Albüm Puanı: 7/10
Yayınlanma Tarihi: 21 Nisan 2015
Label: Columbia Records

Öne Çıkan Şarkılar:

1. Five Foot Ten (I)
2. Ten Feet Tall (II)
3. Dancing on the Grave

 

Micheal Angelakos‘u çok seviyorum. Yazıya burdan girdim ki, Passion Pit hakkındaki duruşumu bilin. ‘Manners’ın çıktığı sıralar dinlemiş ve sevmiştim, ama her şey ‘Gossamer’  ile oldu. Angelakos’un ‘Gossamer’deki o işlenmemiş dürüstlüğü beni de bir dinleyici olarak değiştirdi. Bipolar bozukluğuyla yaşadıklarını dürüst bir şekilde işleyen Angelakos, benim için ‘Gossamer’ ile her zaman bir ilham kaynağı olarak kalacak. Gossamer sadece dürüst olmakla kalmıyor aynı zamanda da bu dürüstlüğü inanılmaz neşeli ve pop melodilerin altına gizliyordu ki böylece sözlerine dikkat bile etmeden dinleyen bir sürü insan için neşeli bir pop albümü olarak oldukça da popüler oldu. Verdiği röportajlar ve albümün popülerliğiyle birlikte ‘Bipolar Bozukluk’ konusu da Angelakos’la iyice bütünleşti. Şimdi, Gossamer’den üç sene sonra, tüm grup arkadaşlarıyla bağlarını koparmış, Gossamer’de sıklıkla bahsettiği kız arkadaşıyla evlenmiş ve olgunlaşıp artık bir şeyleri sözlerle değil davranışlarla değiştirmeye karar verdiğini söyleyen Angelakos’un elinden çıkma yeni bir albüm, ‘Kindred’ var elimizde.

‘Kindred’ her ne kadar olgunlaşmış bir Micheal Angelakos’un eseri de olsa, sonuçta o bir Passion Pit albümü. Passion Pit temellerine, melodilerine ve vokallerine oldukça sadık. Herhangi bir şarkısı hafifçe kulağınıza çalınsa rahatlıkla bu bir Passion Pit albümü diyebilirsiniz. Yine çoğunlukla neşeli, zıplayan melodiler ve karakteristik Angelakos vokalinin arasına saklanan bu şarkılardan beklemeyeceğiniz derinlikte sözler. Kapağından da anlayabileceğiniz, ve Michael Angelakos’un da röportajlarında dile getirdiği üzere, ‘Kindred’ aile ve sevip değer verilen çekirdek insanlar hakkında. Angelakos hala dürüst, albüm hala ustalıkla yapılmış, hala 36 dk’lık bir mutluluk vadediyor.

Ancak şimdi size, yazının başından söylemem gerekeni söyleyeceğim: ‘Kindred’ ne yazık ki bir ‘Gossamer’ değil. Evet, ‘Kindred’ kötü bir albüm değil, Michael Angelakos’un müzisyenliğinin, olgunluğunun, kendisiyle ilgili gelişiminin eseri ama bence ‘Gossamer’in taşıdığı o dahice pırıltıdan yoksun. Sözler bana Gossamer’deki heyecanı vermiyor, ki karşınızda ‘Where We Belong’un sözlerini okuyarak ağlamış bir insan var (ah bu duygusallıklarım). Ama tekrar ediyorum, bu demek değil ki ‘Kindred’ başarısız, kötü bir albüm. Ben sadece kendimi ‘Gossamer’in etkisinden kurtaramıyorum.

Albümde melodisiyle en ilgimi çeken şarkı en başından beri ‘Five Foot Ten(I)’, albümde dönüp dönüp tekrar çalmak istediğim şarkı bu. Onun ikinci parçası olan ‘Ten Feet Tall(II)’u da seviyorum. Ama albümün sözleri en güzel yazılmış şarkısı bence ‘Dancing on the Grave’. Bu üçü ve albümün girişini yapan Angelakos’un eşine yazılmış ‘Lifted Up(1985)’ için albümün iskeleti diyebilirim.

Kendi deyimiyle, “etrafında olanları tam olarak anlayamadığı ve cevapları aradığı” ‘Manners’ ve ardından “yaşananları kabul edip özür dilediği ama değiştirmeye çalışmadığı” ‘Gossamer’in ardından, ‘Kindred’ “çabalamak ve daha iyi biri olmak” gibi. Angelakos’un müzikal ve söz yazma yeteneklerinin tümünü taşıyan ‘Kindred’ daha önceki Passion Pit albümleri gibi zekice ve dürüst sözler ve harika melodilerle dolu, sadece belki ‘Gossamer’e kıyasla daha aydınlık bir albüm olmasına rağmen onun yanında biraz daha sönük. Ama hala etraftaki bir çok şeyden çok daha iyi.