Albüm Puanı: 10 / 7

İlk dinlenecek şarkılar:

1) Drive (Fade Intro)

2) I’ve Got Your Name

3) Firecrackers

Marissa Nadler dinlediğiniz zaman ilk olarak yaşına bakmak isteyeceksiniz, daha sonra da şarkılarının tarihlerine. Güncel olduğunu görünce şaşıracaksınız. Mesela ilk albümünü 2004 yılında çıkardı. Yaşadığınız güne sesini ve tarzını kondurmak zor. 60’ların çılgın gençliği, Hair müzikali gelebilir aklınıza. Kendinizi Chelsea Hotel‘de hissedeceksiniz. Yan odada Patti Smith, yıllar sonra Just Kids kitabında yazacaklarını yaşıyor. Sam Sheapard dünyanın en iyi tiyatro oyunlarını yazıyor. Janis Joplin beyaz tavşanı kafaya takmış üst katta. Jim Morrison ise dünyayı değiştirmekle meşgul. Çünkü Marissa Nadler hem ressam, hem müzisyen hem de şarkıcı olarak  2004 yılından beri baştan aşağı sanata bürünmüş şekilde karşımızda ve hem sesinde hem de tarzında bu günün ruhunda olmayan bir cevher var.

Sesindeki garip hüznü, aşırı derecede acıklı klipleri, şarkı sözleri ve bir de cover yapmak üzere seçtiği şarkılar nedeniyle (çok lafı uzatmaya, benzetmelerle coşturmaya çalışmayacağım) ağlatır. Eskilerden, Thinking of you klibini izleyip de hayattan üç kilo daha soğumamak elde değil. Bir de Leonard Cohen‘in kuşakları ağlatmış Famous Blue Raincoat yorumu bulunuyor kendisinin. Neşeli zamanlarda dinlenecek biri olarak listelerimizde yer almaması daha sağlıklı. Dingin ortamların sesi biraz. Kapalı havaların bulutu. Kızın peşinden koşup yetişemeyen adamın ciğerlerinin sesi veya uzaktan çocuğa bakıp bakıp ağlayan kızın kafasının içindeki ses.

Son albümü  July, Bella Union etkiketiyle 6 Şubat’ta çıktı. Albümü baştan sona dinlemeye kalkarsanız şarkılar hiç değişmiyormuş da sanki uzun bir hikaye dinliyormuşsunuz gibi bir hisse kapılacaksınız. Şubat ayı yazdan en çok umudu kestiğimiz aydır. Çünkü önceki yazın üzerinden çok geçmiştir ve önümüzdeki yazın gelmesi için de daha çok vardır. Tam böyle bir zamanda “July” diye albüm yapmak ancak Marissa Nadler melankolisine yakışacak bir hareket. Bu nedenle albümü her bünye kaldıramaz. Daha önceki albümlerinde piyano ile nasıl bir ilişkisi varsa, July da öyle. Seviyeli ve soğuk. Sesine çok yakışan piyanoyu daha sık kullanırsa albümlerin birkaç adım öteye gideceğini söylemek doğru olacaktır. Albümün ilk ve şimdiye kadar olan tek klibi 21 Ocak’ta yayınlanan klip Dead City Emily şarkısına ait. Yönetmenler Derrick Belcham ve Emily Terndrup. Her Marissa Nadler klibi gibi oldukça hüzünlü.

Çalışırken stresi dozunda tutmak için July albümü iyi bir seçim. Aynı zamanda romantik akşamlar, kültürel sohbetler veya okuduğunuz kitaba göre okumaların fonuna çok yakışacak bir albüm. Hatta yol albümü olarak da Marissa Nadler’ın sesi farlara eşlik edebilir. Baştan söyleyelim albümde neşe, sevinç, mutluluk arıyorsanız bulamayacaksınız.