yayınladılar ve Eylül’de ise “The Bones of What You Believe” geldi. Aniden soğuyan hava karşısında içinizi ısıtacak bir albüm arıyorsanız mutlaka kulak verin…

Bu albüm, Chvrches’in kesin olarak bambaşka bir boyutta synthpopa giriş yaptığını kanıtlıyor. Beach House’un daha hızlı ve değişken ritimlerle süslendiğini ve Metric vokalleriyle alevlendiğini düşünün. Ama bu vokalin aksanı biraz daha sert ve net. Lauren Mayberry’yi farklı kılan ve ışıldamasını sağlayan diğer bir etken ise, aksanını saklamak gibi bir derdi yok. Ayrıca albüm, ‘Night Sky‘ şarkısındaki gibi gizlenmiş back vokallerle sizi şaşırtıyor. Albümün geneline bakacak olursak her şarkı oldukça başarılı olmuş ve bu bulundukları alanda çok sık gerçekleşen bir olay değil. Albüm biraz 97’nin Daft Punk’ını da çağrıştırıyor. Böylece, haneye bir artıyı daha ekleyebiliriz.

Şarkı listesine baktığımızda ise, boğazlarımızdan ciğerimize uzanan bir söz topluluğuna dair kanıtlar bulabiliyoruz. Albümün açılışında “The Mother We Share” yerini alıyor. Oldukça baskın synthesizer kullanımı mevcut. Ayrıca vokal de oldukça güçlü giriş yapıyor albüme. İlk şarkılar genel olarak albümün gidişatının habercisidir. Bu şarkıda içinizin ısınacağına dair haber getiriyor. Albümün ikinci klibi, iki ay önce ‘Mother We Share’ in oldu.

İkinci olarak sırada “We Sink” bulunuyor. Kraftwerk’i kim hatırlamak istemez ki? Baskın synthesizer kullanımı insanın aklına Kraftwerk’i getiriyor. The mother we share ile içinizi kıpır kıpır eden albüm, “we sink” ile de derin sözlerle fark yaratacaklarını açıkça ve korkusuzca belirtiyor.

Üçüncü şarkı ise “Gun” ve aynı zamanda üçüncü klip parçaları. Oldukça Metric’i andıran şarkı farkını hemen belli ediyor. Kurgusu ve ayrı bir dili olan bu parçayı dinlerken, bulutların üzerinde yerinizi alıyorsunuz.

Biraz sakinleşmek için sırada “Tether” var. Parça oldukça durgun başlıyor. Fakat sonradan anlıyorsunuz, bu güçlü vokaller yeri titretebilecek güce sahip. Shoegaze izlenimi yaratan şarkı albümün gittikçe yükselen heyecanına tat katıyor. Çoğalan bir öfke gibi sonlara doğru klasik synthesizer tınılarıyla dolup taşıyor. Kusursuz bir parça. Kronolojik sırayla ilerliyorsanız albümü en iyisi olduğunu düşünebilirsiniz ama erken karar veriyor olabileceğinizi de unutmayın. Çünkü beşinci şarkı “Lies” oldukça çarpıcı ritm ve vokalleriyle sizi oturduğunuz yerden kaldırabilecek güçte. Albümde sıra ‘Lies’a geldiği zaman Chvrches’in oldukça parlayan bir grup olacağını ve 2013’ün en iyileri arasında anılacağını anlıyorsunuz. BBC’nin, Sound of 2013 listesinde beşinci oldular bile.

Under The Tide” albümün altıncı şarkısı ve vokal burada değişiyor. Mikrofon bu sefer Martin Doherty’de. Düştüğünüz yerden kaldıracak, içinizi rahatlatacak, soğuk suya girmiş hissi yaşatacak bir şarkı arıyorsanız under the tide bunun için yapılmış. Dinamik ritmleri ve puslu vokaliyle yine 2013’ün fark yaratan şarkılarından.

Mart ayında EP’si yayınlanan “Recover” albümün yedinci şarkısı. İyileşmenin hüznüyle dolu. Ep’nin ardından oldukça başarılı bir klip de geldi. İngiltere’de birçok güzel yorumu toplayan Recover, albümün güzelliğinin habercisi olarak kabul edilebilir. Albümün de kolonlarından biri ayrıca.

Sekizinci şarkı “Night Sky” albümün en iyilerinden. Sürpriz dolu ritimlere ve gizemli back vokallere sahip. İnsanda çarpıcı bir etki bırakan sözleri de gözden kaçmıyor. Davulları nedeniyle albümün dik başlısı da diyebiliriz.

Science/Visions” adından da anlaşılacağı gibi oldukça fantastik bir şarkı. Yine shoegaze vokalleri andıran ve synthesizer önderliğinde ilerleyen parça, Ian ve Martin’in vokalleriyle gerçek bir bilimkurgu sahnesine dönüşüyor. Tam olarak amaçladıklarının da bu olduğuna dinledikten sonra emin olacaksınız.

Onuncu şarkı “Lungs” ciğerlerinizi hedef alan dokunuşlara sahip. Gun ile yerleştiğiniz bulutlardaki yerinizi, albümün sonuna doğru lungs tekrar hatırlatarak garantiye alıyor. Merak etmeyin, düşmeyeceksiniz. Çünkü albümün sonuna doğru artık uçabiliyorsunuz. Hemen ardından gelen “By The Throat” ferahlatıp sizi hareketlendiriyor. Bu ritimlerle ve uyum fışkıran vokalleriyle sarsılmaya hazır olun. Ama fazla ileri gitmeyin. Şarkı da bunun uyarısını back vokallerle yapıyor zaten.

Son şarkı “You Caught The Lightindie tınılarla başlıyor. Sakince electropop’a dönüşü ise kusursuz. Albümün genelinden daha yavaş ilerleyen son şarkı aklınıza kazınıyor ve tekrar çıkacakmış gibi de durmuyor. Son parçada bölünüyorsunuz. Martin Doherty’nin puslu vokali ve aksanıyla şarkı biter bitmez albümü başa alacağınıza karar veriyorsunuz. Çok da haklısınız!

Bu albüm, Chvrches’ın synthpopta kalıcı bir grup olacağını net bir dil ile müjdeliyor. Rahatlıkla 2013 yılının en iyi Synthpop albümü diyebiliriz.