B

loodshy & Avant adı altında Britney Spears ve Kylie Minogue gibi isimlerle maceralara atılan İsveçli prodüktör ikili Christian Karlsson ve Pontus Winnberg‘in, Amerikalı frontman Andrew Wyatt‘la birlikte giriştikleri süpergrup projesi Miike Snow, İsveç’in pop konusundaki güçlü duruşuna Amerikan cazibesi ekleyerek 2009’dan beri “Animal”, “Sylvia” ve “Burial” gibi hitlerle playlistlerimizi itinayla işgal ediyor.

Albüm Puanı: 7.5
Yayınlanma Tarihi: 4 Mart 2016

Öne Çıkan Şarkılar:

Heart Is Full
Genghis Khan
Back Of The Car

Grubun son albümü “iii” de benzer temeller üstünden ilerlemiş gibi görünüyor: işinizin gücünüzün arasında mırıldanacağınız melodiler, Karlsson ve Winnberg‘in usta ellerinden çıkan ve kafalara güneş geçen herhangi bir yaz festivalinde kalabalığı kolaylıkla coşturacak kıvrak bir sound ve elektro-pop’un hala hayatta olduğunu gösteren ritmler – yaza doğru yaklaşırken ihtiyacımız olan ısınma turlarına eşlik edebilecek nitelikte bulaşıcı ve karizmatik.

“My Trigger” ile açılan albüm, Wyatt‘ın 11 şarkıya yayılacak soul aromalı vokallerinin ilk habercisi. Bu değişimde Wyatt’ın Mark Ronson‘la olan iş birliğinin de etkilerini görebiliyoruz, etraf buram buram funk kokuyor! Vokallerde hafiften Pharrell Williams tadı da aldığımız şarkı, Daft Punk‘ın Discovery döneminden fırlamış, hem mekanik hem soul’a dokunan bir hibrit gibi neredeyse.

Albümün ilk single’larından “Heart Is Full”, Marlena Shaw‘un 1967 tarihli Etta James cover’ı Waiting for Charlie to Come Home‘dan yanak alıp bunu şaşaalı üflemeliler ve synthesizer’larla birleştiren gerçek bir festival şarkısı – hatta belki de albümün en büyük hiti. Albümün kapanışını da yine bu şarkının Run the Jewels remix’i yapıyor üstelik.

Wyatt‘ın iyi ve bazen de nevi şahsına münhasır bir şarkı yazarı olduğunu bir kez daha hatırlatan “Genghis Khan” ise albümü müjdeleyen single’lardan biri olarak yılın başında kulağımıza çalınmıştı. Albümdeki ağır basan pop temalarına biraz mola verip, ayak bastığı tüm topraklarda kan dökmüş bir imparator olarak bildiğimiz, tanıdığımız Cengiz Han‘ı gönül meselelerinde aşırı sahiplenmeci olmak üstüne güzel bir metafora çeviren Wyatt (I get a little bit Genghis Khan / Don’t want you to get it on with nobody else but me), en son Bastille’in Pompeii şarkısıyla yaptığını, yani tarihi olaylardan oldukça eğlenceli bir pop şarkısı çıkarmayı fazlasıyla başarıyor.

“Back of the Car” ise albümün canlı performanslarda es geçilecek ama kayıtta etkileyici bir duruş sergileyen şarkılarından – Wyatt’ın vokallerinin adeta bir Instagram fotoğrafı gibi sayısız filtreden geçirilip tanınmaz hale geldiği şarkı, arada dub-step, house ve orkestral sularda gezen, akılda kalıcı ve eşlik ettirmesi garantili bir şık hareketler bütünü.

Albümde konuk sanatçı namına ise geçtiğimiz yıl karşımıza sık sık çıkan Charli XCX yer alıyor. Herhangi bir Bloc Party şarkısı gibi başlayıp albümün “stadyumlarda çalınacak şarkılar” kategorisindeki eksiğini kapatan “For U”da Wyatt‘ın auto-tune’lu vokallerine eşlik ederken duyabiliyoruz kendisini.

Temponun düştüğü nadir noktalardan olan “I Feel the Weight”, Wyatt’ın deneysel dokunuşlar yaptığı, bol bol auto-tune ile karşılaştığımız şarkılardan ve herhangi bir 80’ler toplama albümünde hiç de sırıtmayacak gibi. Bir diğer deneysel şarkı olan “Over and Over” ise grubun industrial rock sularında yüzmeye karar verip, suları soğuk bularak çıkmış olmasının ürünü olsa gerek.

2012’deki “Happy to You” sonrasında gelen “iii”, Miike Snow kataloğunun belki de en cesur albümü olabilir – Coldplay‘in kafası karışık “A Head Full of Dreams” albümünün bile göklere çıkarıldığı şu günlerde, “electro-pop nedir, nasıl olmalıdır?” sorusuna net ve eğlenceli bir cevap olduğu epey ortada. Unutmadan, tamamını Spotify’dan dinleyebilirsiniz.