G

enç nefesli arktik kokularda ve denizlerin yitmesine üzüldüğümüz pastel günlerde, bir on dakikayı on yıl aradığımız boşa harcanmış zamanların albümü. Baba sen n’aptın?

Akın Sevgör, elektronik müziğin genel olarak ıpdıs dıptıs olarak algılandığı bir coğrafyada çöldeki bir vaha gibi. “ArsNova“, topraklarımızda çıkan, kendi türünde dünya standartlarında bir albüm. Spotify sağ kısımda Hedonutopia dışında kendi türünde önerilebilen başka yerli yok.

1989 Ankara doğumlu Akın Sevgör, 2000 yılında Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda klasik müzik eğitimi alıp sonrasında elektronik müziğe yöneldi. İki yıllık bir çalışma sonrasında çıkardığı ilk albümü “ArsNova“, Audiology Records etiketiyle 5 Şubat 2016 tarihinde dinleyicisiyle buluştu.

Albümde sekiz parça bulunuyor, hepsi ona ait:

UNFAMILIAR STORY
14 DAYS
VANITY CORNER
CHAIN REACTION
DIALOGUE
GRAY FACES
OVERFLOW
FALLING GALAXIES

Hepsi birbirinden güzel ancak favorim DIALOGUE.

Armonik olarak muazzam derinlikte. Mars’tan aldığınız en güzel renkteki taşlarla Dünya’dan aldığınız aynı boyuttaki en güzel renkteki taşları bir sepete atıp karıştırın, albümün sound’u böyle bir derinliğe sahip. Chillwave, downtempo, klasik müzik füzyonu deneysel bir elektronik albüm diyeceğim ama adam denememiş, yapmış.

Massive Attack, Nick Murphy (fka. Chet Faker) ve Ta-Ku füzyonu gibi, yer yer doğaya selam, ne eksik ne fazla, cayır cayır, acelesi yok. Akın Sevgör, ArsNova albümü ile elektronik müziğin geleneksel-klasik müzikle ters düştüğü yargısını yıkıyor.

Albüm genel olarak dingin bir havaya sahip. Parçaların genel yapısı içinse sürekli kendi üstlerine ekleyerek devam ediyorlar diyebilirim. Şarkılar yavaş yavaş dertlerini anlatmaya başlıyor, sonra anlatamayacaklarını bile bile devam ediyorlar. Yer yer doğaya, yer yer modernizme, bazen de uzaya kaçıp yine de hiçbir yerde aradığını tam olarak bulamıyorlar.

“ArsNova” albümü bir şiir olsaydı kapalı bir şiir olurdu. İlk dinlediğimde tepkim “baba sen n’aptın?” olmuştu. Akın Sevgör içinde ne var ne yoksa söylemiş, hislerini paylaşırken hiç çekinmemiş. Erik Satie gibi, bam bam bam. Şüphesiz ki bu albüm Türkiye elektronik müziği için oldukça önemli. Zira downtempo ve chillwave türlerine yakın olan elektronik müziği klasik ezgiler ile birleştirmesi oldukça yenilikçi.

Bazı şarkılar kelimelerle olmasa da melodilerle önemli şeyler anlatır. Bu albümün kafası dolmuş taşmış, önemli noktaların detaylarına inmiş.

Ekşi’de yerli Nick Murphy (fka. Chet Faker) ilan edilen Akın Sevgör’ü büyük çoğunluk meşhur “Fi” dizisinin müziğini hazırlayan isim olarak tanıyor. Aslında bu yazıyı yazmakta çok geç bile kaldım, zira Akın Sevgör ikinci albümü “Routine”, 29 Eylül 2017’de dijital platformlarda yayına girdi. Baştan sona dinlenmesi gereken varoluşsal ve kişisel bir albüm.

Not: Kendisi 15-16 Aralık‘ta Zorlu PSM‘de gerçekleşecek MIX Festival’de sahne alacak.