K

ırmızı entarili, bacağında ejderha dövmesi olan sarışın bir kadın gibi. Takım elbise giymiş elleri dövmeli bir adam gibi. Melbourne’un petrol yeşili sokaklarından mis gibi bir albüm geldi; “Missing Link”

Bir hafta önce Nick Murphy’nin hesaplarından hiçbir açıklama yapılmadan paylaşılan “Missing Link” tanıtım videosunu görür görmez inceleyip araştırıp heyecanımı sizlerle paylaşmak üzere Rave Mag’e yazmıştım. Bu gece yine Rave Mag’e girdiğimde müjdeli haberi manşette gördüm, meğer “Missing Link” bir EP’miş. Hemen Spotify’ı açıp kendime Kenya Çayı demleyip Sennheiser kulaklığımı takıp sabahın körüne kadar sırasıyla baştan sona bir kaç saat dinledim 22 dakikalık albümü, ki şu an bu yazıyı yazarken hâlâ dinlemeye devam etmekteyim. Albümde beş şarkı var;

Your Time (Prod. KAYTRANADA)
Bye
I’m Ready
Forget About Me
Weak Education

Chet Faker projesini askıya aldıktan sonra çıkardığı birkaç tekli dışında, Nick Murphy adıyla yayımlanan ilk albüm bu. O yüzden manevi olarak -en azından benim için- çok kıymetli. Varoluşa karşı en sıkıntılı dönemlerimde tanışmıştım ben bu adamla. Gidilen yerin belirsiz olduğu uzun Antalya gecelerini aydınlatan sokak lambalarına arabada şarkılarıyla eşlik eden üçüncü dost olmuştu. – Onur Şekercioğlu’na selamlar. –

Spotify’da sayıyı göremiyorum ama paylaşılmasının ilk saatlerinde YouTube’da daha bin – iki bin dinlenmelerde. Chet Faker adıyla milyonlar dinlenen bu adamın metamorfozunun ilk meyvesi olan bu albümü dinleyen ilk birkaç bin kişiden biri olduğum için çok mesudum, zira bu adam benim için önemli. Şimdi eyyorlama zamanı.

Nicel olarak: Albüm takım elbise giymiş elleri dövmeli bir adam ya da kırmızı entarili bacağında ejderha dövmesi olan sarışın bir kadın gibi. Kararsızlığın kararında. Alıp götürüyor. Bergamotlu çay tadında. Ne idüğü muallak, kesif, farklı dünyalar da mümkün.

Kanatları demirden, gövdesi güvercin vücudundan bir uçak. Tutmayın beni uçacağım diye fısıldayan, varoluşa ters düşen, oldschool muhteşem ama artık Mars’a gidiyoruz, evren garip bir şey derin olalım ama basit kalalım sesleri. Albümün bir burcu olsaydı ikizler olurdu, öyle bir dengesiz denge var. Beş şarkı da kendi içlerinde farklı uzaylar barındırıyor ancak kara deliklerle bağlılar. Zengin, ihtişamlı, basit ama komplike bir sound.

Genel olarak: Chet Faker sound’undan oldukça farklı. Albümdeki “Your Time” şarkısının prodüktörlüğünü yapan KAYTRANADA sanki diğer şarkılara da dokunmuş gibi. Davullar Nick Murphy’nin Chet Faker zamanlarındaki kadar aksak değil. Bu sefer synth’ler ve enstrümanlar daha dalgalı. Davullar ıslak asfalta sarı botlarla pata-küte basarken vaporwave synthler funk ve caz melodilerle sevişiyor.

Şarkıların tek tek incelemek gerekirse;

“Your Time”: Albümün ilk şarkısı. Prodüksiyonu KAYTRANADA’ya ait. Sound’a sub bass’lar, metalik synth’ler hakim, buna rağmen soul havasında. Albüme derin bir giriş olmuş. Şarkının sözleri sevmekten vazgeçilemeyen biriyle ilgili. Uzun yolda bu şarkıyı tekrar dinlemeli.

“Bye”: Benim için zurnanın zırt dediği yer bu şarkıdır. Bir dakika otuz iki saniye. Akortsuz bir gitarın pata-küte dişlerinin arasından grunge riff’leri başlıyor, elektronik sirenlerle sevişiyor. Güneş’in batıdan doğması gibi, yerle göğün bir olması gibi, muazzam. Kesinlikle daha uzun olmalıydı, bayıldım.

“I’m Ready”: Çeşit çeşit çayı birleştirip güzel bir harman demlemişsin yanına da bir sigara yakmışsın gibi. Funk, soul, elektronik, allah ne verdiyse.

“Forget About Me”: Albümde bana en çok bu şarkı dokundu, benim için anlatması en zor şarkı bu. Tek kelimeyle mess. En son Adagio For Strings dinlerken böyle transa geçmiştim. Şarkının yüzde doksan dokuzu ruh, geri kalanıysa müzikal teknik benim için. Her şey dağınık, dağınıklıklar içinde uyum. Alıp götürüyor, geri getirmiyor. 4:20’den sonrası trans hâli. Ben bu şarkıda çok kaybolurum.

“Weak Education”: Bu şarkı tam bir afyon olmuş. Biraz paranoyak, biraz funky. Nihayet kafam açıldı bad trip’ten çıkıyorum hissiyatı hakim. Caz var, funk var, aydınlık var.

Toparlayalım:

Albümdeki her şarkı bence muazzam. Beni üzen tek şey “Bye” şarkısının bir buçuk dakika olması. Tam hayatımın şarkılarından biri galiba derken birden bitti. Yarım kalmış bir Mona Lisa. Viski bardağının yere düşmesi. Sevilen cinsten sevgiliye sarılırken gelen otobüs. Varoluşuyla uyumlu, kendiyle uyumsuz. Ben aslında ani vedaları, kestirip atmaları severim. Belki zamanla bu şarkıyı daha çok severim.

Not: Albümde ya ince bir mesaj var ya da ben paranoyağım. Beş şarkının sıralanmasında ortada kalan üçlüyü birleştirince kasti sıralandığını düşündüğüm şöyle bir cümle çıkıyor: “Bye – I’m Ready – Forget About Me”